Gidersen parçalanırım... Yağmurları dinmeyen adamın filizlenen bir çiçeği olabilir mi? Olamaz... Ama sen geldin ve kışımı bahara çevirdin. Göğümün en güzel çiçeği oldun. Eskiden kabuk tutmayan yaralarım vardı. Sonra sen bir güldün, nefesinle merhem oldun onlara. Şimdi tek korkum, bir gün seni kaybetmek... Aşk biraz da kaybetme korkusuymuş, bunu en iyi sende anladım. Zaten bu hayatta hep yarımdım. Sen elimi tutunca tam oldum. Olur da bir gün gidersen parçalanırım. Ne yarası kalır, ne de izi... Çünkü öyle yaralar vardır ki, Kan durmaz, dikiş atmak gerekir.
Başarılı bir kitap. Düz ve sade yazılımıyla okumakta zorlanmayacaksıniz. Ama bir bütün olarak fazla Düz olduğu ve bir heyecana sahip olmadığı için pek beyenemedim:)
Düşününce belki çok derin bir öykü ile karşılaşmıyorsunuz, geneli böyle diyecektir. Ancak ben o derinliği, hikayenin hayatımla örtüşen yerinde buldum. Ne olursak olalım, inanç hep var, olmalı. Umutsuz yeni güne başlanmıyor. Yitirme hiç içindekini, olur mu? O bir gün gelecek, Ece’nin Sercan’a geldiği gibi..
sadece kitaptaki bazı alıntılar nedeniyle iki yıldız veriyorum. yoksa o neydi? herkes kitabın ne kadar iyi olduğunu anlattı ama nerede? bir yaz dizisi izliyormuşum gibiydi! Kitapta sevdiğim tek şey küçük kıza çiçeke yardım etmeleriydi! Aksi halde gerçekten çok kötü kitap oldu.