Büyük ruhâniyetli âlim Ebu’l-Ferec İbnu’l-Cevzî, bu eserinde insanlığın en büyük korkusunu, bu dünyadan ayrılma ürküntüsünü giderecek ve gönülleri yatıştıracak öğütler veriyor. O korkuyu yenenlerden sayısız örnekler sunuyor: İnsan, öte âlemde yaşayacağı sonsuz hayatı zihnen bir hayal etmeli! O hayatın ebediyen süreceğini, son ve sınır nedir bilinmeden bitmez tükenmez yaşayış içinde olacağını gözünün önüne getirmeli!
O zaman içinde duyacağı sevinç, nasıl bir acı olursa olsun bütün acılarını unutturur. Dahası, öylesi bir cennete erişmek için ölümün gerekli olduğunu da bileceği için, artık ölüm ona tamamen anlamsız ve önemsiz gelir.
“Bu dünya müminin zindanı, kafirin cennetidir.“ “Nasıl Yaşarsanız Öyle Ölürsünüz Nasıl Ölürseniz Öyle Dirilirsiniz” Hadis-i Şerifi şu kısacık hayatımızın aslında bir özeti gibidir. Nasıl ki dünya hayatı en somut haliyle mevcut ise ahiret hayatı da orada bir yerlerde bizi bekliyor. Bu kitapta cennete girebilmek için hayatımızı nasıl yaşamamız gerektiği ve ölüme karşı nasıl bir yaklaşım içinde olmak gerektiği anlatılıyor. Bunlardan birkaçı şöyle: -Kaderi seve seve kabullenmek… -İnsanlara dertlerimizi sızlanmamak… -Duygu ve tutku ile değil akıl ile hareket etmek… -Musibetlere ve belalara sabretmek… -Allah’ın rahmetinden ümit kesmemek… Bu dünyada aklımızı kullanarak, kalbimizle hissederek ve ruhumuzla özümseyerek yaşamaya özen göstermeliyiz. Benim için istifade ettiğim bir kitap oldu. Bu tarz kitaplar yaşam kalitesini gerçekten arttırıyor, her davranışta daha özenli olmaya yöneltiyor insanı. Herkes okumalı!..
Bilge adamın eserlerinde ikinci kitabı deneyimlerken önde gelen kişisel gelişim kitaplarında hep söylendiği gibi, “Önemli olana öncelik verin”(onlar geçici olana değer verse de) ki bu kısa hayatta eylemlerimiz bir anlam ve sonunda bize en değerli getiriyi ulaştırsın. Coğrafyanın kader olduğunu hep içerlenerek söyleriz bir ortadoğulular ancak bu kaderin üstümüzdeki en büyük talih olduğu gerçeğini anlamakta malesef gaflet içindeyiz. Bu dine mensup olmanın getirdiği sorumluluk apayrıdır ve ödülü de emsalsiz olacaktır diye naçizane tahmin ediyorum bu sebepledir ki dünya hayatının kısalığını bilmek asla yeterli değildir, tıpkı rutin bir egzersiz gibi sık sık kendimize hatırlatılmalıdır ki dünyaya öncelik veren ezici çoğunluğun girdabından kendimizi kurtaralım.