Jump to ratings and reviews
Rate this book

Η Θεσσαλονίκη με μοβ καφτάνι

Rate this book
Στο βιβλίο "Η Θεσσαλονίκη σε μοβ καφτάνι" παρουσιάζονται, χωρίς μελοδραματισμούς και τραγικές περιγραφές, τα πολιτικά και κοινωνικά προβλήματα που συνδέονται με την ανταλλαγή των πληθυσμών μετά τη Μικρασιατική Καταστροφή.

Η ιστορία της Ελένης από τη Σμύρνη και της Σεριφέ από το Ρέθυμνο, που βιώνουν τις ίδιες χαρές, τις ίδιες λύπες, την ίδια νοσταλγία, τους ίδιους πόνους, εναλλάσσεται με τα πολιτικά γεγονότα της εποχής. Μέσα από την πορεία των δυο οικογενειών παρακολουθούμε το δράμα της ανταλλαγής των πληθυσμών που επιβλήθηκε στην Ελλάδα και την Τουρκία. Οι δεσμοί των ανθρώπων με τη γενέτειρά τους είναι άρρηκτοι όσα χρόνια κι αν περάσουν, ακόμη κι αν τα συναισθήματα αλλάξουν μέσα σε λίγες μέρες κάτω από αντίξοες συνθήκες και οι φίλοι καταλήξουν εχθροί.

542 pages, Paperback

First published November 1, 2012

6 people are currently reading
55 people want to read

About the author

Yılmaz Karakoyunlu

19 books7 followers
Öğretmen bir anne ve avukat bir babanın oğlu olarak İstanbul’da doğan (1936) Yılmaz Karakoyunlu, liseyi Diyarbakır’da okudu. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'ni bitirdikten sonra (1960) bir bankada müfettiş yardımcısı olarak çalışmaya başladı. 1963’te müfettiş oldu ve üç yıl sonra Devlet Planlama Teşkilatı’na girdi. Lisansüstü öğrenimi için ABD’ye gönderildi (1969), doktorasını İstanbul Üniversitesi’nde tamamladı. Sabancı Holding’de, Kanal D televizyonunda ve Tekstilbank’ta çalıştı. Daha sonra Anavatan Partisi’nden İstanbul milletvekili olarak TBMM’ye girdi. Tiyatro Yazarları Derneği üyesi olan Karakoyunlu, "Sabah" gazetesinde köşe yazıları da yazdı.
İlk romanı "Salkım Hanım'ın Taneleri"nde İkinci Dünya Savaşı sırasında İstanbul’daki ticaret sermayesinin el değiştirmesini ve bu süreçteki ahlakî ve kültürel yozlaşma ile Varlık Vergisi uygulamalarıyla güç duruma düşen azınlıkların dramını işledi. "Üç Aliler Divanı", Atatürk’e yapılan suikastı ve Cumhuriyet'in kurucu kadrolarıyla İttihatçılar arasındaki hesaplaşmayı, "Güz Sancısı"nda ise İstanbul’da 1955 yılında yaşanan 6-7 Eylül Olayları’nı romanlaştırdı.

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
7 (15%)
4 stars
20 (44%)
3 stars
12 (26%)
2 stars
3 (6%)
1 star
3 (6%)
Displaying 1 - 3 of 3 reviews
Profile Image for Aysen Teksen.
10 reviews
April 12, 2013
"Eğer bir gerçeği çarpıtırsan bir daha o gerçeğe sadık kalamazsın" Yorgun Mayıs Kısrakları'nda demokrat parti felaketini, Serçe Kuşun Sonbaharında'da Karaburun'lu Börklüce Mustafa ve Şeyh Bedrettin dramını eşsiz bir tatla anlatan yazar son kitabında mübadele acılarının yanı sıra arka planındaki politik güdüleri dile getirmiş. Genelde ağır ve akademik olan dili de Urla'ya yerleşmesinden sonra EGE'ye uyup daha basit ve keyifli hal almış gibi geldi bana. Mübadele, Egeli olan herkesin hayatından bir parça. Kişisel tarihlerimize damga vuran, bitmeyen bir masal. Ama bu kitap çok iyi bildiğimi sandığım bir konuda beni hayretten hayrete sürükledi. Anladım ki mübadeleye sadece kendi mikro dünyamdan bakmışım hep. Yazar ise iki yakadaki "her" köyden-kasabadan karşılıklı öyküleri dile getirmiş. Daha da önemlisi, bu işin Venizellos-Atatürk arasında nasıl kotarıldığına bakmış. İnsan yüreğinin, aklının isyan edeceği gerekçelerle yüz binlerce insanın bir anda (bir hafta gibi kısa bir sürede) yersiz, yurtsuz, dilsiz, mezarsız, komşusuz, yataksız-yorgansız kalmasını romandan da olsa izlemeye yürek kolay dayanmıyor. Bugüne dek benim için sadece Üsküp ve Girit anlamına gelen mübadele bu kitapla zenginleşti. Artık Hanya, Resmo dağlarının gözyaşını da bilir oldum. Ve siyasetin kirli hesaplarını, acımasızlığını. "Taşıyamayacağımız yükü omuzlarımıza Tanrı değil kendimiz koyarız" "Giritli bilir ki gereğinden fazla konuşursa söz maksadını aşar", "Toprak ve kök sevişmemişse hiçbir dalın çiçeği özgürleşemez", "Sırlarla nurlar aynı anda gelirler"
Profile Image for Elçin Arabacı.
158 reviews201 followers
October 26, 2023
Lozan ve mübadelenin Türkiye ve Yunanistan tarafında kurucu babalar sanki dakika başı özdeyiş yumurtlamak için namürenahi bir belagat sergiliyorlar. Güya "sıradan" insanlar da onlardan çok farklı değil. Her biri ayrı empati ve erdem timsali. Sanki gerçek insanlar değil antik Yunan şehirlerinin tapınaklarındaki heykeller konuşuyor. Kurgu elbette tarihsel gerçekliğe birebir oturmak zorunda değil, ancak bu kurgu da pek yapay. Üstüne üstlük, Venizelos Girit'teki Müslüman komşularını pek sevdiği, Mustafa Kemal bağrında Selanik hasretiyle yanıp tutuştuğu halde neden her iki lider de mübadele konusunda kararlı ve ısrarcı, belli değil. Çünkü o bahse girilse, bu karşılıklı empati ve erdem tatlışlığı hikayesi yıkılacak. En iyisi kahrolası İngiliz emperyalizmi deyip, hikayeyi bağlarız, diyor Karakoyunlu, öyle de yapıyor. Dimağda tatsız tutsuz bir tat bırakan, anekdotlar üzerine oturtularak tarihi roman havası yakalamaya çalışmış, ancak çok da başarılı olmayan sası bir roman.
Profile Image for Özgün Onat.
437 reviews6 followers
August 14, 2020
Nihayet keyifle okuduğum hem sonunu, olanları merak edip bitsin diye elimden bırakamadığım ; hem de bitmesini istemediğim kitabım bitti :( Kapakta dediği gibi " Bir Mübadele Romanı". Ankara'dan Atina'ya, Lozan 'dan İzmir'e, Şarköy'den Resmo'ya, Mürefte'den Drama'ya, Selanik'ten İstanbul'a, mübadilleri taşıyan Kavala - İstanbul Treninden, Giresun Gemisine mübadele sırasında yaşananları; hem siyasi yönden hem de sosyal yönden masalsı bir dille anlatıyor. Başta bu dağınık coğrafyalarda, birçok karakterle kafa karışıyor gibi oluyor ama olay örgüsü ve karakterler oturduktan sonra sürüklüyor, sizi bugünlerden alıp o günlere götürüyor. Mübadil, iki taraf içinde aynı şeyi ifade ediyor; doğduğun, büyüdüğün, yaşadığın, kuşaklardır maddi, manevi emek verdiğin topraklardan sökülerek, başka topraklara sürükleniyorsun. Genelde akıcı bir dil, bazen sıkıcı betimlemeler olsa da genelde iyi, rahat okunuyor. Sonunda epilog olduğu için karakterlerin sonunu merak etmiyorsunuz. Geçmişimizde neler olduğunu, tarihte neler yaşandığını, insanlık dramının sadece savaşla kısıtlı olmadığını görmek, öğrenmek için bence herkes okumalı. Özellikle tarih sevenlerin okuması gerekir.
Displaying 1 - 3 of 3 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.