Marx ve Engels genel bir estetik teorisi ortaya koymadıkları gibi sanat ve edebiyatın herhangi bir sistematik incelemesine de girişmediler. Bu konudaki katkıları, çoğunlukla mektuplarında ortaya çıkan düşünceleri, kanıları ve güncel olaylara değinmelerinden ibarettir. Franz Mehring, Marx` ın edebiyatla ilişkisi hakkında şunları der: `Edebî yargılarında bütün politik ve toplumsal önyargılardan uzaktı. Shakespeare`i ve Walter Scott`u çok sevmesi de bunu gösterir. Ama, çoğu kere politik kaygısızlıklarla hatta uşaklıkla yanyana giden `sanat için sanat` ın `katıksız estetikçilik` fikrine kapılmadı. bu bakımdan da aklı, hiçbir kalıplaşmış formüle ölçülemeycek kadar bağımsız ve diriydi. aynı zamanda okuduğu şeyleri seçmekte hiç titiz değildi ve bilimsel estetleri dehşete düşürecek şeyleri okumaktan kaçınmazdı. (...) yutarcasına roman okurdu; serüven, mizah hikayelerine çok düşkündü. bunları ararken Cervantes, Balzac ve Fielding`den Paul de Kock`a ve vicdanında Monte Kristo Kontu`nu taşıyan baba Dumas`ya da inerdi.`
With the help of Friedrich Engels, German philosopher and revolutionary Karl Marx wrote The Communist Manifesto (1848) and Das Kapital (1867-1894), works, which explain historical development in terms of the interaction of contradictory economic forces, form many regimes, and profoundly influenced the social sciences.
German social theorist Friedrich Engels collaborated with Karl Marx on The Communist Manifesto in 1848 and on numerous other works.
The Prussian kingdom introduced a prohibition on Jews, practicing law; in response, a man converted to Protestantism and shortly afterward fathered Karl Marx.
Marx began co-operating with Bruno Bauer on editing Philosophy of Religion of Georg Wilhelm Friedrich Hegel (see Democritus and Epicurus), doctoral thesis, also engaged Marx, who completed it in 1841. People described the controversial essay as "a daring and original piece... in which Marx set out to show that theology must yield to the superior wisdom." Marx decided to submit his thesis not to the particularly conservative professors at the University of Berlin but instead to the more liberal faculty of University of Jena, which for his contributed key theory awarded his Philosophiae Doctor in April 1841. Marx and Bauer, both atheists, in March 1841 began plans for a journal, entitled Archiv des Atheismus (Atheistic Archives), which never came to fruition.
Marx edited the newspaper Vorwärts! in 1844 in Paris. The urging of the Prussian government from France banished and expelled Marx in absentia; he then studied in Brussels. He joined the league in 1847 and published.
Marx participated the failure of 1848 and afterward eventually wound in London. Marx, a foreigner, corresponded for several publications of United States. He came in three volumes. Marx organized the International and the social democratic party.
People describe Marx, who most figured among humans. They typically cite Marx with Émile Durkheim and Max Weber, the principal modern architects.
Bertrand Russell later remarked of non-religious Marx, "His belief that there is a cosmic ... called dialectical materialism, which governs ... independently of human volitions, is mere mythology" (Portraits from Memory, 1956).
Karl Marx'la Friedrich Engels'in "Sanat ve Edebiyat Üzerine" yazılarından oluşan bir kitap, Murat Belge çevirisi ile, yıllar önce yayınlanmıştı, Birikim Yayınları 2001 yılında yeniden yayınlıyor, yirmi yıl sonra, Birikim Yayınları'nın yayını dün gibi! Marx da, Engels de, sanata ilgileri ile, edebiyat kültürleri ile dünyaca ünlenmiş yazarlar! Marx, Eski Yunan Sanatı üzerine çalışan bir Felsefeci idi, bir yandan da Rönesans Sanatı'nı, Ortaçağ Sanatları'nı, Aydınlanma Çağı Sanatı'nı araştırdı, yazılar yazdı. Marx, aynı zamanda, Dante'nin, Shakespeare'in tüm eserlerini ezbere okuyan bir Şair'di, modern roman sanatı üzerine de araştırmalar yaptı. Engels ise, Antikçağ Sanatları üzerine çalışmıştı, bir yandan da bir Edebiyat Tarihçisi idi, edebiyat eleştirisi alanında yazdıklarını yayınlıyordu. Marx'la Engels, "Sanat ve Edebiyat Üzerine" kitabındaki yazıları ile, Marxizm'in sanata, edebiyat konularına yaklaşımlarını açıklıyorlar, Türkçe'de Murat Belge gibi bir yazarın Türkçesi ile yayını ise Marxizm okurları için bir şans!
Karşılığında bir sevgi uyandırmadan seviyorsan eğer,yani senin sevmen sevme olarak karşılıklı bir sevgi doğurmuyorsa;seven bir kişi olarak sen kendi bir canlı ifadenle kendini sevilen bir kişi durumuna getiremiyorsan,o zaman senin sevgin güçsüzdür,bir talihsizlik bu. :)