Jump to ratings and reviews
Rate this book

Polis Hafiyesi Kartal ihsan'ın Maceraları

Rate this book
Server Bedi’nin polisiye hikaye kahramanları içerisinde antikahraman olmayan tek karakter Kartal İhsan’ın, hepsi 1925 yılında kaleme alınmış heyecanlı ve korkunç, takibat ile dolu cinai zabıta vak’alarından oluşan Polis Hafiyesi Kartal İhsan’ın Maceraları’nda, yirmi yıla yakın İstanbul emniyet örgütünde faaliyet gösterdikten sonra, kimseye bağlı olmadan rahatça çalışabilmek için görevinden istifa eden bir dedektifin, psikoloji ve fizyonomide meleke sahibi bir Türk Sherlock Holmes’ünün on uzun hikayesi yer almaktadır:

1-Kartal Pençesi

2-Baş Kesenler

3-Boğuk Ses

4-Çocukları Çalan

5-Kanlı Esrarkeşler

6-Kağıthane Faciası

7-Yer Altındaki Ölü

8-Altı Parmaklı El

9-Tekinsiz Ev

10-Kızıl Çeneli Baş

238 pages, Paperback

Published January 1, 2019

12 people want to read

About the author

Peyami Safa

111 books337 followers
1899 yılında İstanbul’da doğar. Servet-i Fünun dönemi şairlerinden İsmail Safa'nın oğludur. Sivas'a sürgüne gönderilen babasının orada ölmesi üzerine 1901 yılında iki yaşında yetim kalmış, bu yüzden "Yetim-i Safa" adıyla anılmıştır. Babasız büyümenin acılarının yanı sıra, sekiz dokuz yaşlarında yakalandığı bir kemik hastalığı dolayısıyla çocukluk ve ilk gençlik yılları hastane koridorlarında geçmiştir. Bilahare bu günlerini eserlerine soğukkanlı bir ciddiyetle yansıtacaktır.

Hastalık ve savaşın yol açtığı maddî sıkıntılar dolayısıyla öğrenimini sürdüremez, babasının arkadaşı olan Recaizade Mahmut Ekrem Marif Nazırlığına veda edince onu Galatasaray Lisesi'nde okutma vaadini yerine getiremez. Peyami hayatını kazanmak ve annesine bakmak için Vefa İdadisi'ndeki öğrenimini yarıda bırakır. Keaton Matbaası'nda bir süre çalıştıktan sonra açılan sınavı kazanarak Posta - Telgraf Nezareti'ne girer; Birinci Dünya Savaşı'nın başlamasına kadar orada çalışır. Daha sonra Boğaziçi'ndeki Rehber-i İttihat Mektebi'nde öğretmenlik yapmaya başlar. Dört yıl çalıştığı bu okulda kendi çabasıyla Fransızcasını ilerletir.

1918 yılında ağabeyi İlhami Safa'nın isteğine uyarak öğretmenlikten ayrılır ve birlikte çıkardıkları "20. Asır" adlı akşam gazetesinde "Asrın Hikâyeleri" başlığı altında yazdığı öykülerle gazetecilik yaşamına başlar. İmzasız olarak yazdığı bu hikâyelerin tutulması üzerine Server Bedi takma adını kullanır. Peyami Safa halk için yazdığı edebî değeri olmayan romanlarını "Server Bedi" imzası ile yayınlar. Sayıları 80'i bulan bu eserler arasında; Cumbadan Rumbaya romanıyla, Cingöz Recai polis hikâyeleri dizisi en ünlüleridir. Ayrıca ders kitapları da yazar.

1921'de Son Telgraf gazetesinde ve bilahare Tasvir-i Efkâr'da yazar. Nihayet Cumhuriyet gazetesine geçer, 1940 yılına kadar bu gazetede fıkra ve makalelerini yayınlar; roman tefrika eder. Kültür Haftası (21 sayı, 15 Ocak-3 Haziran 1936) ve Türk Düşüncesi (63 sayı, 1953-1960) adlarında iki de dergi çıkarır. Fıkra yazarı olarak Peyami, gazetelerin tirajlarını değiştirecek bir tesire sahiptir. Vefatında Son Havadis Gazetesi başyazarıdır.
Çok sevdiği oğlu Merve'yi askerliğini yaptığı sıra kaybetmesi Peyami Safa'yı çok sarsar. Bu olaydan birkaç ay sonra 15 Haziran 1961’de İstanbul'da ölür. Edirnekapı Şehitliği'ne defnedilir. Peyami Safa kendi kendisini yetiştirmiş ender şahsiyetlerden biridir. Fransızcayı Fransızca gramer kitabı yazabilecek kadar ve tıp ilmini bir doktor kadar öğrenmiştir. 43 yıl hiç durmadan yazar. Güçlü bir fikir adamı, romancı ve polemikçidir. Nâzım Hikmet Ran, Nurullah Ataç, Zekeriya Sertel, Muhsin Ertuğrul, Aziz Nesin'le polemiğe girmiştir.

Kudretli kalemi ile kısa zamanda Bâb-ı Âli’de yıldızlaşan Peyami muharrirlik yönünün yanında usta bir nazariyatçıdır. Çağdaş Türk Edebiyatının roman tekniğini en çok geliştirmiş romancısıdır. Fıkra ve makalelerinde sağlam bir mantık dokusu ve inandırıcılık görülür. Romanlarında olaydan çok tahlile önem verir. Toplumumuzdaki ahlâk çöküntüsünü, medeniyetin yarattığı bocalamayı, nesiller ve sosyal çevreler arasındaki çatışmayı dile getirir. Zıt kavramları, duygu ve düşünce tezadını ustaca işler.

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
5 (26%)
4 stars
6 (31%)
3 stars
8 (42%)
2 stars
0 (0%)
1 star
0 (0%)
Displaying 1 - 2 of 2 reviews
Profile Image for Cgcang.
341 reviews38 followers
October 20, 2020
Her şeyden önce, Erol Üyepazarcı'yı ve Ötüken'i kutlamak gerekiyor.

Kitabın özenle hazırlandığı anlaşılıyor. Güzel tasarlanmış, metin özenle gözden geçirilmiş, dipnotlandırılmış, kapak, iç tasarım ve baskı şık biçimde yaşama geçirilmiş. Hem Türkiye'nin ilk polisiyelerini günümüze taşımak, hem de bunu yalnızca tarihsel değeriyle değil, güncel anlamda da ilgi çekici biçimde yapmak az iş değil.

Kartal İhsan'ın Maceraları, benim okuduğum ilk Peyami Safa kitabı olduğu gibi, eski Türk polisiyesinin de herhalde okuduğum ilk örneği. Gerilim yazını (ya da suç yazını) okur olarak yaşamımın merkezinde olmasına karşın Türk polisiyesinin yabancısı sayılırım.

Dürüst olmak gerekirse türün tarihçesini de, o tarihlerde Batı'da okunan örneklerini de iyi bilip tanıdığımı öne süremem. Kişisel tutumumdan ötürü klasik polisiyeye büyük bir ilgi beslemiyorum. Conan Doyle'un ve Maurice Leblanc'ın yapıtlarını (arkadan Agatha Christie de gelecek örneğin) okuyup, dönemin diğer yazarlarıyla ve Türk polisiyesiyle kıyaslamak sanırım daha mantıklı olur.

Buna karşın Safa'nın yazımında klasik polisiyenin alışıldık öğelerine sıklıkla rastladığımızı saptayabiliyorum. Öykülerin çoğu 'katil kim' gizemi üzerinden kuruluyor, Kartal İhsan kusursuza yakın, elinden her iş gelen, tanrısal, ama geniş anlamıyla yüzeysel bir ana kişi. Anlatıcı, Server Bedi karakteriyle öykülerin tam ortasında yer alıyor.

Tabii bunlar onparalık romanlar olduğu için, kitabı oluşturan on öykü de 15-20'şer sayfadan oluşuyor ve her birinde birer gizem çözülüyor. Dolayısıyla yinelemeler içeren, oldukça yüzeysel, kısıtlı bir yazım ve öyküleme biçimi var. Belki aynı kişiler ve aynı yöntem bir romanda denenseydi başka sonuçlar verirdi, ama öyle anlıyorum ki o dönemin popüler romanında böyle bir alışkanlık yokmuş.

Kitapla ilgili söyleyebileceğim en özlü şey herhalde şu: Türk suç yazınının (ya da polisiyesinin, bana suç yazını her zaman daha doğru geliyor) tarihçesini gözlemlemek için okuduğum bu kitaptan büyük keyif aldım, beni hiç sıkmadı, hatta heyecanlandırdı. Döneminden ve yönteminden dolayı kaçınılmaz olarak eleştirilebilecekse de ilginçliğini hala koruyor, yalnızca eski bir polisiye kitabı okumak için değil, yalnız eğlenmek için alıp okunabilir.

Tabii, yazınsal değeri ve düzeyi ile türün sonradan kazandığı derinlikten yoksunluğu nedeniyle 'işte eski bir kitap' diye kestirip atmak olanaklıdır, yapanı yadırgamam. Oysa özellikle eskiliğini, dönemini ve yöntemini göz önüne alarak kitabı Türk suç yazınının gizilgücünü gösteren ilkel bir örnek saymak da olanaklı. Elbette kesin bir değerlendirme için dönemin Batılı ve Türk yazınını iyi tanımak gerekiyor, bunları okudukça bu kitabı da daha gerçekçi bir yere oturtacağımı sanıyorum.
Profile Image for Arzu Onuklu.
990 reviews9 followers
May 2, 2023
Polis hafiyemiz Kartal ihsanin 10 macerasını storytelden dinledim gayet güzeldi bir nevi Türk Sherlock Holmes ve Dr Watson maceraları gibiydi tavsiye ederim.
Displaying 1 - 2 of 2 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.