Gecelerim, Ahmet Rasim'in "gün batımı" ve "gece" ile ilgili duygusal yanı ağır basan anı ve gözlemlerinden oluşuyor. Çocukluk, gençlik ve olgunluk yıllarına ilişkin anılar, gece ile bağlantılar kurularak veriliyor, gözlemler, gece ortamı içinde sergileniyor.
Ahmet Rasim was born in Istanbul in 1864. He was a graduate of the Darüşşafaka High School. After graduation he worked as a civil servant for a short time.Then he involved in journalism and published books.He also translated some literary work and produced songs.He worked for numerous publications, including Tercüman-ı Hakikat, Saadet, İkdam, Sabah, Malumat, Servet, Servet-i Fünun, Tanin, Hak, and Tasvîr-i Efkâr.
Tam isabet bir zamanda, bana iyi geleceğini tahmin ettiğim için seçtim Ahmet Râsim’in anılarını okumayı : Doğru bir seçim yapmışım. Şimdiden kopup Osmanlı Döneminde geçen çocukluğuna ışınlanmak, onun düşüncelerinde kaybolmak ve hayata olan bakış açısına şahit olmak; kendi gündelik yaşantımdan ve düşüncelerimden kaçış biletiydi benim için.
Bizlerden farklı dönemlerde yaşamış insanların bu tarz anı kitaplarını okumak insanın kaygılarını alıp götürüyor gerçekten, bunu nedeni ise dikkatimizi belki de günümüzde artık geçip gittiği için var olmayan sıkıntılara ve koşullara çevirip “hayat kısa, varız ama geçiciyiz” hissini vermesi. En azından bende uyandırdığı hissiyat bu sekilde.
Yazarın diğer kitaplarına okumalarımda yer vereceğim.
" Gece, benim en sevdiğim zamandır. Ta günbatımından itibaren hissiyatımda bir yenilenme meydana gelir. Garipseyerek sevinirim.(...)" diyerek başlıyor söze Ahmet Rasim. Anı türündeki bu eserinde çocukluğundan, mahalle mektebinden ve Darüşşafaka'daki hayatından otuzlu yaşlarına kadar pek çok kıymetli anısını anlatıyor. Ama bu öyle alışıldık anı kitaplarından biri değil, Ahmet Rasim gözlerinizde öyle güzel çiziyor ki İstanbul'un siluetini, insanların yaşayış biçimlerini. Onunla beraber Şehzade Camii'nde saklambaç oynuyor, Kadıköy sahilinde gizli, müphem bir hatıra için ağlıyorsunuz. Darüşşafaka ve onun gibi eğitim kurumlarının önemi hakkında farkındalık kazandığım, bir erkeğin bakış açısıyla hayatta var olmanın sancılarını görebildiğim kıymetli bir eser. Bir saatte bitirilebilecek oldukça kısa bir kitap ama altını çizdiğim, duygudaşlık yapabildiğim o kadar cümle var ki... Birkaçını buraya not ediyorum;
Düşünmek! Ah! Bu kafa kadar belaya uğrayan var mı? Uykuda bile rüya halinde olarak beni işgal eder.
Geceler! Benim çaba, gayret ve mihnetle geçirdiğim hayata şahittir.
Karanlık beynimi aydınlattı. Bunu biraz siz de düşünün. Beni haklı bulursunuz.
Vatan, ailenin büyüğü değil mi? Biz onu niçin seviyoruz? Biz onu neden korumaya çalışıyoruz? Böyle sevgilerin tecelli ettiği yer olduğu için değil mi? Böyle karşılıklı hislerin doğduğu mukaddes yer olduğu için değil mi?
Ben hakikaten mübarek bir ağaç olan vatanın bir dalıyım.
Gecelerim, Ahmet Rasim'in Falaka'dan tam 35 yıl önce kaleme aldığı anı türünde bir eseri. İlk defa 1895'te daha sonra da 1898'de kitap olarak basılmış. Ahmet Rasim'in çocukluğu, gençliği ve yetişkinliğe ilk adımlarını kendi ağzından dinlemek bir hayli keyifliydi. İlk aşk, ilk yazarlık deneyimi, babalık tecrübesi derken yer yer günlük tadında okuyorsunuz. Özellikle 1876 yılında Darüşşafaka'ya yazdırılması ve hayatının bundan itibaren değişimini görmek anıların azlığına rağmen etkileyiciydi. Osmanlı eğitim kurumları arasında önemli bir yere sahip olan ilk modern eğitim kurumlarından Darüşşafaka'nın kendisinin önceki eğitimi ile arasındaki uçurumu çok güzel şekilde anlatıyor Ahmet Rasim. Hatıratın bir diğer önemli noktası da ilk çevirisini vermek üzere tanzimat devrinin önde gelen yazarlarından Ahmet Mithat'ın gazetesi olan Tercüman-ı Hakikat'e gitmesi ve olumlu dönüş alması. Eski İstanbul'da yaşayan önemli bir ismin hatıralarını okurken tanıdık yerlere rastlamamak elbette mümkün değil. Ayastefanos Feneri (şimdiki adıyla Yeşilköy Feneri), Hayırsız Adalar (Yassıada, Sivriada ve Tavşan Adası) ve Kadıköy Kurbağalıdere adı geçen yerlerdendi.
Ahmet Rasim’in çocukluk dönemini, özellikle eğitim hayatını konu alan hatıralarıyla, gençlik ve olgunluk dönemindeki anılarını geceyle bağlantı kurarak anlattığı eleştirel bir eserdir. Yer yer Falaka kitabına da atıfta bulunan Ahmet Rasim’in daha çok öz yaşımının bazı kesitlerini anlattığı incecik ama tadımlık bir kitap. Kendisinin de dediği gibi “Bu kitap küçüktür. Fakat hemen sönmek üzere bulunan hatıralarımın bence en değerlilerini taşıdığı için gözümde önemi vardır. Hayatta geçmişe dönüp bakmanın ne dereceye kadar değer taşıdığını bilenler sözlerimi doğrularlar. Gecelerim, fikir ürünü değildir. Olaydır. Zaten içindekiler bunu açıkça ifade edecektir. Şu kitapçık yaşadığım gecelerin en masum parçalarını içine alır. Onun için diğerlerinden ayırdım.”
Ahmet Rasim ile bu kitabı sayesinde tanıştım ama keşke daha önce tanışsaymışım dedim. Okurken o kadar safe hissettim ki :3 insanın içini ısıtan tarzda bir anlatımı var. Çok beğendim. Falaka kitabını da alıp okumayı planlıyorum.
Çok içten bir sıcaklık hissettiğim 50 sayfaydı. Ahmet Rasim'in kendisinde iz bırakan anılarından bazılarına şahit olmak hoş bir deneyimdi. Şefkatle hatırlayacağım-dığım bir eser oldu.