Kısa, sert ve etkileyici. Elmas Öfke’yi üç kelimeyle özetlesem bunları söylerdim. Yazar Valeria Tentoni az malzemeyle çok şey başarmış. Hem merakla okutuyor hem de gerim gerim geriyor. Yılın güzel keşiflerinden. Güney Amerikalı kadın yazarların heyecan vericiliği karşısında her yeni okumada biraz daha büyüleniyorum. Mariana Enriquez, Samanta Schweblin seven kaçırmasın.
Müthiş öyküler var içinde, yılın favorilerinden. Özellikle ilk öykü ‘Çilekler’ ve son öykü ‘Bulutlardan Sonraki’ çok ama çok güçlü öyküler. İlkiyle çocukluğuma, ikincisiyle de Yunan yapımı ‘Manyetik Alan’ filmine ışınlandım. Kitabı okumamak bir insanlık suçu olmalı. Minimal ve çok katmanlı, ekonomik ve derinlikli şahane bir edebiyat var bu kitapta. Valeria Tentoni’nin adını not ettim bir yerlere…
Sin saber demasiado lo que ocurre, con pocas palabras y en una extensión corta, la autora logra incomodar y perturbar en cada uno de estos cuentos. La tensión es la protagonista.
Valeria tiene su propio ritmo al escribir, y casi diría que es un poco fuera del tiempo. Las historias no son fáciles, y aún así entran sin problema, su mirada lenta te atrapa de principio a fin. Muy recomendado.
Çok katmanlı öyküler okumaktan keyif almama rağmen, bu metinler kuruluşu itibariyle derin değil anlatmak istediklerini küçük hacmine rağmen güçlü betimlemelerle ortaya koyan çarpıcı satırlardan oluşuyor. İyi bir çeviri okumanın payı bu anlamda büyük. Yolu yazmaktan geçecek olan kişiler için görülmesini önereceğim bir yapı diyebilirim.
bu latin amerikalılar beni öldürecek. kaç damardan ilerliyor edebiyatları… hepsinde de başarılılar. valeria tentoni de tedirgin edici damardan. biraz samanta schweblin biraz mariana enriquez gibi. tabii bunlar bizim dilimize çevrilenler, kim bilir daha bilmediğimiz ne cevherler var. açıkçası tentoni’yi diğer andığım ikisi kadar sevmedim. ben tedirgin edici öyküleri severim ama çok havada kalırsa benim de elim boşta kalıyor. bu nedenle tentoni’nin bazı öyküleri elimi epey boşta bıraktı. ilk öykü “çilekler” örneğin. babanın illegal bir şey mi yaptığı, politik bir sebeple mi bu halde olduğu anlaşılmıyor, biraz fazla gizemli olmuş. bir de ben bebek, çocuk, kedi, köpek anlatıcıdan oldum olası hazzetmem. buradaki bebek anlatıcı da dünyaları biliyor, kurduğu cümleler yetkin, vardığı sonuçlar yetişkin kafası. bilerek yapılmış muhtemelen, o da bir gizem ama hoşlanmadığım bir şey. herkeslerin bayıldığı alper kamu’yu da hiç sevmem bu büyümüş küçülmüşlüğünden dolayı. ama “saraylılar” diliyle, anlatımıyla muhteşemdi mesela. o tartışma gerginliği anbean bu kadar mı güzel anlatılır, bu kadar mı hoş benzetmeler yapılır. “sümüklü böcekler” aynı şekilde terk edilmenin o onulmaz yarasını, çaresizliğini ve yalnızlığını çok güzel işlemiş. her gece gelen böceklerin gerilimi okura çok net geçiyor. “gümüş çekiç”i de sevdim. epey psikolojik ve bittiği yer çok başarılı. “ziploc”ta ise yazarın tek bir cümleyle hissettirdiği şey çok çok başarılı. bizde olsa okur anlamaz diye o et niye yumuşak uzun uzun anlatılırdı emin olun. banu karakaş’ın çevirisinin ustalığını özellikle “saraylılar”da hissettim. seçilen kelimeler ne mahirdi.
Sekiz öyküden oluşan Elmas Öfke'de tekinsiz, tüyleri ürperten ve kesinlikle rahatsız edici öyküler bulunuyor. Kapak tasarımına da ilham veren Sümüklü Böcekler öyküsü Yorgos Lanthimos filmleri kıvamında, en sevdiğim iki öyküden biri oldu.
Gümüş Çekiç de kitaba üç yerine dört vermemi sağlayan öykü diyebilirim. Bu kadar kısa bir öyküyle okuru bu kadar rahatsız etmeyi başaran Valeria Tentoni'nin diğer eserleri de dilerim en kısa zamanda dilimize çevrilir. Banu Karakaş'ı da anmamak olmaz, muhteşem bir çeviri gerçekten.
Hayatınızda bir şeylerin değişeceğini hissettiğiniz ama bu değişim için hiçbir şey yapmadığınız anlar vardır. Bir şeyi bekliyorsunuzdur, birisi gelecek ve sizi uzun zamandır gitmek istediğiniz yere götürecekmiş ,bir ameliyat olacak ve kendinizi artık güzel bulacakmışsınız gibi.. İşte Valeria Tentoni o değişimi veriyor. Öyle oturduğunuz yerden, sekiz öyküyle. Ben ikişer kez okudum bu öyküleri. Anlamlandıramadığımdan değil; aynı hazzı iki kez yaşamak için. Özellikle Sümüklü Böcekler ve Gümüş Çekiç çok güçlü metinlerdi. İkisi de ismiyle müsemma, biri ağır ağır zihni işgal ederken diğeri sonunda o zihne indiriyor çekicini.. . Kısa, çarpıcı, akılda kalıcı öyküler arayanlara tavsiye ederim! . Banu Karakaş’ın her zamanki gibi enfes çevirisi, Yasin Çetin kapak tasarımıyla ~
Gücünü dilindeki şiirsel inceliğin okurdaki yansımasıyla buluyor bu öyküler, zihindeki ekolarıyla büyüyor adeta. Latin Amerika kadınlarının bu yönünü ayrı seviyorum, günlerce benimle birlikte dolaşıyor cümleleri kafamın içinde, sonrasında da özletiyorlar kendilerini. Bu kitabı bir kez daha okumak niyetindeyim*swh
Sevgili Cansu'ya beni bu kitapla tanıştırdığı için teşekkürlerimle...
daha önce başlamıştım, bugün baştan alıp tek seferde bitirdim, bazı öyküler çok havada kalsa da ilginç bir yazar, başka öyküleri çevrilse merak ederim...
Elmas Öfke sert bir öykü kitabı. Özellikle Köpek ve Ziploc'u sağlam bir mideniz yoksa okumanızı tavsiye etmem. Betimlemeler özellikle çok başarılı, burada Banu Karakaş'ın çevirisinin de hakkını vermek gerek. Genel olarak tavsiye edebileceğim bir kitap. En sevdiğim öyküler ise Sümüklü Böcekler ve Gümüş Çekiç. Valeria Tentoni'nin diğer eserleri de umarım dilimize kazandırılır.
Primera lectura del 2021. Me gusto. La escritura de Valeria es intrigante, sus cuentos son escalofriantes, vertiginosos, los personajes toman decisiones radicales. Las voces de sus personajes son interesantes, los cuentos tienen distintos narradores, y todes parecen tener una extraña calma a pesar de las situaciones extrañas a las que se enfrentan. Las 5 estrellas son porque a ratos tiene excesos de metáforas me desconcentraron, en su mayoría son bellas, pero muchas veces solo alargan los relatos. Es un libro corto, para leer de paseo o modo vacaciones esta perfecto.
kitaptaki bazı öykülerin metaforik bir anlamı olduğunu düşünerek okudum ve kendimce yorumladım, böylece bana daha çok tat verdi elmas öfke. çoğu rahatsız edici zaten, özellikle gümüş çekiç öyküsü favorim oldu. kısa öyküler bunlar, kısa ve tatmin edici. rahatsız edici şeyler okumayı ve izlemeyi seviyorsanız öneririm.
Un hombre disfruta de los momentos previos a su cena caníbal, hasta que el timbre de su departamento irrumpe, grita, y no deja de sonar. Como una suerte de "Casa Tomada" de Cortázar, la casa de una mujer, hundida en el duelo de una separación, es invadida implacablemente por una multitud de babosas. De la cocina, al living, a la habitación, a la cama. Y el insomnio oportunamente déspota e invencible. Rosina, aunque la anestesia previene que sienta dolor durante la cirugía estética que hará desaparecer la nariz de su madre, su consciencia no se duerme y escucha todo lo que sucede durante la intervención. El reflejo en el espejo cambiará para siempre, pero no de la manera que espera. A cada uno de los 8 relatos los antecede una ilustración de cuerpos oscuros y de ojos vendados, de cuerpos blancos, ojos cerrados y manos con guantes; dibujos que funcionan como la antesala de una prosa tajante y hábil para generar tensión constante y justa. 8 relatos cortos para leer en una bocanada de aire.
Me enamoré de la pluma poética de Valeria. Cada historia es un mundo que te atrapa de a poquito y después te da un batacazo cuando menos te lo esperás. Con estos ocho cuentos me paseó por lugares que ni recordaba que había visitado. No necesité pasar de la hoja tres para saber que es un libro que voy a volver a leer.
Historias envuelta en complejidad, el fluido de las mismas es interesante y a la vez misterioso. Algunas me gustaron mucho, en otras me perdí y no lo disfruté.
Relatos que van de la cotidianidad a la lo repulsivo (en algunos casos) en dos segundos, la autora tiene una habilidad para llevarte por espacios conocidos y terminar diciendo, la pucha no me lo esperaba. Los relatos son espectaculares, una narración muy fluida y linda, si algún día escribo un libro, quiero ser como ella jaja o distinta, pero si, de esa forma se sorprende a un lector. Me gustó ❣️
Los cuentos de este libro de Valeria Tentoni son pequeñas joyitas que te queman las manos –o los ojos–; su lenguaje tan agudo, de una condensación poética. Es una hermosa edición, con ilustraciones de Javiera Hiault-Echeverría y un colofón único, como en cada uno de los libros de Leteo edito, esta editorial que me encanta.
En los cuentos de Furia diamante hay algo subterráneo que aflora como una realidad inexorable. Hay conflictos que se materializan y así la angustia puede ser una nariz o un montón de babosas. Con un estilo claro y sosegado, los cuentos de Tentoni dan golpes sutiles y transforman lo cotidiano con afilados pinchazos.
Prosa particularmente coloquial en la que se incrustan oraciones de una artesanía única. En cada relato la normalidad se ve quebrada por la aparición de un elemento ominoso, de otro lado, que a veces con más vértigo que otras desencadena un final inevitable, alternando entre la angustia, lo brutal o ameno.
Vaya sorpresa, Valeria Tentoni. Oscura, turbia y chocante, pero sin perder una escritura muy poética entendible por su cultivo también de este género. Deseando seguir leyéndola y, por supuesto, directa a mi corpus para la tesis.
Puntos de inflexión. Lo que hay detrás. De la soledad, de una travesura, del miedo, de una operación, de la violencia, de la furia, del desamor. El backstage del resultado que vemos.