Yuan Huan’ın Kütüphanesi
İlhami, Zümrüt ve Caner aynı sokakta yaşayan okul arkadaşlar. Bir gün mahallelerine bir sirk çadırı kurulur ancak gerekli izinleri alamadıkları için bir gecede sökülüp taşınırlar.
Sirk ekibi bir tek bir telefon kulübesi bırakır. İlhami telefonla oynarken ahizeden bir hikaye anlatıldığı keşfeder ve her gün öğretmeni ve sınıfa bu hikayeyi okumuş gibi anlatır. (İlhami, kitap okumayı hiç sevmeyen biridir.)
Hikayeler:
1. Üstü Çizilmiş Çocuklar: Pideci çırağı olan bir çocuğun kasabaya gelen bir yazar ile tanışmasını anlatır. Çırak çocuk, patronu istiyor diye patronun çocuğunun kitabını imzalatırken yazar, adını sorunca kendi adını verir. Sonra düzeltmek için tekrar gider ve adının üstünü çizdirerek patronun çocuğunun adını yazdırır. Ardından dükkandaki tüm yazıların üstü çizilir. Bunu yapan kimdir bilinmez. Patron öfkeyle polisi arar. Hikaye burada biter.
2. Tünel Kazan Çocuklar: Çocuk ıslahevine davet edilen bir yazar, çocuklarla kütüphanede yalnız çalışma yapmak ister. Ancak kitap okumaya başlayan çocuklar teker teker yok olur. En son yazar da gider. Çünkü yazar, çocuklara kitap okurlarsa bulundukları ortamdan kurtulabileceklerini söyler. Bu hikayede telefondaki ses, “Beğendin mi?” diye sorar; İlhami telefonu hızlıca kapatır.
3. Gececiler: Bir gün anne ve anneannesi ile yaşayan bir çocuk, anneannesi hastalanınca zorla bulunan ilacı okula giderken aldığı için okulda unutunca rahatça uyuyamaz ve gece okula gidip ilacı almaya karar verir. Gece okuldan yüksek sesler gelir ve sınıflarda önlüklü kişiler vardır. Ancak kimse çocuğu görmez, onun sorularına cevap veremez. Okul panosundaki kişiler çocuğa olanları anlatır: Gece okula gelenler, okula devam etmek isteyip gelemeyenlerdir. On beşinde savaşa yollananlar, erkenden evlendirilenler, meslek öğrensin diye çırak verilenler… Çocuk eve gelip ilacı anneannesine verir ve onun da okula gidemediği için üzüldüğünü hatırlar. Sonra bir bakarlar ki anneannesinin eline tebeşir tozu bulaşmıştır. İlhami, bunu imkansız bulur ancak telefondaki ses ona “Hikayelerle her yere gidebilirsin.” der. İlhami sorar, telefondaki sese adını sorar. Ses ona “Hikayeciyim” der ve adının Yuan Huan der. (Ancak bu ismi İlhami uydurmuştur. Onun böyle demesine şaşırmıştır.)
4. Ara Kat: Çocuk büyük bir yayınevinin sahibinin oğluydu. Arada babasıyla yayınevine gider, odaları dolaşırdı. Yayınevinin sıkıntı yaşadığı yazdıkları çok sert olduğu için kitabını beklettiği bir yazar vardır ve bu yazar, aynı gün çocukla beraber yayınevine gelir. Yayınevinin asansöründe karşılaşırlar ve çocuğa aynı anda üç tuşa basarsa hiç kimsenin bilmediği bir ara kata gideceğini söyler. Çocuk, merakına yenilir ve üç tuşa birden basar ve söylenen ara kata iner. Ara katta bir hikayenin içinde donakalmış insanları bulur, cümlelerden bazıları eksiktir. Çocuk oradan kurtulmak için eline bir kömür alır ve duvarlara kurtulmak için yeni bir kapı açılır diye yazar. Bu arada çocuğun babası telaşla onu arıyordur ve kameralardan yazar ile çocuğun beraber asansöre bindiğini görür. Yazarı tekrar yayınevine çağırır ve çocuğunu sorar. Yazar da çocuğun akıllı olduğunu oradan çıkabileceğini söyler ya da kitabını basarsa çocuğunu kurtarabileceğini söyler. Tüm yayınevi hızlıca çalışır kitabı basıp çocuğu kurtarmak için. Çocuk, yazdığı cümlelerle oradan kurtulur. Kitap basımı iptal edilir.
5. Hikayecinin Hikayesi: Yuan Huan adındaki Çinli bir yazar, Parkinson hastası olduğu için bilgisayarı ile hikayelerini yazmakta zorlanır. İyi bir bilgisayar almak için bir teknoloji mağazasına gider. Satıcı, kızının en sevdiği yazar olduğu için ona çok özel bir bilgisayar tavsiye eder. Dünya üzerinde beş adet yapılan bu bilgisayarı alır ve kullanmaya başlar. Yazar, bilgisayarı çok sever; aklından geçenlerin yazıya dönüştüğünü gereksiz düşüncelerin ayıklandığını fark eder. Yazarın aklına bilincini bu bilgisayara yedeklemek gelir, böylece ölse bile hikaye yazmaya devam edecektir. Yazar, vasiyet eder: öldükten sonra bile bu bilgisayarın internet bağlantısı hiç kesilmeyecek ve bu bağlantı bilgisayarın dünya üzerindeki tüm dilleri öğrenmesini sağlayacaktır. Böylece dünya üzerindeki tüm çocuklar bu hikayeleri rahatlıkla anlayabilecektir.
Telefon kulübesi böylece hikayelerini bitirir ve belediye tarafından Arjantin’e götürülmek için sökülür. Ancak giderken İlhami’ye bir hediye bırakır. Dinlediği tüm hikayeler bir kitapta toplanmıştır. (Öğretmeni ve sınıf arkadaşları dinledikleri hikayelerin kitabını görmek için İlhami’yi zorluyorlardır o da yalanlarla onları geçiştiriyordur.) Eserin sonunda İlhami, Zümrüt’e kitabı gösterir.