1930-1940 ların Türkiye'si. Sanata, operaya, bir de Nazım'a sevdalı, genç, esmer, güzel bir kız. Kıza sevdalı bohem ve melankolik bir ressam (Fikert Mualla), bir de hayatı "binyıllık bir macera" gibi yaşayan, kavgasının, aşklarının, hapisliklerinin peşinde, göz kamaştıran, dev bir şair; Nazım Hikmet. Arka planda İkinci Dünya Savaşı, iki yüzlü politikacılar, muhbir ve jurnalci müzisyenler (Ferit Alnar), hapislik yoldaşları (Dr. Hikmet Kıvılcımlı, Kemal Tahir), tiyatrocular (Muhsin Ertuğrul ) ve nice ünlü şahsiyetler. Semiha Berksoy'un renkli ve çarpıcı hatıraları Füsün Özbilgen'in özenli anlatımı ile eşleşmiş, fotoğraflarla desteklenmiş ve ortaya etkileyici bir anı kitabı çıkmış. Hele, Türk Beşleri'nin önemli isimlerinden kabul edilen Hasan Ferit Alnar'ın Semiha Berksoy'a olan karşılıksız aşkı ve Nazım'a kıskançılığndan dolayı polise ihbarcılık yapması, Semiha'ya mobbing uygulaması resmi tarihin çürümüşlüğünü bir kez daha gösteriyor. Kitapta tek eleştirllecek yan, muhtemelen maliyet kaygılarından dolayı kötü bir kağıda basılması ve bendeki 1997 tarihli üçünü baskısı gayet iyi korunmasına rağmen, gene de resimlerin hem orjinallerinin hem de kağıdın kalitesizliği nedeni iyice solulaşması ve bir kısmının netliğini tamamen kaybetmesi. Gene de tavsiye edeceğim bir kitap. İyi okumalar....