Murathan Mungan’ın “Geçerken uğranılacak şiirler değil / geçidini bulacaksın / kendi içinden geçerken” diyerek açtığı Çağ Geçitleri: Hatıradan hafızaya gidişler, kalışlar, geçişler, geçitler... sözün kısası bir ömür.
Girişe yazılanlar, Taptuk’a yazılanlar, Açığa yazılanlar, Yaşamın izinde, Aşekanın izinde ve Kelimelerin takas izi başlıklı altı bölümden oluşan kitapta 90 şiir yer alıyor.
Döngel
Gün başı serinliği, sis içinde kederim Göçebe ruh yerleşik düzen Boy hizası bir rafta duruyor Sakladıklarım, beklettiklerim Herkes uzanabilsin diye Ben gelene kadar her şeyi tut su içinde İbresi kaymış günlerimin İçim yeterse kendime, döner tazelerim
21 Nisan 1955 tarihinde İstanbul'da dünyaya geldi. Mardinli bir ailenin çocuğudur. Babası avukat İsmail Mungan, annesi Habibe Mungan'dır. İlk, orta ve lise yılları Mardin'de geçti; Mardin Lisesi'nden mezun oldu. Mardin eserlerinde sıkça kullandığı mekanlardan birisi oldu. Bu çevrenin taşıdığı farklı kültürel yapıyı, insan olgusunu eserlerine başarılı bir şekilde yansıttı. Yazar, 1972'de Ankara'ya yerleşti. Lisans ve yüksek lisansını Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Tiyatro Bölümü’nde tamamladıktan sonra başladığı doktora çalışmasını yarım bıraktı, Ankara Devlet Tiyatroları’nda altı yıl, İstanbul Şehir Tiyatroları’nda üç yıl dramaturg olarak çalıştı. Gazete ve dergilerdeki ilk yazılarını 1975’te yayımlayan Mungan; yazı hayatı boyunca şiir, öykü, roman, deneme, tiyatro oyunu, sinema yazısı, senaryo, masal, şarkı sözü gibi farklı türlere ait eserler verdi.
Kuşkusuz bir zirve, bir doruk noktası, ama Murathan Mungan'ın son zirvesi olmayacak. Ömrünün üç çeyreğinde kitaplarını okumuş sadık bir okuru olarak söyleyebileceğim, Murathan Mungan'ın yazdıkça zamanı tüketmek yerine kendinden önceki ve yaşadığı çoklu zamanları biriktirdiği. O yüzden bu şiirler uzun bir yazı serüveninin, onun ifadesiyle bir çağın katmanlarını, yarı-saydam ve çok çağrışımlı bir zaman anlatısını içeriyor. Ama benim için, çok da kişisel olarak beni büyüten ve olgunlaştıran, şimdiki zamanımla geçmişimi, şimdiki Murathan Mungan'la yeniyetmeliğimde okuduğum Murathan Mungan'ı birbirine bağlayan şiirler bunlar. O yüzden benim için ifade ettikleri, Murathan Mungan'ı ilk defa bu kitapla okuyan biri için aynı olmayacak.
Metıs yayınlarının ayın armağanı olarak verdiği kitap. Murat Munganın sanırım okuduğum ilk şiir kitabı ve ne okuduğuma şaşırdım. Cok zoraki olmuş, yeni melankolik türk edebiyatçıların çok sevdiği kelimeyle ifade etmek gerekirse Demini almamış yazılar.. mı onda da kararsızım. Bence Artık yayınevlerı ünlü yazarların her şeyini yayınlamayı bırakmalı.. Hem kendilerine hem şaire hem de Okurlara zarar veriyorlar....
Yıllar sonra, nihayet, okumaktan büyük keyif aldığım bir şiir kitabı. Benim için özel bir yeri olan "Yaz Geçer" ve "Oda, Poster ve Şeylerin Kederi" kitaplarının seviyesinde.
Mungan’ ın dervişliğinin, ermişliğinin, mualifliğinin yaşındaki o çok yaşanmışlığının kitabı olmuş. Kendi kalemiyle dediği gibi “ geçerken uğranılacak şiirler değil geçidini bulacaksın kendi içinden geçerken” (...) ya da (...) “ aldığın değil, olduğun nefes üfler kendini senden sonraya mayana göre yaşa, ruhuna göre hatırla “ (...)
Aynı dönemde yaşadığın şairleri takip etmek çok acayip. Tutkukardan, aşklardan, kendi olma çabalarından, hem kendiyle hem ötekiyle kavgalarından öteye uzanmış ömrün geçişine, zamana, geçmiş güne seslenen bir Murathan Mungan buldum ben bu kitapta. İlk okuyuşta bendeki iz bu, ve okudukça genişleyeceğine eminim, kimbilir daha neler neler bulacağım.