Hem okuyucusu hem dinleyicisi olduğunuz bir kitap.
Türk müziği makamları uzun zamandır merak ettiğim, öğrenmek istediğim bir konuydu. Klasik müziğimizi severek dinlerim fakat teknik bilgim hiç yoktur. O yüzden 40 Makâm 40 Anlam kitabı bu dünyaya giriş için güzel bir ilk adım oldu.
Savaş Barkçin'in yazı dili konuşma dili gibi akıcı. Her makamı bir ya da kimi zaman birden fazla örnek eserle açıklamış. Seçtiği besteleri ise 40 Makâm 40 Anlam ismiyle 3 albüm olarak yayınlamış. Eserler kitaptaki akışa uygun olarak sıralanmış. Hatta bazen okurken güfte ile yazı birebir eşleşiyor. Yazar bakın "ah" kelimesini söylerken sanatçının sesi pese indi diyor ve siz bu ifadeyi okurken tam o sırada o sesi işitiyorsunuz. Dolayısıyla iyi çalışılmış iyi hazırlanmış bir liste size kitap boyunca eşlik ediyor.
Bazı makamlardan bir başkasına geçerken aralara taksimler de yerleştirerek kulakları dinlendirmeyi, okuyucu/dinleyiciyi bir sonraki fasla hazırlamayı da ihmal etmemiş yazar. :) Barkçin, makamları anlatırken bestekarlar hakkında ufak hikayeler ve biyografik bilgilere de yer vermiş.
Kitabı okurken makamların teknik özelliklerine dair biraz daha fazla bilgi edinmeyi ümit ediyordum ancak yazar sadece o havayı solumakla ve kendi içimizde hissetmekle yetinmemizi istemiş görünüyor. Bir yerde haklı da. Zira tekniği o an için öğrensek de malumat edinmiş olmanın ötesine geçmeyecektir. Zaman zaman tekrara düştüğünü hissettiğim izahlar da oldu ancak en azından dinlerken kulaklarımızın, gönlümüzün farkı ve zenginliği hissedebildiği 40 makamla 40 anlama temas etmiş olduk.
Özetle kitap bize şunu söylüyor:
"Bizim mûsikîmiz fikir, zikir ve şükür mûsikîsidir. Bu hâliyle başlı başına bir nefsi terbiye ve ruhu olgunlaştırma aracıdır."