Bu, tüm defolarıyla kendini bulmaya çalışanların hikâyesi. Yaşadıklarına rağmen ve yaşadıkları sayesinde daha çok kendi olmak için değişmek isteyenlerin hikâyesi. Tenha güneşli günlerde her dalganın kıvrıldığı ana, kalabalık kapalı bir havada her aralıktan geçen ışık huzmelerine eskisinden daha çok heyecanlananların hikâyesi. Tırmandığı her yokuşa da, tırmanırken arkasından iten her rüzgâra da teşekkür edenlerin hikâyesi.
Bu, onlarca minik öyküden oluşan, hepimizin tamamlanmak derdinde olmayan hikâyesi.
Umut müthiş bir şey. Sesiyle cam patlatabilecek alçak gönüllü bir operacı gibi. Sokak kenarlarından akıp anacaddede buluşan yağmur suyu gibi. Bir sürü insan yerine senin bacağına kıvrılan bir sokak kedisi gibi.
Bu kitabı; oyunculuğunu, sesini beğendiğim Hakan Kurtaş’ın yazarlığının nasıl olduğunu merak ettiğim için almıştım. Kitabı okurken gerçekten garip hissettim. Ara ara karakterle bağlantı kurabilmek hem psikolojik hem de duygusal açıdan beni çok etkiledi. Kısa kısa hikayelerden oluşan kitapları genelde sevmem ama bu kitaba ba-yıl-dım. Hele kitabın ön sözü… “Bu kitap şimdilik benim. Ama senin olacak. Üzerine istediğin izleri istediğin şekilde bırakmakta özgürsün. Kıvırıp kıç cebine koyabilirsin, bitince vapurda unutabilirsin, istediğin sayfasına istediğin lekeleri bırakabilirsin, üzerine istediğin notları yazabilir, resimlerini cümlelerini istediğin tarafına çizebilirsin. İstersen en sevdiğin şarkıda üzerinde tepinebilir ya da onunla elele dans edebilirsin. Seni sen yapan defolar gibi bu kitaba da istediğin defoyu bırakabilirsin. İşte o zaman bu elindeki kitaptan dünyada sadece bir tane olacak. Tıpkı senin gibi, benim gibi, hepimiz gibi.” Etkilenmiştim ne diyebilirim. Alın okuyun, benim gibi kısa kısa hikayelerden oluşan kitapları sevmiyorsanız bile seveceğinizden bazen garipseyeceğinizden ama ne olursa olsun kitabı elinizden bırakamayacağınızdan eminim. *** “Umut müthiş bir şey. Sesiyle cam patlatabilecek alçak gönüllü bir operacı gibi. Sokak kenarlarından akıp anacaddede buluşan yağmur suyu gibi. Bir sürü insan yerine senin bacağına kıvrılan bir sokak kedisi gibi.
İyi ki varız. İyi ki umutluyuz.”
***
This entire review has been hidden because of spoilers.