Jump to ratings and reviews
Rate this book

Ölümlüler Deliler Yalnızlar

Rate this book
Talih ve talihsizlik hayatlarımızın parçası. Bilirsiniz, başımıza iyi ya da kötü şeyler geldiğinde tekrarladığımız pek çok söz vardır; “Şans”, “Kader”, “Kısmet”, “Baht” deriz, “Hayırlısı!” deyip hayatımıza devam ederiz. Ancak o kötü şeyler başkasının başına geldiğinde dillendirmeyi pek tercih etmediğimiz bir his daha vardır, hatta Almanların tam da bunu anlatan bir sözcüğü bile var: Schadenfreude. Yani başkasının talihsizliğine sevinmek. Hani, “Şükürler olsun benim başıma gelmedi!” derkenki o rahatlama hissinin ardına sığınmış gizli sırıtış, kötücül zevk var ya, işte o.

Elinizde tuttuğunuz kitap da, okurken bol bol kendi hâlinize şükredeceğiniz, “talihsiz diğerleri”nin hikâyelerini anlatıyor. Aramıza saklanmış uyumsuzların alın yazılarıyla yüzleştiği, bazısını çok iyi tanıdığımız diğerleriyse bize yabancı, bir yandan maceralı, diğer yandan gündelik, hem şaşırtıcı, hem hüzünlü, bazen düpedüz çılgınca anların öyküleri.

Oğlak Yayınları, tekinsiz hikâyeleriyle okurlarına konuşulmayan bir dünyanın kapılarını açan Demokan Atasoy'un Ölümlüler, Deliler, Yalnızlar'ını Maceraperest Kitaplar arasında yayımlamaktan gurur duyar.

128 pages, Paperback

Published March 13, 2020

1 person is currently reading
22 people want to read

About the author

Demokan Atasoy

13 books69 followers
Eski Ankaralı(3 nesil), yeni İstanbullu. Turizm ve Sinema okudu. Sinemada asistanlık, özel televizyonlarda yönetmenlik ve yapımcılık yaptı. Sektördeki ikinci yılında, “Yaşam Ustaları” adlı programıyla, Çağdaş Gazeteciler Derneği’nin TV Programı dalında Yılın Başarılı Gazetecisi Ödülü’nü kazandı. İstanbul için, maceralı, hikâyeli, müzikli turistik mobil uygulama üretti.
Aylık sinema dergisi Rabarba Şenlik’te, “Canavarlar, Yaratıklar, Manyaklar” adlı korku bölümünü hazırlayıp korku sanatlarını sinemaseverlere gerçek yüzüyle tanıttı. Hayalgücünün Merkezine Seyahat, Anadolu Korku Öyküleri, Aşkın Karanlık Yüzü, Karanlık Yılbaşı Öyküleri adlı seçkilere öyküleriyle dahil oldu. Yabani Dergi, Lemur Dergi ve Kabuk Dergi’de öyküleri yayımlandı.
İlk romanı Konuşulmayan 2018 yılında, ilk öykü kitabı Ölümlüler, Deliler, Yalnızlar ise 2020 yılında yayımlandı. 2021 yılında Ötüken Neşriyat’ın Tekinsiz Kitaplar serisinin ilk kitabı, Kötülüğün Tasarımı: Eski İran Dinleri ve Şeytanın Doğuşu’na ilk novellasıyla dahil oldu. 2022 yılında önce ikinci öykü kitabı, İçine Çekenler'i ve bunu takiben ortaklarıyla beraber Gerisi Hikaye'den Vampir Öyküleri kitabını yayımladı. 2024 yılında Kötülüğün Tasarımı'nın ikinci kitabı Tanrıların Krallığı bu sefer bir makale iki roman ile devam etti. Korku kültürünün daha geniş kitlelere ulaşması ve tanınması amacıyla Gerisi Hikâye adlı podcast programını ortaklarıyla beraber üretmeye devam ediyor.

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
6 (24%)
4 stars
14 (56%)
3 stars
3 (12%)
2 stars
2 (8%)
1 star
0 (0%)
Displaying 1 - 6 of 6 reviews
Profile Image for Işın Tetik.
8 reviews3 followers
January 29, 2021
Bir hikayenin sizi bulunduğunuz andan çekip bambaşka bir boyuta taşıdığı oldu mu hiç? Hayatın içinde, yaşamın akışını alıştığınız şekilde deneyimlerken bir başkasının algısındaki farklılığı tecrübe etmenin, sizin için bazı şeyleri değiştirdiğini fark etmenin şaşkınlığını tecrübe ettiniz mi? İşte bu hikayeler tam da böyle. Uzun yıllar tanıdığım, kalemine büyük saygı duyduğum ve ilham aldığım sevgili yazar dostum Demokan Atasoy'un sanatının büyüsü bu seçkide daha da belirgin bir şekilde ortaya çıkıyor ve ilk romanı Konuşulmayan'ın yarattığı etkiyi bir kere daha benzersiz bir biçimde perçinliyor.

Onun kalemi farklı. Satırların arasında gizlenmiş ikincil anlatıları, olay örgüsünün sersemletici olduğu kadar meraklı akışı, sıradan görünen algıların sıra dışı, şaşırtıcı doğallığı, kelimelerin dürtükleyip çimdiren, bazen çileden çıkaracak kadar yabancı bazense kucaklayacağınız kadar tanıdık samimiyeti, son cümlelerin ardından gelen noktalamayla duyumsadığınız her biri birbirinden farklı o tuhaf tad ve ardında bıraktığı duygusal izle, benzersiz bir deneyim Ölümlüler, Deliler ve Yalnızlar. Çarpmak, irkiltmek, şaşırtmak, gülümsetmek, hüzünlendirmek; ölümlülüğü, deliliği ve en önemlisi de yalnızlığı iliklere işlemek için yazılmış satırlarla dolu. Seçkinin son sayfasını çevirdiğinizde daha fazlasını istemekten kendinizi alamıyorsunuz. Bittiğinde hissettiğiniz o duyguyu tam olarak adlandıramasanız da bir şeyler yetmediği için başa dönüp bir kere daha okumak istiyorsunuz. En azından kendi deneyimimi bu şekilde tarif etmem sanırım uygun olur.

Kitaptaki her bir öyküyü sevsem de Diğer Amerikalı benim favori öyküm oldu. Hepimiz hayatımızın bir döneminde kızılderili değil de kovboy olmayı arzulamışızdır... Hikayenin yansıttığı diğer hislerle birlikte, sanırım yalnızlık bundan daha güzel anlatılamazdı.

Küt'ü de çok sevmeme rağmen ikinci favorim kesinlikle İnsan Ne İster?. Kocaman bir distopyanın kısacık bir hikayede böylesine dolu dolu anlatılabilmesi, hayranlık uyandırıcı. İnsan ister istemez kendine "Bir Isıtıcı olmak ister miydim?" diye sormaya engel olamıyor.

Son olarak da Ergen... Öylesine sarsıcı bir hikaye ki, hikaye bittiğinde sersemliği üzerinden atmanız için biraz zaman geçmesi gerekiyor.

Kalemine sağlık Demokan Atasoy ve bu olağanüstü okuma tecrübesi için teşekkürler.



Profile Image for Murat Dural.
Author 19 books630 followers
June 28, 2020
Demokan Atasoy'u neredeyse yazma serüveninin en kritik, en önemli dönemlerinden beri takip ediyorum ve muhakkak okuyorum. Belkide şunu kolaylıkla ve çekinmeden söyleyebilirim ki "Şu ülkede gördüğüm en güçlü değişim, gelişim örneklerinden biri" Demokan. Fantazya, özellikle korku üzerine iyi olan öykücülüğünü geçtiğimiz sene çıkan "Konuşulmayan," romanı ile olumlu anlamda tarumar eden, çıtasını yükselten ve şimdide şaşırtıcı derece damıtılmış kısa (dört yıldızın sebebi; yetmiyor, doyamıyoruz, daha uzun olsun istiyoruz!) öyküleri, gündelik yaşamı barındıran anlatıları, gülümseme ve germe arasındaki kendine has formülüyle yine, yeniden başarıyı yakalıyor. Tek eleştirim çabuk bitmesi ki zaten sevdiğim yazarlara doyamamak gibi bir ihtirasım var. Küçük diye aldığınız kitap damakta kafi derecede tat bırakmayı başarmış yinede. Türlere bağlı olarak seven olabilir sevmeyen olabilir ama şu ortamda kalemini deneysel de kullanan, farklı şeyleri denemekten böylesine çekinmeyen, konsantrasyonu yüksek ve samimiyetini cümlelerine yansıtan yazarlar beni heyecanlandırıyor. daha fazla okuma ve özellikle daha fazla yazma isteği uyandırıyor. Demokan'da artarak "Yeni kitap nerede!" diye darlayacağım yazarlar listesinde üst sıralardaki yerini iyice sağlamlaştırdı. Bu kitap da bitti dostum; ee hadi bizi bekletme. Sen ve eserlerinin yolu her daim açık olsun!
7 reviews1 follower
April 30, 2020
Tüm hikayelerde sizi farklı bir yerden yakalayan, akıcılığı ile nefes almadam okumanızı sağlayan enfes bir kitap.
Profile Image for İlteriş.
106 reviews4 followers
May 12, 2022
Öykülerden beklentim son satırları okurken beni tek hamlede knockout edebilmesidir. Büyük çoğunluğu zevk alarak okuduğum çarpıcı öykülerden oluşsa da tüm öyküler beni içine çekmedi. Mesela akışkan, amerikalı ve diğer amerikalı hoşuma gitmedi. Öteyandan sokakta, sis geçince, bahçe ve küt harika öykülerdi. Diğer öyküleri de bir o kadar beğendim.
Profile Image for G. İlke.
1,292 reviews
April 4, 2021
Mütemadiyen "ne okuyorum ben şu anda" sorgulaması yaşatıyor. Yazarın ilk romanı olan Konuşulmayan'da da finalde aynı soruyu sormuştum kendime. Demek ki yazarın özelliği bu... Olmayacak, olduramayacağımız şeyleri yazıyor. Peki nasıl öyküler bunlar, garip mi? Fazlasıyla. Hiç oluru yok mu? Vallahi bence yok ama burası olmazların olduğu bir coğrafya, yani neden olmasın.. 😅 En çok Sis Geçince'yi sevdim, romana evrilebilecek bir yapısı var. Bir daha bir daha okunur, cidden güzel. Akışkan'ı ise hiç sevemedim, adı gibi çok akışkan ve havada kalmış gibi geldi bana... Sonuç olarak, iki kitapta da aynı duyguyu yaşattığı için yazardan ne bekleyeceğimi, onu hangi ruh hâlindeyken okuyacağımı biliyorum artık. Bir tarz sahibi olan yazarları sevdiğimi her zaman söylüyorum. Bu bence önemli bir şey çünkü. Siz de "değişik" bir şeyler okumak isterseniz, bir şans verebilirsiniz. =)
Displaying 1 - 6 of 6 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.