Cumhuriyet’in getirdiği değerlerin hayata geçirilmesinde pek çok eğitimci ve düşünce insanının büyük katkıları olmuştur. Eğitimci, bugünkü anlamıyla modern pedagojinin ülkemizdeki öncüsü ve köy enstitüleri projesinin fikir mimarı olan İsmail Hakkı Tonguç da bu kişilerden biridir.
Tonguç’un bakış açısıyla, köye dayanmayan hiçbir teşkilatın verimli, faydalı olması; köyden kuvvet almayan hiçbir işin geliştirilmesi; köylünün katılmadığı hiçbir hareketin “güzel ve kuvvetli” olması mümkün değildir. Köylüyü bir kıymet olarak almayan köye yönelik her teşebbüs, şehir ve kasabada kalmaya mahkûmdur. Köy güzelleştirilmedikçe bütün memleket güzelleştirilemeyecek; köy canlanmadıkça umumi hayat canlanamayacak; köylü gülmedikçe şehirli de gülemeyecektir.
Canlandırılacak Köy, İsmail Hakkı Tonguç’un bu konuda kendi payına düşeni hakkıyla yerine getirebilme gayesiyle kaleme aldığı en önemli ve kapsamlı çalışmalarından biridir.
Tonguç, Osmanlı İmparatorluğu’nun son döneminden başlayarak önce bir arka plan sunar. Köyün ve köylünün önemine dair eski ve mevcut yaklaşımlara değinir. Temel hususları belirler, belgelere dayandırır. Konuyu siyasi, kültürel ve ekonomik boyutlarıyla birlik içinde ele almayı ilke edinir. Öğretmen yetiştirme konusuna özellikle ağırlık vererek ayrıntılı bir tarihçe oluşturur. Yeni köy okulunun yaratılmasında köy enstitüleri, yüksek köy enstitüsü, uygulama okulları ve bölge okulları gibi yapıların önemine değinir, açıklamalarda bulunur.
İlk baskısı 1939 yılında yapılan kitabın bu yeni baskısında İsmail Hakkı Tonguç’un “61 vilayet merkezi, 305 ilçe, 9150 köy görüldükten sonra yazılmıştır” dediği 1947 tarihli, gözden geçirilmiş ikinci baskısı esas alınmıştır.
Tonguç was born on the 1893 in the village Atmaca in the Ottoman Empire (present-day Sokol in Bulgaria) as the oldest of eight siblings. He attended primary school in his village and high school in Silistre at the Danube river from where he graduated in 1907. After graduating he returned to his family and worked in the fields. In 1914 he was in Istanbul and after several attempts he was able to enter the teachers training school, a boarding school in Kastamonu. After one and a half years in Kastamonu, he demanded his transfer to Istanbul. Arriving in Istanbul in 1916, he learned that the name Hakki was added to his identity card which was a common practice to differentiate the students. After graduation he was spared from military service as a teacher and sent to Germany for further education.[3] He was sent to the teachers train school in Ettlingen near Karlsruhe. After the Occupation of Istanbul at the end of World War I, he was called back and assigned as a teacher in the teachers training school in Eskisehir in 1919. When the allied powers attempted the conquer Eskisehir, Tonguç moved to Ankara. In 1921, he returned to Ettlingen in Germany to complete his studies and returned in 1922. Following he was appointed as a teacher in the teacher training schools in Konya in 1922 and Ankara in 1924.
Akademik anlamda çok önemli bir yayın. Özelikle köy okullarının önemini, geçmişte yapılan hataları, olmasi gerekenleri, bu doğrultuda şekillenmeye çalışan köy enstitülerini, eksiklerini, bu eksiklerin giderilmemesi halinde doğacak sorunları, bu eksikleri hiçe sayıp balta vuran şarlatanları... dile getiren bir eser...
Cumhuriyet öncesi dönemden başlayarak hem Türk eğitim sistemini inceleyen hem de öğretmen yetiştirme meselesi üzerine sistematik olarak yazılmış bir kitap. Köy enstitülerinin nasıl muhteşem oluşumlar olduğunu anlatan, romantiklikten uzak bir eser. Kitabı okuyunca keşke devam etseydi köy enstitüleri demekten alamıyor insan kendini.