“Hayat, kişinin kendi güçlerini keşfetmesidir. Daha ötelere yolculuk ettikçe daha fazla gerçeği idrak ederiz.”
Yaşadığı karanlık çağa bir güneş gibi doğmuştu Hypatia.
Düşüncenin ve aklın cinsiyeti olmadığını tüm dünyaya ispatlarcasına; zekâsı, kişiliği ve düşünceleriyle tarihe yön verdi. Bütün engellere ve baskılara rağmen bir kadının tek başına bile dünyayı değiştirebileceğini gösterdi herkese.
Yobazlar tarafından vücudu midye kabuklarıyla lime lime edilerek öldürülen Hypatia, yanlış da olsa düşünmenin hiçbir şey düşünmemekten daha iyi olduğunu, herkesin bu anlamda kendine ait bir alanı bulunduğunu, düşünebilme yetisine sahip her insana aynı zamanda sorumluluklar düştüğünü söylemekten çekinmemiştir.
İyi düşünülmüş ama iyi değerlendirilememiş bir kitap. İlk gördüğümde epey heyecanlanmıştım. Daha önce tarihin ilk bilim insanlarından, filozof kadınlarından biri olan Hypatia ile ilgili okumalar yapmış ve adına çekilen filmi izlemiştim. İlgimi çeken bir şahsiyet olduğu için, yayınevi olarak güvenmediğim Destek’ten çıkışını çok da önemsemeden aldım. Bilgiler muallakta. Alıntılar çok. Ancak bu alıntıların bu bilgilerin nereden derlendiğine dair bir kaynakça yok. Felsefe grubuna dair bir kitap çıkarıyorsanız, tarihsel bir şahsiyeti konu alıyorsanız ona dair bilgileri nasıl derlediğinizi belirtmeniz kaynak göstermeniz güvenilirlik açısından elzem ve araştırmak isteyenler için yol gösterici olacaktır. Bu yayınevinin en büyük eksiği bu kitapta. İskenderiye’li Hypatia hakkında bilgiler çok sınırlı. Ancak yine de önemli ve tarihin eril dünyasının kıyısında bırakılmış, unutulmaya yüz tutmuş ve tanınmaya değer Hypatia’yı anlatan, cep kitap gibi bir kitap şeklinde insanların rahatça taşıyabileceği ve kısa sürede okuyabileceği bir kitap tasarlamaları kayda değer bir çaba. Sağlıklı bilgi edinebilme açısından araştırmak, çapraz okuma yapabilmek önemli. İskenderiyeli Hypatia adlı Berfin yayınlarından çıkan bir kitabı, Kadın Filozoflar Tarihi adlı bir kitabı (şuan aklıma gelenler bunlar) ve Agora isimli Hypatia’ya odağına alan filmi izlemenizi öneririm.
Birinin aklına bir şey gelmiş ve o şeyi çabucak gerçekleştirmek adına acelece yazılmış bir kitap gibi. Akademik bir kitap değil ve sanırım bu serinin hepsi öyle. Ben böyle sanarak aldık ve benim gibiler varsa geçmiş olsun. Bir blog sitesinde yazılması gereken şeyleri kitap haline getirerek masrafa girilmiş. Dipnot referansının esamesi okunmuyor bari kaynakça kısmında allah rızası için bi iki kitap yazılsaydı. Ufak tefek yerlerde kelime hataları var keşke son okuma da iyi yapılasaydı.
Tarihte bilinen ilk laiklik mücadelesinin kahramanı Hypatia. Tam bir bilim insanı. Bu kitap, ona layık görülen acımasız sonun bir değerlendirmesi gibi. Belki daha fazla Hypatia’nın entellektüel yaşamı anlatılabilirdi. Onun hakkında daha önce okumamış olsaydım, satır aralarını dolduramazdım gibi geldi.
Felsefe serisi bu kitabında da yine harika bir insandan bahsediyor. Bu kitapta Hypatia'nın fikirlerinden, yaşam tarzından ve cehalete açtığı savaştan bahsediliyor. Böyle söylediğimde siz de tabi ki öldürüldüğünü anlamışsınızdır. Dinin bilimle savaşının şehitlerinden biridir o. Döneminin çok ötesinde bir kadın Hypatia. Yaşadığı döneme göre cesur tavırlarıyla her zaman fikirlerinin ardında durmuş ve eğitmenliğinin hakkını vermiş biri. Fikirlerinden ötürü katledilmiş bir kadın fakat şimdi katledenleri değil de onu tanıyoruz.
Kitap her yaştan insanın okuyabileceği sadelikte ve akıcılıkta bir anlatıma sahip. Yani hiç çekinmeden okumanızı tavsiye ederim. Herkese tavsiye ederim.
“Düşünme hakkınıza sahip çıkın, Çünkü yanlış düşünmek bile hiç düşünmemekten daha iyidir...”
"İnsan, güzelliği bedenlerde bulduğunda bunun peşinden koşmamalıdır;bunların imgeler, izler, gölgeler olduğunu bilmeli ve neyi temsil ediyorlarsa onun peşinden gitmelidir. "
Hypatia ile ilgili bir giriş okuması niteliğinde ancak kitaptaki alıntıların hiçbirinin kaynağının verilmemiş olması, ana kavramların sürekli tekrar ediliyor olması, bu seriden çıkan diğer kitaplarda okuduğum gibi Destek Yayınları’nın sadece kitap düzenine önem verdiğini bir kez daha gösterdi bana. Eğer Hypatia gibi tarihsel açıdan bu denli büyük bir karakterin ismini tepeye yazıp, ona ait öğretilerden ziyade, yorumlamaları veriyorsanız, yayıma hazırlayan kişiye de haksızlık ediyormuşsunuz gibi geliyor.
Döneminin fersah fersah ilerisinde olan ve düşünmeyi merkeze koyan bu bilim kadının, sosyal anlamda feminist hareketin de öncülerinden olduğunu söylemek mümkün. Daha acı olan ise aradan geçen 1600 yılın, yobaz zihinleri aydınlatmak için ışık yakamayıp, aynı sorunların geçerli olmaya devam etmesi.
daha kaliteli blog yazıları okudum, tıpatıp aynı cümle farklı bölümlerde tekrar tekrar kullanılmış. kitabın son okuması da mı yapılmadı? yayınevinin tamamen kapakla göz boyayarak satmaya çalıştığı bir kitap olduğunu düşünüyorum, yazık.
İlk kadın matematikçi, filozof ve astronom İskenderiyeli Hypatia; bugün konuştuğumuz kadına şiddeti 1600 yıl once; ileri görüşlü, cesaretli ve bilime inandığı için yaşamış biri. Bu trajediyi değil ama hayata ve bilime katkısını konuşmayı, çoğaltmayı ve okuyup anlamayı önemsiyorum. Hayatıma; Azra Kohen'in yeni açılan kitapevi ile girdi; minnettarım. Hypatia'dan iki alıntı yapıp, onu incelemeye devam edeceğim. Umarım sizlere de vesile olmuş olurum. 'Boş inanışları gerçek gibi öğretmekten daha ürkünç bir şey olamaz. Çocuk zihni bunları kabul eder ve çocuk yanlış şeylere inanır. Bu yanlış inançlardan kurtulmak çok zor olur, uzun seneler alır. İnsanlar boş inançlara bir gerçekmiş gibi inanıp uğruna dövüşürler. Hatta boş inançlar uğruna daha da fazla dövüşürler, çünkü boş inanç öylesine elle tutulmaz, gözle görülmezdir ki çürütülmesi neredeyse imkansızdır.” 'Bütün doğmatik dinler hatalarla doludur ve kendine saygısı olan bir kimse tarafından son gerçek kabul edilmemelidir. Düşünme hakkını hep kullanmalısın; çünkü yanlış düşünmek hiç düşünmemekten yeğdir.'
ideya maraqlı, haqqında kitab yazılan insan da çox maraqlıdır, amma işləniş qane etmədi. kitabın çox hissəsi sadəcə təkrarlanan təriflərdən ibarətdir, məlumatlar və o tərifləri əsaslandırmaq üçün danışılanlar çox səthi qalıb. az yer verilmiş belə olsa, Hypatia-nın fikirləriylə ilkin tanışlıq üçün oxuna bilər.
"Bir kadın; insanlara düşünmeyi öğretti ama o gerçekleri çürütmek için her türlü yalana başvurdular. Bir kadın; insan aklının aynı zamanda onun kanatları olduğunu söyledi ama o kanatları kırmak için seferber oldular."
Hypatia'yi anlattigi icin & kisa surede bitirilebilen bir kitap oldugu icin bu sekilde puanladim. (Eger, konu olarak agir bir kitabi kac sene oldu hic bitiremiyorum derseniz, hemen okunabilecek bir kitap.)
Destek Yayınları'nın felsefe serisinden okuduğum ilk kitaptı. Hypatia ile ilgili daha çok şey öğrenmek istediğim için oldukça hevesle başlamıştım. Kitapta Hypatia'nın hayatı ve sözlerine yer veriliyor. Ancak hiçbir kaynak gösterilmemiş. Sözleri yorumlanırken ne kadarı Hypatia'nın görüşleri, ne kadarı yayına hazırlayan kişinin yorumu anlamak çok zor. Kitabın büyük kısmında Hypatia'nın ne kadar muhteşem bir insan olduğu, onu öldürenlerin ne kadar kötü olduğu tekrarlanıyor. Hypatia ile hiç tanışmamış kişiler için kolay okunan ve akıcı bir giriş kitabı olabilir. Ancak bir Google aramasıyla ulaşabileceğim bilgilerden daha fazlasını içermediği için maalesef bu kitap beklentimi karşılamadı.
Gerek kaynakçası olmaması, gerekse tekrarlayan cümlelerle doldurulmaya çalışılan bir sınav kağıdı havası vermesi beni ziyadesiyle üzdü. Bu seride okuduğum ilk ve son kitap olarak kalacağını da üzülerek belirtiyorum. Hele de Orestes ile olan diyalog kısmı bana Hollywood filmi mi izliyorum acaba diye bir sorgulama anı yaşattı. Hypatia'nın adına yazılmış bir şiirden bahsediyor ama şairin adı yok, bir tarih aralığı ya da dönemin sosyal hayatı adına net bir anlatım yok, sanki boşlukta süzülen, zamansız bir durumu okuyor gibiydik. Ve elbette, kadının Afrodit kadar güzel olduğu da sıklıkla belirtilmiş, okurken yıprattı beni. İki yıldız vermemin sebebi kesinlikle Hypatia'dır.
Açıkçası kitabı alırken amacım düşünce tarihinin ilk bilim kadını olan Hypatia'nın düşüncelerini öğrenmek, söylediği şeyler hakkında fikir sahibi olmaktı. Hypatia'nın tek bir sözüne yer verip üzerine kişisel gelişim tadında biraz da klişe olan uzun uzun anlatımları sevmedim. Alıntı yapılan cümlelerin kime ait olduğunun belirtilmesi gerekirdi. Hypatia'nın olmayan bazı alıntılar ve sadece okuyup geçiyorsunuz. Felsefe alanında yazılan bir kitapta kaynakça vermemek açıkçası eseri dandikleştiriyor. Aradan cımbızla yakaladığım Hypatia'nın düşünceleri için bu 3 yıldız. 🌿
Herkesin yazdığı gibi kitap Hypatia'nın birkaç sözü üzerine daha çok derleyici yorumlarını içeren bi kitap. Okuyucu yorumlarındaki "Birinin aklına bir şey gelmiş ve o şeyi çabucak gerçekleştirmek adına acelece yazılmış bir kitap gibi." kısmına çok katılıyorum. Fakat bunları bir kenara bırakarak ilgimi çeken bazı söylemleri paylaşmak istiyorum. - Hypatia'ya göre bir insan hayatın içine doğru yürümedikçe, korkularının üzerine gitmedikçe, geçmişi sorgulayıp geleceğe bakmadıkça, geleneksel düşünceleri üzerinden silkelemedikçe, kulaklarını dünyaya kapatıp gözlerini gerçeklere kıstıkça, bir gerçeğin neferi olmaktansa yanlışın kölesi oldukça, bir başkasının sözlerine zihnen kulluk ettikçe gerçek anlamda yaşayamaz. - Bir sorun insan tarafından idrak edilebiliyorsa, onun bir çözümü de var demektir. - Hypatia'ya göre korku korkuyu besler. Bir korkuya teslim olursanınız o korku başka korkuları da besler. - Hypatia korkuya bir kez başkaldırdığında sis gibi dağıldığını görmüştür. - İnsanları bir araya getiren şeyler insanı ve doğal iken, ayrıştıran şeylerin hepsinin suni olduğunu düşünmüştür. - Küçük şeylere gereğinden çok önem verenler elinden büyük iş gelmeyenlerdir. - Korkakları ele veren en önemli şey şudur. Ortada var olan probleme çözüm üretmektense, o problemin suçlusunu ararlar. - Bazen her şeyi yeniden düşünmek lazım. İçinden bulunduğumuz düşünce yapısından çıkıp uzaktan kendimize ve dünyamıza bakmamız gerek. Binadan çıkıp biraz uzaklaştığında onu daha iyi görüp binayı daha iyi değerlendirebildiğimiz gibi kendi düşüncelerimize de uzaktan bakmayı bilmemiz gerek. - Babası dinler konusunda Hypatia'ya şunları şöylemişti: "Bütün doğmatik dinler yanlışlarla doludur ve kendine saygısı olan kimse tarafından son gerçek olarak kabul edilmemelidir.
Herkesin yazdığı gibi kitapta kaynakça yok bunlar gerçek söylemler mi bilmiyoruz ama kaynak yerine ne öğrenebilirim kısmında olduğum için, ilgimi çeken yerleri paylaşmak istedim.
This entire review has been hidden because of spoilers.
'Hayatın içine doğru yürümedikçe, korkularının üzerine gitmedikçe, geçmişi sorgulayıp geleceğe bakmadıkça, geleneksel düşünceleri üstünden silkelemedikçe, kulaklarını dünyaya kapatıp gözlerini gerçeklere kıstıkça, bir gerçeğin neferi olmaktansa yanlışın kölesi oldukça, bir başkasının sözlerine zihnen kulluk ettikçe; gerçek anlamda yaşayamaz. Böyle bir insan zaten yaşamaz, yaptığı tek şey hayatta kalmaktır. Yaşamayıp hayatta kalmanın en güzel örneğini bitkiler verir. Eğer bir ağaç değilseniz yürümenin, bir kaya değilseniz düşünmenin, bir hayvan değilseniz üretmenin sorumluluğunu taşırsınız. Bu dünyaya bir şeyleri izlemek için gelmediğinizi, bunun için herhangi bir sebep bulunmadığını ve size verilen zamanı en iyi şekilde değerlendirmenin sorumluluğunu taşıdığınızı bilmeniz gerek. Siz ne kadar yerinizde durmak isterseniz isteyin, ayaklarınızın altında durmadan dönen bir dünya var. Durmadan hareket halinde olan bir gezegende zihnen ve bedenen durmanın yakışacağı en son canlıdır insan.Çünkü insan 24 saat boyunca hiç durmadan düşünen, çalışan, capcanlı bir beyin taşır.'
' Bir sorunu idrak edebiliyorsa insan, o sorunun mutlaka bir çözümü vardı.'
Axiothea of Plihius, Aspasia of Miletus, and Hypatia of Alexandria...
Hypatia, the great philosopher, is one of the first people murdered by Christianity, who enlarged life and belief by affirming life and declaring it sacred.
And if that person is a woman, the hate is doubled. Because being both a woman and a scientist against Christianity was a great threat.
It is a great tragedy to mention the embarrassment that Christians of great faith today remember Hypatia, who finds that the orbit of the world on which she lives is elliptical.
Hypatia struggled to explain the universe with philosophy and mathematics. One day, Hypatia became the name of the Christians who wanted democracy in Egypt and wanted to live their faith, using poverty to become the majority and massacred those who did not obey them.
She is considered the most important female philosopher of humanity with the words of Hypatia, who was ordered to be obeyed, by saying, "My faith is in philosophy", which will go down in history.
Perhaps humanity would have discovered many things earlier than the elliptical orbit.
Yanlış da olsa düşünmek hiç düşünmemekten iyidir / Hypatia
M.S. 360-415 arasında yaşamış bilim kadını. İskenderiye'de incile kadınlar aleyhine maddeler ekleyen hıristiyanlarca yakıldı. Bu madde kadın suskun olmalı, ders vermemeli idi. Cesareti, zekası ve güzelliğiyle öne çıkmıştı. Düşünce hakkını saklı tut demişti. Bir insan nasıl yaşamalı sorusuna nasıl yaşamamalı diye yanıt vermeli der. Hypatia yaşamın anlamını çözmeyi tanrıya bırakmamıştı. Dogmalara karşı çıktı. Fanatikler İskenderiye kitaplığını yaktığında o bilim kitaplarını kurtarmaya çalıştı. İnsanlar kardeştir derdi. Kimse körü körüne inanmamalı önce düşünmeliydi. Yaşama, kişi kendi aklına göre yön vermeliydi. Başkalarının aklıyla yaşamamalıydı. Tartışmalı ve doğruyu bulmalıydı. Bulduğu doğruları da tartışmayı sürdürmeliydi. Haksızlıklara karşı çıkmamak bir esarettir. Esaret her zaman dört duvar arasında olmaz. Düsünmekten korkan bir insan esirdir. Bilim cesaret ister demişti. Söyledikleri bir kadın tarafından söylendiği için karşı çıkıldı. O bir felsefeci ve matematikçiydi.
Hypatia belki de en çok merak ettiğim tarihi şahsiyetlerden ve yine en çok merak ettiğim İskenderiye Kütüphanesiyle ilintisi de çarpıcı. Ancak Storytel uygulamasıyla dinlediğim bu kitap bi kere Hypatia’nın yazdığı bir kitap olmaması ancak Storytel’de yazarının öyle görünmesi nedeniyle hayal kırıklığı yarattı bende. Çok temel bir kural olan anlatma göster yerine düzensizce bir anlatım tekniği benimsenmiş, döne döne bildiğim şeyleri dinlemekten hiç haz etmedim.
Sadece Hypatia’nın cesareti, aklı ve yürekliliğini hatırlamak bilime ve kendi aklımı kullanma becerime olan düşkünlüğümü anımsattı. Onu hatırlamak her zaman için iyi geliyor o feci ölümünü hatırlamak yüreğimi sızlatsa da.. Cesaretinden öğrenecek çok şey var. Bir de seslendiren kişinin hipatya diye telaffuz etmesi adını, sinir etti 🙈Hypatia ile ilk kez tanışacaklar fikir olsun diye okuyabilir/dinleyebilir. Ama bana kalırsa Agora filmini izleyin yeter 😊
Çok güzel ve etkileyici bir kitaptı. Eserin amacının Hypatia'nın hayatının öyküsünü anlatmaktan daha çok, hangi ideolojiyi savunuyordu, düşünceleri nelerdi sorularına cevap vermek için yazılmış bir kitap olduğuna inanıyorum. Biyografisini okumak isterseniz bakabileceğiniz başka eserler var ancak dünya için önemini, kendi dediği gibi "gerçekliğini" öğrenmek isterseniz, şahane bir kitaptı. Her türden kitap okumayı seven insanların sevebileceği ve felsefe kitapları okumayı sevmeyenlerin bile severek okuyacağı bir eser olduğunu düşünüyorum ve bence herkes okumalı da, doğruyu ve bilgiyi savunan bir kadına neler yapıldığını ve günümüzde neden kadınların adının halen silindiğini çok güzel bir şekilde ortaya koyuyor.
Hypatia çok merak ettiğim önemli bir tarihi figürdü. İnternetten sipariş ettiğimde beni gerçekten heyecanlandıran bir kitaptı. Fakat aynı (birlikte aldığım) Marcus Aurelius kitabında olduğu gibi beni büyük hayal kırıklığına uğrattı. Bu büyük düşünürün sadece birkaç sözü alınarak düzenleyen kişi tarafından bu sözlerin çok da parlak olmayan değerlendirmelerini okuyorsunuz. Destek yayınları kesinlikle bir daha tercih etmeyeceğim yayınevleri arasına girdi.
“İnsan, içindeki en iyi şeyi ortaya çıkarmalı. Ancak bu şekilde kendisini tanıyabilir, sınırlarını ölçebilir ve insanlığa yararlı biri olabilir.” ***
İnsan yaradılışının belki de en zayıf tarafı, yapmak istemediği şeyler konusunda sınırsız bahaneler bulabilmesidir. Bir şeyi yapmak istemiyorsa sonsuz bahaneler sıralamada müthiş bir deneyimi vardır. İki tür insan vardır; biri bahane bulur, diğeri de çözüm bulur. *** Kendime notlar.
dönemi itibaryle radikal bir kadınmış ve sessizlerin sesi olmuş. korkmamış, konuşmuş, sonunu hazırlamış... zamanının ötesindeymiş elbet ve düşünmenin her şeyden değerli olduğunu savunarak taviz vermemiş. talihsiz ölümü ile daha çok biliniyor olması ne kadar üzücü :( kitap aklımda çok yer etmedi, Hypatia hakkındaki bilgiler kısıtlı ve farazi idi.
Hypatia'nın hayata ve bilime olan bakış açısını anlatmasına rağmen, ne üzerine çalıştığına hiç değinmiyor (güneş ve dünyanın yörüngesi üzerine olan çalışması haricinde). Genel olarak, okuması keyifli, 1.5-2 saatte bitirilecek bir kitap. Bence Hypatia'nın yaşadığı dönem ile günümüz Türkiye'si ve dünyasıyla da hayli ilişkili.
15 yaşında lise felsefe dersinde performans ödevi için yapılmış bir PowerPoint sunumu izliyor gibi hissettiren kitap. Hypatia’yı anlatmaktan ziyade “yazar”ın Hypatia’ya olan hislerini birkaç sayfada bir tekrarlayan baştan savma cümlelerle anlatan kitabımsı şey. Büyük heyecanla almıştım, büyük hayal kırıklığı oldu.
Bir deneme edasında yazılmış bir eser. Hypatia'ya ait birkaç cümleyi alıp Hypatia'nın kadınlığını da defalarca vurgulayarak hem kulağa hoş gelmeye çalışıp hem de umarsızca kitabı uzatmış. Kapak dizaynı hariç bu sene okuduğum en kötü kitap olmaya aday
Hypatia beni en etkileyen bilim insanlarından biridir, onun hatırına 4 yıldız verdim. Açıkcası bu seriden okuduğum ikinci kitap ve üçüncüsü olmayacak. Sosyal medyada sürekli dönen özlü sözlerden başka bir şey değil. Oldukça zayıf kitap serisi.
Hypatia cok heyecan verici bir kadin. Bu kitap bu kiymetli figur ile tanisma icin bir adim belki ama icerigicok kuvvetli ve derinlikli degil. Baska kaynaklardan Hypatia okumus kitapseverler varsa onerilere acigim…
Hypatia tarihte bilmemiz gereken bir karakter. Ancak bu kitap çok didaktik ve metiyeli bir yerde, pek bir şey söylemiyor. Hypatia şöyleydi böyleydi, şöyle harikaydı böyle iyiydi vb. o seviyelerde kalıyor...