Parayla ilgilenmiyorum. Yalnızca muhteşem olmak istiyorum. Tüm dünya tarafından sevilen, eşsiz güzelliğiyle hepimizi kendine hayran bırakan Mariyln Monroe. Görkemli filmlerde oynadı. Pahalı kıyafet içinde, flaşların önünde geçen rüya gibi bir hayat yaşadı. Peki ya gerçekler? 36 yaşında intihar ederek hayatına son veren oyuncu tüm dünyanın ilham aldığı bir ikona nasıl dönüştü? Uyuşturucu ve alkol bağımlılığı kariyerini nasıl etkiledi? Uzun yıllar yaşadığı ekonomik krizler, ailesinden miras kalan akıl hastalığı ve koskoca bir yalnızlık... Peki milyonlarca insan tarafından sevildiği halde nasıl yalnız kalmıştı? Elinizdeki kitap işte bunu anlatmak için yazıldı.
Birçoğumuzun önyargıyla baktığı, uyuşturucu ve alkol bağımlısı, başarısız evlilikleriyle sansasyon yaratmış “aptal sarışın” kavramının sembolü, Hollywood’un seks ikonunun bu muhteşem biyografisi, zihnimdeki tüm Marilyn Monroe imajını yıkıp yeniden yapılandırdı desem yalan olmaz. Doğumu itibariyle içine düştüğü ruhsal bunalım ortamı, yetimhane günleri, çaresizce kabul ettiği ilk evliliği, kurduğu beyazperde hayalleri arasında yetişen bu kadının dünya çapında bir şöhrete ulaşması ve kendini intihar ettiği yaşa kadar getirebilmesi bile yaşadığı şartlar altında başarı olarak görülmeli. Fakirlik, aile dramları, yapılan hatalar ve yüzleştiği sonuçlar bir insanın kolayca üstesinden gelebileceği türden değilmiş. Akıcı bir üslupla yazılan bu özel biyografi beni gerçekten fazlasıyla etkiledi. Bir oturuşta okuduğum ve bitirmeden elimden bırakamadığım bu kısa kitap için yazarın fazlasıyla araştırma yaptığı belli oluyor. Benim için tek sıkıntı biyografinin biraz özet niteliğinde kalması. Keşke daha uzun ve ayrıntılı olsaydı dedim bittiğinde. Yazarın ünlü oyuncuya karşı duygusal bir bağ geliştirdiği de açıkça belli oluyor, içerik standart bir biyografi için fazlasıyla öznel ve duygusal ögeler barındırıyor ancak genel olarak kesinlikle okunması gereken başarılı bir eser.
30 film çevirmiş bir ikonun hayatı 95 sayfaya sığar mı? Özetini bile geçsen sığmaz. Hayatında olan belli başlı kesitleri görebiliyoruz sadece kitapta.
Problemli bir çocukluğu, sorunlu evlilikleri olduğunu hepimiz biliyoruz, bunun için bu kitabı okumaya gerek bile yok. Google yazsanız zaten bu bilgilere ulaşabiliriz.
Yarım saatimi ayırıp okuduğum için pişman olduğum kitaplar listesinde yerini almıştır.
Tam bir tez + roman dilinde yazılmış güzel bir biyofrafiydi. Okunması kolaydı ve kısa olduğu için de hızlı bir şekilde bitiyordu. Fakat yazarın Marilyn Monroe'nun hayatını daha da irdeleyebileceği bir kitap olabileceğini de düşünüyorum. Yine de Monroe'nun hayatına farklı bir bakış açışı getirmesi açısından hoş bir biyorafiydi.
Marilyn Monroe: Melankolik Sarışın |3+/5| Hollywood’un tabelası ne de güzel parlıyor öyle. Dağın yamacına yerleştirilmiş her harfi parlıyor da parlıyor. Ancak o harfler ne kadar parlak olsa da arkasında büyük bir karanlık var. Hem gerçekten de o dağdaki harflerin arkası karanlık hem de mecazen, hollywood’un arkası gerçekten karanlık ve bu karanlığı bardak bardak içmek zorunda kalmış insanlardan biri olan Marilyn Monroe, bu kitabın odak noktası. Gerekli Kitaplar’ın Biyografi kitaplarından bir diğeri olan Marilyn Monroe: Melankolik Sarışın, bir önceki okuduğum Yaşar Kemal kitabına göre daha başarılıydı. Her ne kadar, Gerekli Kitaplar’ın bu biyografi kitaplarını kısalıkları yüzünden biraz fazla özet gibi bulsam da, genel geçer olarak bir kişiyi tanımak açısından yardımcı olabilecek kitaplar. Kitapta alıntı kullanılmamış, yazar kendi ağzından anlatmış tüm hikayeyi. Bir masal gibi anlatarak kitabı daha sürükleyici yapmış. Bir noktada kitapta anlatılanların gerçek olduğunu unutuyor ama sonrasında yeniden hatırlıyorsunuz ve bu yeniden hatırlama vurucu oluyor. Çünkü kitaptaki hayat, kitabın başlığını taşıyor gerçekten. Melankolik bir hayat. Karanlık; siyah beyaz filmlerin beyazı siyahlarla beraber yıkandığı için kararmış gibi. Bir Kutu Kitap kendi seçkisine kattığı için okudum ama kitapçıda görüp de tercih edeceğim ya da herhangi bir online kitap satış sitesinde görüp de almayı tercih edeceğim bir kitap değil. Hem kitapların kalıpları hem de kapakları yüzünden, alacağım vakit başka biyografi kitaplarına bakarım öncelikle. Önyargı yaptığımı düşünmeyin lütfen, iki kitap okudum. Kapakları beğeneceğim şekilde olsa da içerikleri hakkında fikrim değişmezdi. Bu kitaplar ne zaman anlam kazanır biliyor musunuz? Bir şekilde set olarak satıldıklarında. Tek tek alınmaz ama mesela bi’ “sinema seti” olsa mesela, oyuncu/yönetmen biyografilerinin olduğu, o zaman almayı düşünürüm. Marilyn Monroe’nun hayatına uzaktan bakmak için güzel bir nokta. Melankolik olmayacağımız günler dileğiyle. Kendinize iyi bakın.
Marilyn Monroe'yu daha yakından tanımamı sağlamış olsa da fazlasıyla yüzeyseldi. Yine de çok kötülemeyeceğim fakat yıldıza hakkını verdiğini düşünmüyorum. Gereksiz içerikler yerine ona dair çok daha fazla şey olmalıydı.