“Ah keşke şu pencerede kuş olsam da neler konuşuluyor bir duysam…”
Terapi odası sadece iç dökme yeri değildir. Danışanın neyi bilemediğini, göremediğini veya hissedemediğini keşfettiği yerdir. Keşfettikten sonra anlamlandırma mekânıdır. Samimi, içten, farklı duygularını paylaştığı bir ortamdır… Son aşamada da karar verip bu kararı cesaretle uygulayabilmek için destek aldığı yerdir. Terapist ise her danışanla farklı bir role bürünür, farklı ilişkiler kurar, her hikâyede farklı beceriler sergiler.
Bu kitapta yaşamlarından kesitler aktarılan dokuz kişinin hikâyesi yer alıyor. Her biri hem yetişkin, hem çocuk, hem cahil hem de bilge aynı zamanda… Bilinçaltları aracılığıyla konuşmayı tercih ettiler. Terapist, regresyon tekniğini farklı terapi ekolleriyle harmanlayıp onları dinledi… Son derece şaşırtıcı, heyecanlı, sevgi dolu, bazen kırılgan, bazen hüzünlü ancak kesinlikle dönüştürücü hikâyeler canlandı psikoterapi odasında…
sanırım büyük beklentilerle aldım bu kitabı elime çünkü, okurken sıkıldığımı ve beni çok etkilemediğini farkettim...
tabiki sıradan bir okur olarak ve birkaç psikoloji kitabı okuyarak Şeniz Hanım'ı bilgi birikimini ve psikoloji alanındaki uzmanlığını sorgulamak ve yorumlamak haddime değil fakat, kendimi kitaptaki diğer hastaları gibi bir hasta yerine koyup değerlendiriyorum bu kitabı.
kitap açık ve akıcı bir dille yazılmış ki tedavi sırasındaki her ayrıntının anlatmasını tabiki beklemiyordum ama hastaların tek seansta hızla "eski hayatlarına, eski bedenlerine, ilerideki bedenlerine, reankarnasyonlarına" gitmesi bana çok garip geldi.
insan beyni çok garip ve çok derin bunu biliyorum ve araştırmalarım ve okumalarım sonucu; bilinçaltı-bilinç üstü, farkında olmadan yaşadığımız travmalar, önemli görmeyip arka plana attığımız olaylar, yaşanmışlıklar, deneyimler, unuttuklarımız, unuttuğunu sandıklarımız, genetiğimiz, hatırlayamadığımız çocukluğumuz ve hatta anne karnında yaşadıklarımız bile şuanki bizi oluşturuyor ve fiziksel hastalıklarımızın, adını koyamadığımız psikolojik hastalıklarımızın nedeni oluyor... psikolog aracılığı ile insan gerçekten bu anlara inip bunlarla yüzleşerek iyileşebiliyor ki buna zaten inanıyoruz.
fakat, özellikle bu kitapta yer alan teknikler ve hastaların yaşadıkları... kendimi onların yerine koyunca bunları hissedemeyeciğimi düşünüyorum. bunun nedeni belkide islami inancımdan dolayı "geçmiş yaşamımdaki bedenim, reenkarnasyondaki halim" gibi şeylere inanmadığımdan ötürüdür çünkü bunlara inanmayan insanın iyileşme potansiyelinin de olmadığını düşünüyorum ki kitaptaki hastalarda islami inancı yüksek bir hasta yer alsaydı ve onun tedavisini okuyabilseydim belki düşüncem farklı olabilirdi. ama, hastalarda zaten bu tedavideki yöntemlere inanan insanlar olduğu için psikolojik olarak tedavi olumlu sonuçlanmış diye düşünüyorum... tekrar etmek gerekirse bunu okuyucu olarak empati kurarak yorumluyorum çünkü bu kitabı alırken belki bende okuyarak ve hastaların deneyimlerini empati kurarak kendi kendimi iyileştirebilirim düşüncesiyle aldım fakat beni etkilemedi, hatta şuan vakit kaybı olarak gördüğümü söyleyebilirim.
Hastaların problemleri,anlattıkları yaşanmışlıkları çok ilgimi çekti.Ama herkesin sorununun önceki hayatına (reenkarne olmadan önceki )dayanması veya aile diziminde bahsedildiği gibi atalarından getirdiği genetik yükle ilgili olması düşüncesine hala ısınamadım.Bu nedenle kendimi tam veremedim ama yine de psikolojiye ilgi duyanlar için okunmaya değer.Bu kitap bende,İmkan olsa regresyon terapisini deneyimleme,kitapta anlatılan hastalarınki gibi bir çırpıda çözülüverebilecek miyim görme isteği oluşturdu.
Dr Şeniz Ünal hastalarının hayatlarını yazarken akıcı bir dil kullanmış, aralarda psikolojiye ve yaptığı çalışmalara dair detaylar vermiş. Ayrıca kitap tavsiyeleri de vermiş. Hastalarla ilgili daha detaylı bilgi olabilirdi. 3-2-1 diyor ve başlıyor belki burada biraz daha detay olabilirdi. Çalışmaların sonucunda hastaların devam yaşamları ile ilgili daha fazla bilgiye ihtiyaç duydum. Azaldı ama ne kadar azaldı? gibi… Bir de güvenliğin eşinden para almadığını ve hayvanlar için mama koyduğunu belirtmiş bu durum beni rahatsız etti. Tabiki güzel davranışlar önemli örnekler ama bu kadar açık söylenmesi pek hoşuma gitmedi. Hikaye içinde daha farklı şekilde bu sosyal mesajlar verilebilirdi.
Her bir karakteri ayrı ayrı tanıtarak, onların zihinsel ve duygusal yolculuklarını derinlemesine inceler. Her bir karakterin benzersiz bir hikayesi ve kişisel mücadelesi vardır, bu da okuyucuya farklı perspektifler sunar ve insanlığın genelinde ortak olan duygusal deneyimlerin çeşitliliğini vurguluyor insan psikolojisi, aşk, kayıp, umut, pişmanlık ve kurtuluş gibi evrensel temaları ele alır. Her bir hikaye, derinden etkileyici deneyimler sunuyor ve hayatta karşılaşılan zorluklarla başa çıkmanın gücünü gösteriyor
Dr. Şeniz Ünal regresyon terapisi ile psikolojik danışmanlık verdiği dokuz danışanının terapi odasında yaşadıklarını roman tadında bir anlatımla paylaşmış bu kitapta.
Yaşananları anlatırken ara notlarla teknik detaylar vermesini beğendim. Bu tür konularda okurken insan kendisi ile de ilişkilendirebileceği birşeyler arıyor. Her olayın ardından yaşananlarla ilgili bir analiz de yapılmış olsaydı benim gibi psikoloji eğitimi olmayanlar için çok faydalı olurdu diye düşünüyorum.
Yazar ara ara kendinden de bahsederek, dünyanın akışı, Istanbul'da hayat ve düzen, kendi iç evreni, hayat akışı ile birlikte danışanlarının hikayelerini harmanlayarak oldukça akici, düşündürücü, çokça sarsıcı biçimde aktarmış. Oldukça etkilendiğim ve kendi yolculuğumda bolca rehber aldigim, kendime çıkarımlar yaptiğim bir kitap oldu. Zaten amacı da buydu sanırım kitabın. Bana hep rehberlik edecek bir sürü not da aldım okurken
Terapi odasından 9 kişiyi seçen yazar, kitap, film tavsiyeleri ve tedavi yöntemlerinin yanısıra, terapide kullandığı ve aldığı eğitim ekollerinden de bahsediyor.