Jump to ratings and reviews
Rate this book

Radical Artifice: Writing Poetry in the Age of Media

Rate this book
How the negotiation between poetic and media discourses takes place is the subject of Marjorie Perloff's groundbreaking study. Radical Artifice considers what happens when the "natural speech" model inherited from the great Modernist poets comes up against the "natural speech" of the Donahue "talk show," or again, how visual poetics and verse forms are responding to the languages of billboards and sound bytes. Among the many poets whose works are discussed are John Ashbery, George Oppen, Susan Howe, Clark Coolidge, Lyn Hejinian, Leslie Scalapino, Charles Bernstein, Johanna Drucker, and Steve McCaffery. But the strongest presence in Perloff's book is John Cage, a "poet" better known as a composer, a philosopher, a printmaker, and one who understood, almost half a century ago, that from now on no word, musical note, painted surface, or theoretical statement could ever again escape "contamination" from the media landscape in which we live. It is under his sign that Radical Artifice was composed.

264 pages, Hardcover

First published January 1, 1992

3 people are currently reading
155 people want to read

About the author

Marjorie Perloff

64 books61 followers

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
25 (29%)
4 stars
38 (45%)
3 stars
15 (17%)
2 stars
4 (4%)
1 star
2 (2%)
Displaying 1 - 7 of 7 reviews
Profile Image for Usuyitik.
204 reviews76 followers
June 7, 2025
Şiir artık başka bir yere göç etti

Ahmet Haşim o güzelim şiirinde “melali anlamayan nesle aşina değiliz” derken koca bir devrin
kapanışını, şiire muhatap olan kitlenin dönüşümünü bir mısraa sığdırıyordu. Heyhat, dönüşen yalnız
şiirin okuru değil, bizzat kendisi de. Ne diyordu Afrikalı bilgeler: Müzik değişince dans da değişir.
Fakiriniz ne şair ne de Haşim kadar kalem ustası olduğumdan şiirin değişiminden bahseden bir kitap
hakkındaki sözlerim daha uzun sürecek, şimdiden affola.
Ketebe Yayınları yeni başlattığı Poetika serisinde Amerikan şiiri üzerine haylice bir yekun tutan
eserlerin sahibesi Marjoire Perloff’un orijinali 1994’te basılan “Medya Çağında Şiir Yazmak” alt başlıklı
Radikal Zanaat adlı eserini okuyucuyla buluşturdu. Perloff eserinde, günümüzde şiire ne olduğunu, o
güzelim lirik şiirlerin ya da gündelik dile yakınsayan modernist şiirlerin nereye gittiğini yerine o
anlaşılması güç metinlerin neden ve nasıl geldiğini Amerikan şiiri üzerinden açıklamaya girişiyor.
Temel sorular çok basit ama soruyu biraz değiştirince cevaplaması daha kolay oluyor: Şiiri kim
öldürdü? diye sormak yerine şiir okurunu kim öldürdü, onun peşine düşüyor. Neden kimse şiir
okumuyor? diye sormayıp günümüz kültür dünyasında şiirin neye tekabül ettiğini sorguluyor. Kitabın
çıkış noktası da böyle çok temel ve can alıcı bir yerden geliyor. Amerikan şiiri üzerine verdiği dersi
alan göçmen bir öğrencisi, şiirleri bir türlü anlamayıp can sıkıntısıyla “neden Kafka gibi yazmıyorlar?”
diye söyleniveriyor. Perloff da Haşim gibi dahiyane bir şekilde özetliyor koca bir çağı: Çünkü Kafka’nın
televizyonu yoktu.
Perloff’un şiirin değişimine dair temel tezi, Kafka’nın televizyonu ile özetlenebilir. Şunu iddia ediyor
Perloff: Kafka yazarken karşısına aldığı devlet, bürokrasi, modernite gibi kurumlar veya söylemler ile
doğrudan bir ilişkiye giriyordu. Bugünse böyle doğrudan bir ilişki mümkün değil. Bizimle o söylemler
arasında atlayamadığımız ve o söylemlerle ilişkimizi biçimlendiren bir aracı var, o da medya.
Postmodern şiiri anlaşılmaz ve muğlak bulmak; onu geçici bir heves, kötücül bir gösteriş merakı olarak
görmek yerine, özellikle Amerika bağlamında, postmodern kültürün medyayla ilişkisi üzerinden
okumayı tercih ediyor. Nitekim, aşinası olduğumuz yalnızlaşmış ve toplumdan kopuk, yüksekleri
arzulayan şaire bugün rast gelmiyoruz. 1994’te yazdığında Perloff e-postadan, telesekreterlerden,
MTV’den örnek veriyordu. Bugünse şairin bizim gibi etten kemikten, twitter kullanan, story atan yani
biz ölümlüler gibi medyanın aracılığıyla bizimle iletişime geçen ve şiirini de yine bu dolayımlar içinde
üreten insanlar olduğundan eminiz. Perloff, medyanın kaçınılmaz olduğunu, tüm sanatlar gibi şiirin de
yine medyanın söylemi tarafından biçimlendirildiğini iddia ediyor. Şiir dili ile medyanın söylemi
arasındaki ilişkiyi de üç bağlamda ele alıyor. Birincisi Amerikan modernist şiirinde Eliot’ların temsil
ettiği “doğal konuşma” artık 60’lara gelindiğinde yerini talkshow’larla konuşmanın bir gösteriye
dönüşmesine bırakmıştı. Konuşma modelindeki bu dönüşümü Perloff Amerikan language şiir akımı
üzerinden örneklendiriyor. İkinci olaraksa imgeyi ele alarak reklam dünyasının imgeyi esir almasıyla
birlikte şairler için imgenin sorunlu bir şiir unsuru haline gelişini gösteriyor. Medya şairane dili
soğurduğunda şairler de ne yapsınlar, imgeye saldırdılar. Reklam panolarının, gazetelerin, dergilerin
kuşattığı bir dünyada şairin kelimelerle kurduğu imgeler ne yapabilirdi ki? Perloff’un ifadesiyle şairler
de zeki kimseler olduğundan ya onu bir parodiye dönüştürdüler ya imgeyi bir kelime olarak aldılar ya
da şiirde kelimeyi görsel bir algı oluşturmak için değil de farklı bir anlamı kurmak için kullandılar.
Nitekim Perloff’a göre günümüzün en ilginç şairane ve sanatkarane kompozisyonları kendilerini
bilerek veya bilmeyerek televizyon ve reklam dilinin karşıt noktasına koyuyor.mesele televizyonla
yarışmak, otantik bireyi kışkırtmak değil. Son olarak bugün bizim postmodern şiir dediğimiz o tuhaf,
anlaşılması güç, referansları bol bir tür zeka oyunu olan şeyin, şairlerin sermaye ve teknokratlığın
tektipleştirici sesine karşı sergiledikleri bir tutum, bir kaçış olduğunu iddia ediyor Perloff.

Kitabın ismi de buradan hareketle konuluyor. Şiir yeniden yapılan, karılan, uydurulmuş, doğallığı değil
yapaylığıyla ön plana çıkan bir şeye dönüşüyor, yani radikal bir zanaata. Bu da, en baştaki soruya geri
dönecek olursak, şiire ne oldu yerine şiir okuruna ne oldu sorusunu cevaplamaya varıyor: Bu şiirlerin
okunması, muhatabının bir inşasıdır. Bu şiirlerin iyileri de muhataplarının olaylara dair algısını
değiştirir. Yani yeni şiir yeni bir gözle okunmayı talep eder. Daha muhafazakar eleştirmenlerin kötücül
bir evre, bir heves, züppe bir moda olarak gördüğü bu akımın esasında neye tekabül ettiğini medya
bağlamında bir okumayla mümkün olduğunu, medyayla, onunla birlikte ve ona rağmen bir ilişki içindeolduğunu kitap boyunca yaptığı şiir şerhleri ve karşılaştırmalarla gösteriyor Perloff. John Ashbery, George Oppen, Susan Howe, Clark Coolidge, Lyn Hejinian, Leslie Scalapino, Charles Bernstein, Johanna Drucker ve Steve McCaffery gibi şairlerden örnekler verse de aslan payını John Cage alıyor. Bu isimler Türk okuruna aşina gelmiyor olsa da, kitabı dikkatle izleyen bir okur önemli olanın şiirler yada şairler değil Perloff’un medya çağında şiir yazmak üzerine tespitleri olduğunu fark edecektir.

Dileyelim de bu kitaptan ilham alan bir cengaver medya çağında Türk şiirinin aldığı biçimleri yazsın. Ne kadar nefis olmaz mı? Öykü bağlamında bizde de “Netflix’ten sonra öykü yazılabilir mi?” sorusu tartışılmaya başlandı bile. Olur mu olur.

Okur Dergi'de yayınlanmıştır.
Profile Image for Oğuzcan Önver.
93 reviews15 followers
July 1, 2022
İnsan, sayfaya bakınca metnin ekrandan kayması dahil her şeyi bekleyebilir.
Okumana gerek yok sana bi' ara anlatırım.
Profile Image for M.W.P.M..
1,679 reviews27 followers
January 28, 2022
Criticism is not somewhere outside and beyond the "great arc of disintegration and decay" within which we live today: if art undergoes the commodification of "late capitalism," so, inevitably, does critical theory. Or perhaps, as I prefer to think, the parameters can be redefined. In a recent essay on postmodernism for the Socialist Review, Charles Bernstein writes:
We can act: we are not trapped in the postmodern condition if we are willing to differentiate between works of art that suggest new ways of conceiving of our present world and those that seek rather to debunk any possibilities for meaning. To do this, one has to be able to distinguish between, on the one hand, a fragmentation that attempts to valorize the concept of a free-floating signifier unbounded to social significance . . . and, on the other, a fragmentation that reflects a conception of meaning as prevented by conventional narration and so uses disjunction as method of tapping into other possibilities available within language. Failure to make such distinctions is similar to failing to distinguish between youth gangs, pacifist anarchists, Weatherpeople, anti-Sandinista contras, Salvadoran guerrillas, Islamic terrorists, or US state terrorists. Perhaps all of these groups are responding to the "same" stage of multinational capitalism. But the crucial point is that the responses cannot be understood as the same, unified as various interrelated "symptoms" of late capitalism. Nor are the "dominant" practices the exemplary ones that tell the "whole" story.

Like Cage's and Broodthaers's, Bernstein's is a refusal, so to speak, on the part of the maker of art to provide its receptor with so many exempla of a theory already in place. It is also a refusal to make easy generalizations: to take just one example, our penchant for the comparison of "profitable 'postmodern' artwork commodities to what were, in their own time, obscure and noncommercial 'modern' artworks," the comparison serving mainly to point up the telling symptoms of contemporary decline and fall. Indeed, perhaps it would be more useful to work the other way around and to consider, more closely than we usually do, what really happens on the video screen, at the computer terminal, or in the advertising media, and then to see how poetic or art discourse positions itself vis-à-vis these powerful new environments. These are the questions I want to explore in the chapters that follow[...]
- pg. 14-15
117 reviews3 followers
November 19, 2019
An underwhelmuing analysis that is more of a census of material styles within experimental poetry. I was expecting a more critical analysis of where writing will go but my expectations were not reality. There was also a heavy reliance on John Cage being unassailable as a complete poet, which felt an untenable position for what was framed as a critique of experimental poetry as a whole.
Profile Image for Katrinka.
766 reviews32 followers
January 3, 2025
A not-very-helpful review—but I love Marjorie Perloff.
4 reviews
September 24, 2007
Prominent literary critic, Marjorie Perloff, introduces the Language poets to the academic world, at the same time, jump-starting the careers of many of them. In the several chapters, divided into almost discreet essays, she analyzes the relevance of these poets in an age of media, an age which demands different ways of reading, and therefore writing. That said, she's one of the clearest, concisest, and sharpest poetry critics out there today.
Profile Image for Laura.
3 reviews2 followers
February 9, 2008
not as good/helpful as i wanted it to be....i think i read it too late.
Displaying 1 - 7 of 7 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.