Benim düşünceme göre aşk, ruhların çeşitli yaratıklar arasında bölünmüş parçalarını birleştirmesidir. Bu birleşme onların en yüksek temel öğelerinde meydana gelir. Beraberlik ve ayrılığın, varlıkların birleşimi ve ayrışımıyla ilgili olduğunu biliyoruz. Her şekil kesinlikle kendine uygun olan şekli çağırır; onu arar, bulur. Her şey misli mislinedir. Aramızda karşıtların birbirlerini ittiğini, benzerlerin birbirlerini çektiğini, hemcinslerin birbirleriyle uyum sağladığını bilmeyen yoktur. Niçin aynı durumlar, ruhlar için söz konusu olmasın? Allah, Âdem'in eşinde bulacağı ısınmanın nedenini Havvâ'nın kendisinden bir parça bulmasında kılmıştır...*
Büyük bir hukukçu, edebiyatçı, dilbilimci ve şair olna İbn Hazm'ın hemen hemen bütün dünya dillerine çevrilen bu önemli eseri, Endülüs'te ve İslâm dünyasının belli başlı merkezlerinde sevgi üzerine gelişen zengin düşünceleri, yaşanan büyük aşkları bize anlatan önemli bir kitaptır.
İslam sanatı ve edebiyatının en iyi örneklerinden biri olan kitap, aynı zamanda karanlıkta kalmış bir dönemin içyüzü; çok sayıda yönetici, hukukçu, sanatçı ve bilginin özel hayatlarını dolduran ilginç olaylar ve ilişkiler hakkında da geniş bir bilgi vermektedir.
Ibn Hazm (Arabic: ابن حزم) was an Andalusian Muslim polymath, historian, traditionist, jurist, philosopher, and theologian, born in the Córdoban Caliphate, present-day Spain. Described as one of the strictest hadith interpreters, Ibn Hazm was a leading proponent and codifier of the Zahiri school of Islamic jurisprudence, and produced a reported 400 works, of which only 40 still survive.
In all, his written works amounted to some 80,000 pages. Also described as one of the fathers of comparative religion, the Encyclopaedia of Islam refers to him as having been one of the leading thinkers of the Muslim world.
Tam gençlik zamanlarının başında okunması gereken bir kitap, bir rehber. Çok şeyi hatırlattı bu kitap bana, çok şeyi yeniden öğretti. İyi ki okudum.
"Sana olan aşkım hep var olduğu kadar kalacak Sonsuza değin ne azalacak ne de artacak İrade dışında hiçbir nedeni yok bunun Bundan gayrı kimsenin bildiği bir sebep yok."
"Birşeyin nedenini kendisi gördüğümüzde, artık ebediyen var olacak bir şeydir o!"
"Yetinmenin bir başka şekli de, âşığın içinin sevgilisini gören birini görmesiyle, onunla dostluk kurmasıyla veya sevgilisinin diyarından gelen biriyle tanışmasıyla ferahlayışıdır."