Paperback. 13,50 / 19,50 cm. In Turkish. 192 p. Fatih Altinöz'ün Kutsal Aile romani Cem Batirbaygil'in yaptigi yeni kapak tasarimiyla yeniden yayimlandi. Altinöz, Kutsal Aile'de "simsicak yuvamiza" bir baska gözle bakiyor. Bir aile… Hepimizin içinde yer aldigi, akrabalarimizla mutlu mesut yasadigimiz ailemize benzeyen... Kahramanimiz Ismail, karisi Gülcan, oglu Alican, annesi ve babasi, agabeyi, bacanagi, kayinbiraderi, kaynanasi, kayinpederi, dayisi ve arkadaslari… Fatih Altinöz, Kutsal Aile'de "simsicak yuvamiza" bir baska gözle bakip normalin anormal, siradanin siradisi, olaganin çilginca, sessizce akip gidenin sürprizli yönlerini anlatiyor. "Evet, tüm bunlari ben de yasiyorum," diyerek sasiracaksiniz. Kanayan yaralarinizin acisiyla kivranirken kahkahanizi tutamayacaksiniz. Gerçeklerle bir kez daha yüzlesecek onca ciddi seyin ne kadar komik oldugunu göreceksiniz.
Çok kötü bir kitap. Hayatımda ilk kez bir kitaba verdiğim paraya acıdım. Başından sonuna sıkıcı, vasat. Stephen King'in bir tavsiyesi vardı yazar olmak isteyenlere: "Çok okuyun, iyi kitaplara denk gelirseniz onlardan bir şeyler öğrenebilirsiniz, kötü kitaplarla karşılaşırsanız şevklenirsiniz: 'Ben bundan daha iyisini yazarım'."
Ben Kutsal Aile'yi büyük bir yazma heyecanıyla bitirdim. Çünkü böyle bir kitap basılıp satılabiliyorsa benim yazdıklarım da, sağlam bağlantılar bulursam eğer, bir gün basılabilir. Bu çok heyecan verici.
Niye okumayı bırakmadın derseniz: "Bu kadar kötü olamaz bir yerlerde düzeliyordur" düşüncesiyle devam ettim, lakin daha beter bitti. Hani eskiden Stv'de falan yayınlanan Sır Kapısı tarzı dizileri izlerken oyunculukların iğrençliği belirli bir çekicilik yaratır ya işte ben de bu berbat kitabı okurken bu tür bir çekim hissettim ve sonuna kadar okudum.
Aslında sonuna kadar okumak çok uzun sürmedi; çünkü kocaman harflerle, her bölüm sonuna bir sayfa boşluk koyarak basılan kitap, normal basım şartlarında 100 sayfa falan tutar.