Gogol (1809-1852), yaşadığı toplumu ve yönetim biçimini kıyasıya eleştiren bir gülmece dehası ve Rus gerçekçiliğinin babası olarak tanınır. İlk okuyuşta dışa yansıyan bu Gogol'ün ardında; bireyin uyuşukluğuyla, ufak tefek alışkanlıklarıyla ve tek düze yaşamıyla "saplantı" denilecek denli çok ilgilenen ve yapıtlarında düşselliğin ve lirizmin eksik olmadığı bir yazar vardır.
Gogol'ün yaşamı gerçek bir dramdır. Bu dram, Gogol'ün 1836'dan ölümüne dek, tam onaltı yıl boyunca canla başla çalıştığı baş yapıtı "Ölü Canlar"ın ikinci cildini yakıp, bir hafta yemek yemeyi reddederek ölmesiyle son bulmuştur. Gogol'ün yaşam öyküsünü okuduktan ve dramını anladıktan sonra yapıtlarına artık eskisi gibi kahkalarla gülemeyebilirsiniz.
Louis Léger (1843–1923) was a French writer and pioneer in Slavic studies. He was honorary member of Bulgarian Literary Society (now Bulgarian Academy of Sciences, also member of Académie des inscriptions et belles-lettres in Paris. Academic institutions in Saint-Petersburg, Belgrade and Bucharest had given him a different status of membership.
Léger studied under Aleksander Chodźko at the Collège de France, whose position he eventually succeeded in 1885 by taking up the Slav Literature and Language chair of Adam Mickiewicz, which he occupied until 1923. Léger claimed that those who had not lived during the Second French Empire could not possibly imagine the effect of Polish influence on French society. Léger helped translate various Polish works.