Jump to ratings and reviews
Rate this book

Gitar

Rate this book
İspanyol asıllı Fransız yazar Michel del Castillo'dan, karşısına duvar misali dikilen makus talihinden sıyrılıp toplumda kabul görebilmek için insan doğasında saklı olduğuna inandığı masumiyete sığınan, lanetli ve yalnızlığa mahkum bir ruhun öyküsü: Gitar. Varoluşa içkin tüm çelişkileri ve uç noktaları derinlemesine tahlil eden Castillo, Gitar'da iyilik ve kötülüğü hasarlı bir bedeni sarıp sarmalayan birer giysiye dönüştürüyor. Galiçya kırsalının büyüleyici ve çetin topraklarında önyargılara, sıradan kötülüğe ve tabulara karşı kalplere ulaşma mücadelesi veren, toplum tarafından dışlanmış bir cücenin, umutsuzluk sarmalından coşkun ezgilerle kurtulma çabasının etkileyici öyküsü...

96 pages, Paperback

First published January 1, 1958

4 people are currently reading
107 people want to read

About the author

Michel del Castillo

78 books17 followers
Michel Janicot del Castillo was a French writer.

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
61 (23%)
4 stars
79 (30%)
3 stars
89 (33%)
2 stars
22 (8%)
1 star
11 (4%)
Displaying 1 - 17 of 17 reviews
Profile Image for Eylül Görmüş.
759 reviews4,760 followers
December 2, 2024
"Bir insanın çocukluğu, yetişkinken işlediği suçlarını açıklayabilir. İnsan, yalnızca çocuklukla açıklanabilir. Şimdi bu öyküyü yeni gözlerle okumayı dene. Kendimi anlatmak için elimde sözcüklerden başka bir şey yok. Oysa bana müzik, dans, kokular ve resimler gerekliydi; ama hiç önemli değil. Sanatın dili birdir."

Geçtiğimiz Eylül ayında bir takipçimin gönderdiği "bu kitabı seversiniz bence siz" mesajı üzerine İspanyol asıllı Fransız yazar Michel del Castillo'dan ve Gitar kitabından haberdar oldum, öncesinde hiç duymamıştım. Sevdim de sahiden. Bayıldım diyemeyeceğim ama oldukça iyi bir metin bu.

Hikâye Galiçya kırsalında geçiyor, anlatıcımız cüce ve çirkin olduğu için toplumca lanetli kabul edilen bir cüce, bir "canavar". On sekiz yaşına dek evden çıkarılmadan büyüyen bu adam, dışarı çıktığı anda korkunç bir öfke ve tiksintiyle karşılaşıyor. İktidar dahi çare olamıyor durumuna, bölgenin en büyük çiftliklerinden birinin efendisi olmasına rağmen insanlar tarafından aşağılanmaya devam ediyor. Önce iyilik etmeyi deniyor, olmuyor. (Şu cümle de şurada dursun: "Zengin olmanın faydalarından biri de sadaka dağıtabilmek ve iyilik yapabilmektir. Yoksul insanların iyilik yapmaları zordur. İyilik yapmak da bir lükstür.") İnsanların kendisinden yalnız ve sadece kötülük beklediğini anlayınca, o da kendisine biçilen kıyafeti kabul ediyor ve o kötü, zorba, acımasız imgesinin altını dolduracak biçimde davranmaya başlıyor çünkü "iyi olma hakkını bana tanımamışlardı" diyor. Ta ki eline bir gitar alana dek...

Devamını anlatmayayım, zaten küçücük bir metin. İnsan doğasına, güzellik ve çirkinlikle ilişkimize, yalnızlığa, iyiliğin ve kötülüğün tanımına dair iyi bir akıl yürütme bence. Yazar ön sözde "mutlak umutsuzluğun kitabı" demiş bu kitap için, öyle sahiden. İnsanın içini burkan, zorlayan, karanlık taraflarını düşünmeye zorlayan bir anlatı. Yazarın sanata ve edebiyatın işlevine dair akıl yürüttüğü son söz de ayrıca güzeldi.
Profile Image for Argos.
1,262 reviews494 followers
November 21, 2024
İspanyol yazar bu novellada basit bir öyküyü, çok basit kısa cümlelerle, basit bir kurguyla anlatmış. Çirkin ve varlıklı bir cüce, fakir halk tarafından dışlanır, canavar ve şeytan gibi görülür, bu davranışlara karşı o da çaresizliğini daha da kötü olmakta bulur. Kitapta beğendiğim yerler denizin dili, dövdüğü kayaların erkek olarak betimlendiği cümleler ve İspanyol halkının bazı geleneklerinin anlatıldığı cümleler oldu. Yumuşak bir okuma için uygun olabilir.
Profile Image for Banu Yıldıran Genç.
Author 2 books1,436 followers
October 7, 2024
kısa günün kârı, bir de bunu okudum. açıkçası “sen” diye kim olduğu bilinmeyen birine hitap edilen kitapları hiç sevmem ama michel del castillo bunu bir şekilde becermiş çünkü çok rahatsız etmiyor.
yani bildiğimiz taşra, ispanyol taşrası da bizimkini pek aratmıyor maşallah. batıl inançlar, cehalet, fakirlik derken, zengin babasının sahip olduğu her şeyi gencecik yaşta miras alan ama cüceliği dolayısıyla halktan saklanan bir anlatıcımız var.
sürekli lanetler okuyan bir bakıcıyla büyüyen bu cüce ne zaman iyilik yapmaya kalksa pişman oluyor ve kötülüğe itiliyor. cidden her görüldüğü yerde taş atılmaktan, küfredilmekten, lanenlenmekten tutun da yüzünü yakmaya kadar neler neler yapılıyor. bizimki de gücünü kullanmaya başlayınca köyün erkekleri borçları silinsin vs diye karılarını kızlarını odasına göndermeye başlıyorlar.
etrafında sevdiği herkes, her şey yok edildikten sonra en sonunda bir çingeneden duyduğu gitar müziğiyle büyülenen cüce çok iyi gitar çalarak sevgi ve saygınlık kazanabileceğini sanıyor ama biz bile neler olacağını biliyoruz.
michel del castillo anlatıcıya sık sık halkı suçlamamak gerektiğini, fakirlik ve cehalet yüzünden böyle olduğunu söyletse de karnımız bu laflara tok bence. aynısını yaşıyoruz yeterince.
ama tabii yazar ön ve son sözde epey uzun sanat anlayışından bahsediyor, o zaman görüyoruz ki bu kitabı yazdı diye kendisini de çok eleştirmişler. vay karanlıkmış. yazarın hayatı kabus bu arada, annesinden tutun da ihanetini görmediği kimse yok. vah vah karanlık yazmış pardon.
sonuç olarak buradaki cüce de halk da epey mecazi bir biçimde yazarı, çektiklerini simgeliyor ve evet hayat karanlık zaten. insanlar cahil. ve kötü. üzgünüm bende pek umut yok bu ara.
Profile Image for Baris Ozyurt.
920 reviews31 followers
November 2, 2020
“Bu yüzden benim ülkemin insanlarını yargılamaya kalkma. Buradaki sert iklim batıl inançları besler. Sonra bunlar aç insanlardır. Açlık babadan oğla geçer. Bu herkesin konduğu bir mirastır. Bazılarının aşk acısı çekmeye mahkum olması gibi onlar da açlığa mahkumdur. Onları haklı göstermeye çalışmıyorum. Ama bana acımanı ve onlara düşman olmam istemiyorum. Onların yargılanmasını istemiyorum. Hatta yüzüme kaynar su boca eden kadının bile. Ey, meçhul okur, o kadına bile sana duyduğum ilgiden fazlasını duyuyorum. “(s.54)
Profile Image for Basak Altincekic.
51 reviews136 followers
July 10, 2022
Kitap için üç, Castillo’nun uzun son sözü için beş yıldız.
Profile Image for Tülay .
237 reviews14 followers
October 22, 2023
Acı,belki de tek eşitlik formülüdür. İnsanlar aci içindeyken hep birbirine benzer .s.30
Gitar Michel Del Castillo
Iyi olmak guzel olmak demek mi? Kotu olmak çirkin olmak demek mi ? Önyargılar nasil yıkılır.? Kötülük içimizde mi yoksa toplum mu bizi kötü mü yapiyor? Iste bu sorular üzerinden ilerleyen bir metin Gitar. Varlıklı bir ailesi olan çirkin cücenin toplumda var olma savaşı. Iyilik , iyi olma onun icin en onemli seyler . Iyi olmaya çalıştıkça kötülük bulmuş, korkulmus, şeytan olmakla suçlanmış,yüzüne kaynar sular atılmış. Batil inanclarin gölgesinde kararan bir insan yasami. Ailesini kaybedince yalnızlığını, yine toplumun dışladığı cadi olarak gordugu Gaxia isimli yaşlı bir kadınla paylaşıyor.
Ve bir gun gitar çalmayı öğreniyor. Sanatla ,müziğin o büyülü tınılarıyla toplumda varolmaya calisiyor. Gitar otekilestirilenlerin kitabi .Anlamaya çalışmadığınız insanların varoluş mücadelesi. Kitabın karakteri, bana biraz Notre Dame'nin Kamburu kitabındaki Quasimodo'yu anımsatsa da bana biraz da Isveçli yazar Carl Johan Vallgren'in Bir Garip Aşk Öyküsü kitabındaki Herkul karakterini de anımsattı. Kitabı bitirince Zizek'in "Hikayelerini bilmediklerimiz , en cok düşman olduklarımız sözünü hatırladım. Bizim varolusumuz başkaları olduğu sürece var . Anlayabilmek , empati yapmak cok onemli. Castillo'dan okuduğum ikinci kitap Gitar. Daha once Utanç Gömleğini okumuş sevmiştim. Yazarın metinlerin arasına koyduğu felsefi cümleleri seviyorum. Iyi okumalar ,okuyunuz
Profile Image for Ozan YILMAZ.
123 reviews4 followers
November 11, 2023
"tanrı bile sevmez. en güzel meleğini ölüme mahkûm eden tanrı nasıl sevebilir ki?"
Profile Image for Kamil.
171 reviews
May 7, 2019
Gitar. İspanyol asıllı Fransız yazar Michel del Castillo'nun (d: 1933) kısa romanı.
"Çirkinim. Korkutan bir çirkinlik bu" diye başlıyor. Evet, anlatıcı bir cüce, aynı zamanda kambur ve yüzü de korkunç. Yetmezmiş gibi sonradan aldığı yaralarla daha da korkutucu olan bir yüze sahip. Doğumundan sonra annesi hiç ilgilenmemiş. Babası da öyle. Bakıcısı büyütmüş. Olabildiğince diğer insanlarla karşılaştırmadan. Çünkü ona canavar, şeytan, iblis ve benzeri yakıştırmalar yapanların vermesi muhtemel zararlardan korkmuş. Ama bu çirkinliğine, ucube görünümüne rağmen son derece akıllı. Okumayı kendi kendine öğreniyor. Aslında hep iyi bir insan olmak istiyor. Başkalarınca kabullenilmek... Ancak birkaç denemesi son derece kötü sonuçlanıyor ve o da uzunca bir süre kendine biçilen "kötü" rolünü oynamaya başlıyor...Ta ki, bir gitarın sesini duyuncaya, bu sesten büyüleninceye kadar. Bu sesi, bu büyüleyici melodiyi kendi de çıkarmak, gitar çalmayı öğrenmek ve belki de bu yolla daha önce beceremediği kabullenilmeyi, iyi bir insan olmayı başarmayı istiyor bütün gönlünce. Artık hayatının bütün anlamı gitarı "Linda" oluyor..... Kısa ama son derece etkileyici bir roman. Maalesef baskısı yok. Umarım can yayınları yeniden basımını yapar yakında.
Kapak resminin güzelliği de önemli bir detay bence. İspanyol ressam Carlos Pradal' ın "flamenko şarkıcı ve gitarist" adlı resminden...
Profile Image for Fatih Durmuş.
112 reviews3 followers
November 18, 2023
İncecik ama hafızalara kazınacak türden bir kitap. Korkunç derecede çirkin bir cüce, insanların kalbine ulaşmaya, onlar tarafından farkedilip sevilmeye çalışıyor ama boşuna.

Kitapta “ömrüm boyunca kendimi anlatacağım anı bekledim.” diyor öyle bir bekleyiş ki bazen en ince ayrıntıyı bile paylaşıyor sizinle, yine olmuyor onun gibi hissedemeyeceğinizi düşünüyor, onu anlamak, onun gözlerinden bakmak, onun bedeninde olup dünyayı ve insanları onun gibi görmenizi istiyor. Bir yandan da kapatıyor kendini, sorguluyor, kimse kendi gibi düşünmesin istiyor ama bi yandan da sevilmeyi, umut etmeyi, insanların arasına karışmayı istiyor. Yalnızlık ve anlaşılamazlık betimlemesi gerçekten çok etkileyici.

Köylülere iyi niyetle yaklaşınca onların bunu suistimal etmesi ve bunun sonucu olarak insanlara kötü davranması. Kibar ve iyi davranmak toplum önünde zayıf birisi gibi algılanmanıza yol açıyor maalesef. Kötü bir karaktere bürününce toplumda yer edinmeye ve değer görmeye başlıyor talihsiz kahramanımız.

Gerçekte iyi kalpli olduğu halde mecburen kötü olmak zorunda kalan ama neticede yüreğindeki sevginin varlığını yok edemeyen, o sevgiyi göstermek isteyen özel bir insan. İçindeki güzelliği gitar ile dile getirmeye çalışmış, o şekilde dikkat çekeceğini düşünmüş ama kötü dünya ona da izin vermemiş. Kaba ve anlayışsız dünya kahramanımızın gitarıyla dile getirdiği incelikleri anlayıp kavrayabilecek niteliklere sahip değil. “Dünya, hassas kalpler için cehennemdir.” Demiş Goethe, bunu bir kez daha görmüş olduk kitapta…

Kitabı okurken yakın zamanda okumuş olduğum Notre Dame’in Kamburu kitabından Quasimodo canlandı sürekli gözümde. O da bedensel bir rahatsızlığı yüzünden kabul görmüyordu insanlar tarafından, dışlanıyordu. Ama bu kitaptaki kahramanımız gibi çok ince bir düşünce yapısına sahipti.

Yazar, "farklı” insanların umutsuzluğunu, savunmasızlığını, nelerle mücadele ettiklerini, diğer insanların ön yargılarını ve acımasızlığını alışılmadık bir tarzda dile getiriyor. Duygusal ve hüzün yönü ağır basan bir kitap. Okumanızı tavsiye ederim.

Kitapla kalın, keyifli ve feyzli okumalar…


8 reviews
December 24, 2024
Sonsözle birlikte daha etkileyici oldu. Yazarın teknik oyunlardan ziyade gerçeklikteki gerçeğe dokunmak isteğini sonsözden öğreniyoruz. Gitar'daki cüce anlatıcının nasıl bir gerçeğe dokunduğunu söyleyebiliriz? Sonsözle birlikte düşündüğümüzde sanatçının gerçeğine dokunmayı hedeflediğini görüyoruz. Sanatçı, çoğunluğun konforlu yaşamıyla bir şekilde çatışma yaşayan biri. Buradaki sanat, köylülerin ritüelleri ve eğlencelerindeki sanat değil. Tekin olmayana dokunan, rahatsız eden bir sanat. Ancak anlatıcı cüce pek çok yerde bana gerçeklikten uzak bir hayalci gibi geldi. Belki de sanatçı böyle bir cücedir? Belki de sanatçının gerçekliğindeki gerçek böyle bir romantizmi, klişeyi, aldanmayı, arabeski içeriyordur? Yine de cüce ile çevresindeki dünya arasındaki ilişki ikna edicilikten uzak. Sanki sanatçı ile çoğunluk arasındaki çatışmayı göstermek için yaratılmış bir arka plan. Ancak bu arka plan gerçekliğin çok boyutluluğunun ne kadar farkında? Sanatçı ile onu çevreleyen dünya arasında böyle keskin bir ayrım yapabilir miyiz? Buna masal ya da kıssa mı demeli?
Profile Image for Enis.
285 reviews
June 4, 2020
isminden ötürü mü bilmiyorum. gitarla ilgili bir roman bu. bir cüce, bir çirkinlik sembolünün kötülükle özleştirilmesi. yazar, bir öykü anlatmıyor, seksen sayfa, insan vicdanının sorgulanması aslında. bir enstrümanın oluşturduğu kavramsal zıtlıktan bir mucize yaratması bekleniyor, aslında romanın anlatıcısı, üçüncü kişi yani cüce, böyle bir beklentiye girmemiz için bizi romanın ilk sayfalarından itibaren uyarıyor, sevebilme yeteneğinin dünya üzerindeki en ender şey olduğu çirkinlik ve kötülükle anlatılıyor, bunu sade bir şekilde okuyucuya ulaştırmak gerçekten zordur, ama yazar bunu başarıyor.
Romanın ön sözü ve sonsözü yazarın sanat hakkındaki düşüncelerin önemli ayrıntılarını taşıyor.
Bir sabah uyanın ve romanı edinip bir kaç saat içerisinde bitirin. Pişman olmayacağınızı düşünüyorum.
This entire review has been hidden because of spoilers.
Profile Image for Dr. Nazim Gumus.
46 reviews
July 15, 2022
Son yıllarda okumuş olduğun en derli toplu ve çarpıcı yapıtlardan biri. Yazar 1957 yılında önsözünü, 1973 yılında da sonsözünü yazmış. Özellikle de sonsöz bölümünde yaptığı derin bir sanatsal değerlendirme/eleştiri çok çok anlamlı ve etkileyici.
Bir solukta okunacak, ancak çok yoğun betimlemeler ve saptamalarla yazılmış olduğundan, belirli bölümleri gene gene okumak kaçınılmaz oluyor.
Yalnızca başlığı olan GİTAR adından hareketle okuyucu pek somut/soyut bir imgelem üretimine geçemeyebilir.
Ancak okuduğunuzda bir İspanyol yazarının engin dönemsel bir tarih dilimine ışık tutuş becerisi ve neredeyse etnografik bir (Malinowski türünden) yapıtı gözlerinizin önüne sermesini büyük bir hayranlıkla izlemiş olacaksınız.
Okumak iyidir!!!
Profile Image for MooMoo.
23 reviews
February 23, 2024
Really weird book. The main character is so disgusting. Also very boring fell asleep while reading it
Profile Image for M Levent.
134 reviews3 followers
February 16, 2025
Galiçya da zengin çocuğu olarak doğan Çirkin Cüce ve Sahil kenarında duyup hayran olduğu Gitar sesi. Gitar öğretmek için çiftlikte kalan çingene jairo. Linda ismini verdiği gitarı....
Profile Image for Φερειπείν.
517 reviews11 followers
September 7, 2024
Η κιθάρα. Μισέλ Ντελ Καστίγιο
📖📖📖
Ο Μισέλ Ντελ Καστίγιο επιτρέπει στη φαντασία του να κινηθεί σ’ ένα χώρο που τείνει στην υπερβολή, απεικονίζοντας τον ήρωά του στη “βιαιότερη” δράση του κοινωνικού συστήματος, που εν προκειμένω αποτελείται από το πλαίσιο της επαρχιακής περιοχής που εκείνος ζει. Η παράβαση των ορίων σε κάθε της μορφή, γίνεται το κίνητρο της δυναμικής πρόθεσης του συγγραφέα που μετασχηματίζει το “μη επιτρεπτό” από θέαμα σε βίωμα. Παίρνει το μύθο του και γύρω του χτίζει λογοτεχνικά την ιστορία του, χρησιμοποιώντας τον σαν την ιδανική φόρμα για την προβολή των φιλοσοφικών του προβληματισμών.
📖📖📖
Η πλοκή του γίνεται δυσάρεστη, βίαιη, ακόμα και βάναυση, κι αν το αναγνωστικό κοινό μείνει σ’ αυτή την πρώτη αφήγηση, εκείνη μπορεί να το “ανταμείψει” με ακόμα περισσότερη αφόρητη φρίκη και αποτροπιασμό. Φροντίζει όμως με ιδιαίτερη καλλιτεχνική ευαισθησία ο Καστίγιο να σε παρασύρει σε μια δεύτερη αφήγηση που αποκτά έναν ρόλο υπογραμμιστικό ή αντιστικτικό της πρώτης, υποδεικνύοντας ερμηνείες που προκαλούν συγκίνηση και αποκαλύπτουν προαιώνιες αλήθειες, χωρίς τον παραπλανητικό καλλωπισμό που επιβάλλεται από τις “πολιτιστικές λεπτότητες” και υποκριτικές απομυθοποιήσεις των ενστίκτων.
📖📖📖
Η “Κιθάρα” είναι ένα κείμενο φιλοσοφικό και βαθιά φιλοσοφημένο, δυναμικά παρακινδυνευμένο και γι’ αυτό διεγερτικό για τη συνείδηση, σμιλευμένο με ορμητική καλλιτεχνική κομψότητα, διαυγές και προκλητικό, ικανό να αποσυνθέσει την ανθρώπινη εικόνα και να εγγράψει πάνω της νέα δεδομένα, αφόρητα σκληρά έως ισοπεδωτικά.
Profile Image for Zozoka.
144 reviews2 followers
June 14, 2024
Δεν μου άρεσε αυτή η ιστορία, με στεναχώρησε και με μαύρισε. Η απόλυτη απελπισία του πρωταγωνιστή με γέμισε θλίψη. Δεν παύει όμως να είναι μια πολύ καλογραμμένη αφήγηση, λεπτοδουλεμένη, που μεταφέρει τον αναγνώστη με σαφήνεια στους πράσινους λόφους της βροχερής Γαλικίας, εκεί που η θάλασσα απαιτεί ανθρώπινες θυσίες και η μορίνα - η θλίψη για μια ζωή που δεν θα ζήσουν ποτέ - ποτίζει τις καρδιές των κατοίκων.
Displaying 1 - 17 of 17 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.