Her eşya kendi stresini de beraberinde getiriyor. Eşyaya verdiğimiz önem ve değer arttıkça sahip olduğumuz o eşyalar bizi ve hayatımızı ele geçirmeye başlıyor. Kısacası sahip olduklarımız bize sahip olmaya başlıyor. Zaten bütün problem de bu noktada ortaya çıkıyor.
Türkiye'de bu konudaki toplum baskısını, aile geleneklerini de göz önüne alarak güzel bir genel bakış sunmuş. Hızlı okunan ve sadeleşmenin temellerini aktaran bir kitap olmuş.
Çok başlangıç seviyesi bir kitap. Bitirdim ama açıkçası daha önceden minimalizm hakkında okuduğun kitaplardan daha fazlasını bulamadım. Ama yeni yeni sadeleşmeye başlayacaklar başlama motivasyonu bulabilirler.
Çoğumuz gibi benim de evimde hiç kullanılmayan ya da çok az kullanılan eşyalar mevcut. Zaman zaman şunlardan bir kurtulsam desem de verecek yer bulamadığım için saklıyorum bu fazlalıkları.
Bu konuda bir kitap yazılmış olduğunu duyunca çok ilgimi çekti. Hele kapağındaki o huzur verici sadeliği görünce hemen aldım kitabı.
Kitabın temel öğretisi periyodik olarak elindekileri gözden geçir, atılacakları at, verilecekleri ver, kullanacaklarını tut ve bundan sonra da ihtiyacın olmayan şeyleri alma şeklinde özetlenebilir. Oda oda uygulama bölümleri olsa da pek farklı bir şey vermiyor.
Yazarın konu üzerindeki tecrübesini düşününce özellikle verilmesi gereken eşyalar hakkında daha detaylı bilgi ( nerelere ve nasıl bağışlanabilir, ikinci elde nasıl satılabilir, vb.) bulmayı beklerdim.