Hayatındaki sorunları düşün; değersizlik duygun, sana zarar veren ilişkilerinden vazgeçemeyişin, başarısızlıkların, aynı hataları tekrar tekrar yapışın, başkalarına şefkatle yaklaşırken kendine acımasız oluşun, içindeki kaybolmayan öfke ve hatta kıskançlıkların…
Bunları yaşamayı sen mi seçtin? Ya da belki de geçmişte yaşadıkların bugün böyle hissetmene neden oluyor. Kendini suçlamayı bırak, bu işleri daha kötü hale getirmekten başka bir işe yaramaz.
Bu kitapla birlikte geçmişinin karanlık dehlizlerine doğru bir yolculuğa çıkacağız; içine doğduğun aileden, yaşadığın travmalara kadar, bugün var olan problemlerinin geçmişteki izini süreceğiz. Çocukken alman gereken sevgi, saygı ve güveni alamadığın zaman neler olduğunu, zehirli anne baba davranışlarının nasıl yıkıma yol açtığını görecek; bazen önemsiz sanılan küçük bir travmanın uzun vadeli etkilerinin çok büyük olduğunu fark ettikçe hafifleyeceksin.
Bu kitap sana mucizeler vaat etmiyor, hiçbir şey mükemmel olmayacak, ancak şu anki halinden daha iyi hissetmen kesinlikle mümkün. Beraber yürüyeceğimiz yolun amacı bu.
İlköğretim ve lise eğitimini Ankara’da alan Beyhan Budak üniversite eğitimini İstanbul Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nde tamamlamıştır.
Üniversite eğitimi sonrasında ilk yüksek lisans eğitimini Gazi Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Bölümü’nde yapmıştır. Romantik ilişkiler üzerine yüksek lisans tezini hazırlamıştır. İkinci yüksek lisansını “Klinik Psikoloji” alanında İstanbul Esenyurt Üniversitesi’nde tamamlamıştır. Beyhan Budak evli ve iki çocuk babasıdır.
Uzun yıllar T.C. Sağlık Bakanlığı’na bağlı bir hastanede çalıştıktan sonra istifa etmiştir ve psikoterapi ve eğitim çalışmalarına kurucusu olduğu merkezde devam etmektedir.
2018 yılında Tedx Kaleiçi etkinliğinde, “O Satın Aldığın Şey Mutluluk Değil!” isimli bir konuşma yapan Beyhan Budak, birçok kurumda ve şehirde kendine yardım konularında 300’den fazla konuşma yapmıştır ve hâlâ bu konuda çalışmalarına devam ediyor. Birçok TV ve radyo programında alanıyla ilgili paylaşımlarda bulunmuş, bazı çizgi filmlere senaryo danışmanlığı yapmıştır.
Kendi danışanlarına psikolojik destek vermek dışında, birçok sebepten ötürü psikolojik yardım alamayan insanlara ulaşabilmek için kurduğu YouTube kanalında “Popüler Psikoloji” ve “Kendine Yardım” konularında videolar yayınlamaktadır. Bu kanalda yayınladığı videolar, bugüne kadar 500 binden fazla kişi tarafından 30 milyondan fazla kez izlenmiştir.
Çok fazla ön yargıya sahip bir kişi ve psikoloji alanının analizi kolay çözümü zor bir alan olduğunu düşünen biri olarak bu kitabı bitirebilmemi iki şeye borçluyum: 1) kapağını açtığım her kitabı bitirme kuralım, 2) inanmadığım şeyler hakkında daha çok okuma ve araştırma isteği.
Kendi de bu kitapta anlatılanların çoğunu yaşamış bir kişi olarak fikrim şu şekilde; kitapta anlatılan hemen her şey (bilimsel teknik ve referanslar hariç) çok basit nasıl-neden sorularıyla kök sebebe inebilen herkesin söyleyebileceği seviyede.
Ya da bilmiyorum ya belki ben yaşlanmışımdır ve kitap okumayı beceremiyorumdur:)
Kitap çoğu zaman tecrübesizce yazılmış gibi geliyor. Psikoloji alanına yeterince hakim olan bilimsel dilden yoksun gibi. Çoğunluğunda ise pratikte yol gösterme ve sorunları analiz etme var. Bunları kişisel tecrübeleriyle bize aktarıyor saygıdeğer Budak. İnsanlarla kurduğu iletişim, sosyal medya videolarıyla işinden daha öte bir yakınlık kuruyor kendisi. Nabzı nasıl tutacağını bir fikri nasıl izah edeceğini çok iyi biliyor. Videolarının yanında birazcık eksik kalmasının sebebi budur. Kitaptan öğrendiğim çok şey oldu, bunlar bilimselden çok pratikte nasıl yaparıma yönelikti. Suçladığımız insan hep kendimiz oluyoruz ama eksik bilgilerimizle derine inemiyoruz. Budak kendine has tavsiyeleri ve alıntılarıyla güzel bir eser yaratıyor…
Cevapsız sorularımız, sorunlu ilişkilerimiz, olaylara bakış açılarımız, içimizi bir kurt gibi yiyip bitiren sorunlarımız titizlikle irdelenmiş. İyileşmemiş, üstü kapatılmış çocukluk travmalarımızın, günlük hayatlarımıza bu kadar sirayet etmesine insanın inanası gelmiyor. Arınmak ve içimizdeki karanlık dehlizlere inmek için çok güzel bir rehber. Anlatım diline, olayları ele alış şekline, kitabın insanı yormayan üslubuna bayıldım. Kesinlikle tavsiye ederim 😉
İlk defa bu tarz bir kitap okudum. Mükemmel değildi. Yine de bir yerde faydalı bir okuma oldu çünkü işime yarayabilecek birkaç yeni şey öğrendim. Mehhh
Son zamanlar məşhurlaşdığına sevindiyim insanların başında gəlir Beyhan Budak. Çünki tək istəyi daha yaxşı insan olmaq və daha yaxşı insanların yetişməsinə yardım etməkdir. Bu dəfə bir öncəki kitabından qat-qat təkmilləşmiş və praktiki üsullarla oxucusunun qarşısına çıxıb. Müəllifin ən sevdiyim xüsusiyyəti, şişirdilmə vədlərlə oxucusunu aldatmır, amma gerçəkləri də oxucusunun qəlbini qıracaq tərzdə ifadə etmir. Nümunə olaraq göstərdiyi misallar o qədər əlaqəli və insana təsir edəcək, fikrini kitaba cəmləyəcək qədər maraqlıdır ki, inanmıram bu kitabı bitirən hər hansısa biri ona müsbət təsir edəcək hər hansı bir şey götürməsin.
Yeni kitabının üstündə işlədiyinin sevinci ilə bu kitabını da ruhən rahatlamış və daha kamilləşmiş olduğumu hiss edərək bitirdim.
Psikoloji üzerine olan kitaplarda, bilimsel araştırma temeli ağır basan ve bol kaynağa atıf yapanlardan daha çok keyif alıyorum. Bu kitabı o kategoride değerlendiremem ancak yine de okurken memnun kaldım. Yormuyor, sohbet havasında belli mini hikayelerle söylemek istediğini ortaya koyuyor ve tatlı tavsiyeler ya da mini ödevler veriyor. Dilinin sade ve akıcı olması ve hızlıca okunabilmesi yönünden herkese hitap edebilir nitelikte. Özellikle kitabın sonunda yer alan duygularla ilgili bölümlerini etkileyici buldum.
Ben yazarın bu ikinci kitabını ilk kitabından önce okumuş bulundum ve üslup, içerik ve genel anlamda ilk kitabı “Kendine İyi davran güzel insan” a göre çok çok daha başarılı buldum. O basmakalıp bir tavsiye dizisi gibiyken, burada yazar psikoterapi tecrübesi ile okuyucunun yolunu aydınlatmaktadır. Özetle; “Ne olduysa oldu, geçmişi değiştirmeye çalışma hasara odaklan” düsturu ile hissedilen kaygıların analizi, bağlanma şekilleri, zihinsel virüslerimiz, ebeveyn ile ilişkiler veyahut diğer olası travmalardan gelen çocukluktan taşınan izler, zarar verici davranışlarımız hakkında müthiş eğitici çarpıcı bir bilgi havuzu karşımıza çıkıyor. Değişebilme potansiyeli var ise olabildiğince kendine dürüst şekilde ama kendini de çok yargılamadan yıpratmadan sadece ileriye yönelik fayda için okunmasını şiddetle tavsiye ederim. Gönüllü psikoterapi seansınızı içerisinden çıkarttığınızda, kendinize not düşeceğiniz ödevler çok değerli…
Of. Birinin beni pışpışlaması çok iyi geldi. Valla rahatladım yahu. Beyhanla ilgili geçen gün bir arkadaşım yorumda bulundu. Beyhanı samimi bulmadığını ve herkesin suçsuz olamayacağını, belirtti. Açıkcası kendisini sık sık duygusal ve naif bir insan olarak tanımlamasından ötürü ben beyhanı samimi buluyorum. Ayrıca tabii ki herkesin suçsuz olduğunu düşünmesem de birçok kişinin bu noktaya itildiği ve buna direnemediği gerçeğini de kabul ediyorum. Kendimizi ne kadar değiştirebiliriz bilmiyorum ama bizi etkinleyen ortamı, çevreyi değiştirebiliriz. Bunun için ise önce irademizin kutsallığından vazgeçmemiz gerekiyor tabii ki. Kitap güzel bir sözle başlıyor. İnsanın başına gelen en kötü şey yapayalnız kalması değil, yapayalnız hissetmesine neden olacak insanlarla birlikte yaşamasıdır 😩😩😩😩🥺😡 -goethe
Senin Suçun Değil Güzel İnsan, O Yüzden Kendine İyi Davran Beyhan Budak 'I YouTube ve Instagradaki içerik ve gönderilerinden biliyorum. YouTube videolarını sevsemde nedendir bilmem "dostum" deyişi beni minnacık bile olsa irite ediyordu ama videolardaki anlatımı konuları ifade ediş şeklini hep sevmişimdir. Yine de kitabını alırken bir tık önyargılıydım nedense. Kişisel gelişim kitaplarının çok büyük bir kısmını sevmiyorum (nadiren de olsa sevdiğim eserler çıkıyor mesela Şu Hortumlu Dünyada Fil Yalnız Bir Hayvandır ya da Masallarda Bir Peri Çıkar Karşınıza Gerçek Hayatta Öğretmen veya Yollar Tek Adımla Başlar...gibi eserler. Bunun dışında kişisel gelişim kitaplarından ziyade psikoloji ve araştırma kitaplarını daha çok seviyorum) ve bu kitap da nedense kişisel gelişim kitabı izlenimi veriyordu. Yazarın uzman psikolog olduğunu bilsem bile. Ama kitap beni çok büyülemese bile sevdiğim bir eser oldu. Yazar basitçe herkesin anlayabileceği kavramlarla "geri çekilmenin, insanlara bağlanmanın, kendini sabote etmenin...ve daha birçok konuda yaşantımızda bazı davranışları sergilememizin " nedenlerini başarılı bir şekilde açıklamış. Karşılaştığı vaka örnekleriyle bir arkadaşınızmışcasına fikirlerini düşüncelerini ifade etmiş. Bazen bilimsel çalışmalardan örnekler vermekten de çekinmemiş (keşke daha fazla olsaydı o zaman kitap daha da güzel olurdu. Mesela bu kitap: “Beni Ödülle Cezalandırma” çok güzel bir örnek ). En önemlisi de uygulanabilecek uygulamalar eklemiş ki bu kıymetli bence. Biraz daha yapılan çalışmalara örnek verilse daha iyi olabilirmiş. Kısacası kitap bence güzeldi beni üzmedi sevdim. Kitapla kalın sağlıcakla kalın. Not: Daha çok sevdiğim birkaç psikoloji kitabı önerisi bırakayım (Türk Yazarlardan): İyi Aile Yoktur, İyi Toplum Yoktur Beni Ödülle Cezalandırma, İçimizdeki Çocuk, Yetişin Çocuklar, İnsan Her Koşulda
Beyhan Budak’ın yazı dilini çok beğeniyorum ve kitaplarını, yazdıklarını okurken hem dile olan hakimiyeti hem de güzel anlatımı, örneklemeleri sayesinde daha çok keyif alıyorum. İlişkilere ve geçmişte yaşanmış kötü anılarla baş etmeye yönelik bu kitabı, iki ana bölüm olarak algıladım: ilişki türleri ve sorunları anlattığı ilk bölüm, sonrasında bu problemlere karşı iyileşme önerileri olan ikinci bölüm. İki kısmı da keyifle okudum. Kitabın bazı kısımlarında bulunan “ev ödevleri” insanın kendisiyle kalabileceği bir zamanlara daha çok teşvik ediyor, bir ipucu yakaladığınızda çözülebileceğine dair umut veriyor. Benim en beğendiğim kısım 5. Bölüm oldu, bölümün adı “Geçmişin Hasarlarını Onarmak” da olsa geçmiş veya geleceğe olan yolda insana her zaman eşlik edecek bir bölüm olduğunu düşünüyorum.
This entire review has been hidden because of spoilers.
Yazarin okudugum ilk kitabi ve genel olarak begendimi belirtmek istiyorum. Hayat akisi icerisinde surekli olarak duygusal manipulasyonlara ve turlu yıldırmalara maruz kaliyoruz ve maalesef bazen bu durumlari anlamak kolay olmuyor. Onun icin bu ve benzeri kitaplari okumali ve kendimizi bu tarz durumlara karsi korumaliyiz. Kitapta begendigim bircok yer oldu ama beni en cok etkileyen, farkli bir bakis acisi kazanmami saglayan bolum cocuk benligin olusumu ve yillar gecse bile bazi durumlarda harekete geciyor olmasiydi. Kitabi bitirdikten sonra bu konuya ayrica bir ilgi duymaya basladim. Farkli kitaplar okuyarak daha fazla bilgi edinmek istiyorum. Tavsiyesi olanlar var ise lutfen yorum kisminda belirtin. Herkese iyi okumalar.
Bu kitabı okuduğunuz her an minik destek seansları alıyor gibi hissediyorsunuz. Kitabın kapağında “geçmişin yüklerinden kurtulma rehberi” yazıyor; ciddi travmalar için bir rehber izlenimi verdiği için biraz ön yargı yaratıyor. Oysa farkında olmasak da bugün hissettiğimiz her şey ve düşünme tarzımız çocukken bize bakım verenlerden öğrendiklerimizden ibaret. Bu ve benzeri kitaplar yalnızca bunu daha iyi anlamamızı ve daha mutlu, daha iyi birer insan olabilmek adına bize rehberlik ediyor. Dili, akıcılığı, samimiyeti ve yazarın gerçek vakalar ile birebir kendi hayatından verdiği örneklerde mutlaka ama mutlaka kendinizden bir parça bulacaksınız. Şiddetle tavsiye ederim.
Altına çize çize okuduğum bir kitap oldu. Kendi danışanlarından örnek vererek ilerlemesi okumayı daha akıcı kılmış bence. Kitap büyük vaatlerde bulunmuyor ancak insana bir umut veriyor. Evet, geçmişin seni etkiliyor. Hayır, olanları değiştiremezsin. Peki şimdi ne yapabilirsin? Farkındalık oluşması ilk aşama, sonrasında ise kişi artık yetişkin bir birey olduğunun bilinciyle sorumluluk almaya başlar. Son bölüm ayrıca hoşuma gitti. Insana hayat amacı hakkında düşündürtüyor. Her bireyin kendi hızında iyileşmesi dileğiyle...
Kitabı okurken, neden ülkemizde psikoloji üzerine ilkokuldan başlayarak eğitim verilmediğini sorguladım. Halbuki psikoloji insanı tanımlayan en önemli unsur. Neyse ki bu konuda bilgi alabileceğimiz üretken insanların var olduğunu bilmek ve aynı dönemde yaşamak ayrı bir mutluluk kaynağı. Günlük yaşamımızda, sosyal çevremizde karşılaştığımız sorunların, başka insanların yaptıkları davranışların arka planındaki motivasyonunu anlayabilmek için kullanabileceğimiz kaliteli bir çalışma olmuş.
Gösterişten uzak, sade, açık bir dille okuyucusuna hiçbir çıkar gözetmeden yazdığını düşündüğüm bu kitabın bana çok şey kattığını, bazı durumlarda nasıl davranmam gerektiği konusunda yardımcı olduğunu, okurken sanki karşımda bir psikolog varmışta onunla sohbet ediyormuşum gibi hissettiğim harika bir kitap.. Bu kitap size ilaç gibi gelmeyebilir belki ama okuyunca çoğu konuda aydınlanma yaşayacağınızı garanti edebilirim.
Sorunun altındaki sorunu bulmak, çatlağı sıvamadan önce altyapıyı incelemek. Benim kitaptan aldığım mesaj bu oldu. Konu itibarıyla pek bana hitap etmedi ama Beyhan Hoca'yla sohbet etmek, onu dinlemek, okumak her zaman büyük keyif... Benzer konularda sürekli okumalar yapmak bir yerden sonra hafiften bıkkınlığa neden olabiliyor. O sebeple bir süre için psikoloji/kişisel gelişim türüne ara verip romanlarıma dönmeye karar verdim. =)
Çox səmimi və anlaşıqlı dillə yazılmış, özümüzlə üzləşməyimizə səbəb olacaq bir kitabdır. Youtube’da danışdığı bir sıra mövzulara kitabında da yer verib. Seanslardan maraqlı anlar və psixoloji yanaşmalarla bağlı bir sıra örnəklər paylaşıb. Gözəl kitab idi, altı dolu, həqiqətən bizə nə isə qatacaq tərzdən. Təşəkkürlər, Beyhan Budak🧡
“Her ilişkide bir sınır olmalı, sınırsız yakınlık insanın ruh sağlığı için iyi değildir. Hangi tür ilişki olursa olsun, karşı tarafa soluklanabileceği, kendisine zaman ayırabileceği bir arka bahçe oluşturması için müsaade etmek gerekir. Karşındaki insanın kendisine ait bir alanı olması, seni daha az sevdiği ya da önemsediği anlamına gelmez, sadece insan olmanın gereğini yerine getiriyordur.”
Yer yer beni iten, yer yer de kendimi görebilmemi sağlayan bir kitaptı. Kendi adıma, bu tür kişisel gelișime yönelik kitapların artık insanlar üzerinde gereksiz bir baskıya sebep olduğunu düşünüyorum. Bu kadar genel geçer bilgi ile kendimizi kurcalamak biraz saçma geliyor çünkü her insanın yaşanmışlıkları biricik ve kendi içinde ele alınması gereken durumlar.
Anlatim dili ve detaylar cok guzel , aciklamalar ve örnekler herkesin anlayabilecegi ve uygulayabilecegi sekilde. Ilk kitap ta atilan temel kavramlarla bu kitap bütünleşmiş durumda, herkese tavsiye ediyorum.
Genel hatlarıyla bana yardımcı oldu, kendimle yüzleşmemi ve farkındalık kazanmamı sağladı. Tıpkı yazarın ilk kitabı gibi. Kitabı sohbet edermişçesine okuyabiliyorsunuz. Ancak yer yer yazarın bir önceki kitabıyla neredeyse aynı şeyleri söylüyor oluşu biraz tekrara düşmesine neden oldu.
Ilk defa bu kadar cok altini cizdigim bir kitap olarak kutuphaneme ekledim, bas ucumdan ayirmayi dusunmuyorum cunku ara ara donup kendime hatirlatmam gereken seyler oldugunu dusunuyorum. Beyhan Budak’a bu guzel anlatimi icin tesekkurler.
Aslinda guzel bir kitap tavsiye edilir fakat Bey Budak'in onceki iki kitabini okudugumda "Mutlulugu kaybettigin yerde arama" ve "Kendine iyi davran guzel insan" hayatima cok daha fazla etkisi olmustu. Bu kitap son bolumu haric o kadar etki birakmadi uzerimde. Yine de okuamay deger bir kitapti.
Önceki kitaptan sonra bu kitap daha çok hoşuma gitti. Sorunların daha derin ele alınışı buna rağmen yine halk dili kullanılışı iyiydi. Daha detaylı bir kitap beklentisi oluştu diyebilirim şimdiden.