Elinizdeki kitap bir iç dökme, sessiz bir ortaklık, bir farkındalık, bir kendine hoşgeldin kitabıdır. Kendinize giden yolda, yol arkadaşınızdır.
Bu kitap size alışılagelmiş motivasyon klişelerini vaad etmez ; bu kitap size bazen keskin taşlı yollardan geçmenin, ötekileştirilmenin, belirsizlik fobisinin de ileride size birer şükür kapısı olacağını söyler.
Hepimiz insanız der; korkularımız, gülüşlerimiz, hüzünlerimiz var. Ama hiçbirimiz bize dayatılan her koşulda doğruyu yapan, her ortamda kabul gören ‘’harikulade insan’’ olmak zorunda değiliz.
Kelimelerin uçuş uçuş dans ettiği satırları okurken bazen kendinize dalıp gidebilirsiniz. Özgürleşmenin sadeliğini, kendine seslenmenin dinginliğini yaşayabilirsiniz.
Bazen keskin bir çığlık atmak isteyebilir, çoğu zaman ‘işte ben bunu yaşamıştım’ diyebilir, dert ortağınızı bulmuş gibi sevinebilirsiniz.
Bu kitabı okurken omzunuzda bir el hissi duyacaksınız. Sadece ‘var olduğun için değerlisin’ hissi.
"Otobüste arka kapıyı açar mısınız diye bağırıp da duyulmadığın o an gibi özgüvensizliklerim var, kimseye anlatamadığım. Limonun çekirdeğini salataya düşürmeyenlerden olamadım belki ama, köpüğü az olan kahveyi hep kendime aldım."