İnsan ister istemez diğer kitaplara kaç yıldız verdiğini düşünmeye başlıyor. Yazarı şahsen tanıdığınızda ister istemez biraz daha çok yüksek yıldız vermeye doğru eliniz gidiyor, ama sonra diğer okuduklarınızla kıyaslamaya başlıyorsunuz. Diğer yorumlarda da denildiği gibi, ben de bu kitabın bir distopya olduğunu düşünerek elime aldım. Mesela Paolo Bacigalupi, The Windup Girl'de deniz seviyesi yükselen bir Bangkok'da yaşanan bir hikayeyi anlatmıştı. Böylesi bir iklim distopyası da olabilirdi, Le Guin gibi bir distopyadan da bahsediyor olabilirdik. Oysa Oya Baydar neredeyse bugünü ve yakın geleceği anlatmış ve çoğu noktada, "bu distopya değil ki, zaten çoğu yerde içinde yaşadığımız" diyesim geldi. Kitabı bitirdiğimde ise düşündüm, "bu kitabın ilk 20 ve son 20 sayfasını okumuş olsam ve biri bana aradaki 228 sayfayı bir cümle ile özetleyecek olsa kitabın anafikrinden ne kaybederdim" diye. Cevabım "fazla bir şey kaybetmezdim" oldu çünkü aynı duygu 268 sayfa boyunca değişmeyen bir stilde sunulmuş. Kısacası, eğer çok vaktiniz varsa okuyun. Yoksa ilk 20 ve son 20 sayfasını okuyun, yeterli olabilir.