"İnsanlar yeterince haksızlığa uğradığında yeterince dövüldüğünde çocuklar, insanlığa saldırırlar. Acı, adaletsizlik ve vicdansızlıkla yeterince hırpalandığında, kendi kendini imha eden bir organizmadır insanlık." Bu kitap Ece Temelkuran’ın Venezüella’da gördüklerini, yaşadıklarını, tanık olduklarını anlattığı bir kitap değil, turistik bir Venezüella güzellemesi hiç değil... Bu kitap, yeterince haksızlığa uğradığında, yeterince dövüldüğünde dönüp insanlığa saldıranların, bu kez insanlığa uğramanın ve dövülmenin önüne geçmeyi denemesinin öyküsüdür. Bu kitap, Latin Amerika’da yaşanan bir devrim deneyiminin sorgulanışı, tüm dünyada güçlenmeye başlayan antikapitalist oluşumun izinin sürülmesidir. Yüzyılın ilk devriminin notları.. Biz Burada Devrim Yapıyoruz Sinyorita yapılmakta olan bir devrime dair gözlemler.. Mutlak doğruların yerini sorulan soruların ve aranan yanıtların aldığı bir devrimin günlüğü... Bundan böyle dünyayı büyük sözlerin değil küçük insanların değiştireceğine dair bir işaret..
Ece Temelkuran, Turkish author, was born in 1973. She is a daily columnist of one of the most popular Turkish newspapers for ten years and a prize winning journalist. Her primary concerns that she addresses are the contemporary criticism of popular culture, masques of politics, women issues, and all other deteriorating identities of humanity. She uses various forms of dramatic sentimentalism and black humor together, combined with her postmodern style, creating space for tactful connections to everyday life. She is the author of three experimental literary fiction books written in the form of poem in prose, and a documentary book on hunger strikes. Lately she published two collections of articles from her column. Temelkuran is the pioneering signature of her generation with opposing voice as a young intellectual, and always brave to tell about “never to talk subjects” of Turkey.
She graduated from Faculty of Law, Ankara University in 1995. She started her journalism studies at Cumhuriyet newspaper in 1993. She worked on women’s movement, Southeast Issue in Turkey and also political detainees. Her first book, “All Women Are Confused “ was published in 1993.She was chosen as the “Journalist of the year” by German government and then she made a research on Women movement in Germany in 1993, the same year when she was chosen as the Journalist of the year.
Her research book “My Son, My Daughter, My State-The Mothers Of Detainees- From Homes To Streets.” Was published in 1997. She was awarded by Office of Doctors since she had a research paper “Virginity Test is A Crime” for Cumhuriyet journal.
Her poem- prose books “From the Edge” and “Voice Of The Inside” were published by Everest. She went to Brazil in 2003 and to India in 2004 to observe World Social Forum. She examined the nation movement after the economic Crisis in Argentina. Her books that include newspaper articles Voice Of The Inside and From Outside were published by Everest in 2005. She took the Idea and Democracy Award by the Office of Doctors in Turkey with her book “We Are Having Revolution Here, Senorita!” (Everest, 2006). She was also awarded by Diyarbakır Democratic Platform with her book “What Should I Tell You?”. Ece Temelkuran, who deserved the award of Freedom for Idea by Ayşenur Zorakolu, keeps writing on her column “From The Edge” at Haberturk newspaper and her latest books “The Deep Mountain” (2008) and “Sounds of Bananas” (2010) are published by Everest.
Kitap genel olarak çok beğenilmiş ki ben de kitabın ilk yarısını beğenmiştim. Fakat ilerleyen sayfalarla beraber fikrim değişmeye başladı. Bunun nedeni ise şunlar:
Bana göre, "critical juncture"lar hakkında yazmak herkesin hakkı değildir ve bu tür olayların etkilerini hemen gözlemleyemezsiniz. Aradan bir nesilin tanık olabileceği kadar yıl geçmelidir. Fakat Ece Temelkuran, sıcağı sıcağına Venezuela'ya gidip hemen buradaki "devrim" hakkında bir kitap yazmış. (2006'da ilk baskısı yapılmış.) Fakat günümüzde Venezuela diyince akıllarına gelen şeyler hiç de Ece Hanım'ın kitabında belirttiği müthiş politikaların ürünü gibi durmuyor. Hatta kitabın 7. bölümde alayla yazdığı "Siz orada yolsuzluk ve daha da fakirleşen bir halk görmeyi bekliyordunuz değil mi?" minvalindeki cümleleri gerçekten, günümüz perspektifinden bakınca komik. Sadece komik. Neden komik bulduğuma gelecek olursak, "iyi sonla biten bir masal" imajı için çok erkenden söylenmiş laflar baya baya havada kalıyor. (Chavez'in ölümünden sonra kızlarına bıraktığı miras da soru işareti)
İkinci bir neden ise Biz Burada Devrim Yapıyoruz Sinyorita kitabının bir devrim güzellemesi olmadığı yazılmış arka kapağa. Fakat kitaptaki bütün kelimeler tek tek bir güzellemeyi işaret ediyor. Yani, kusura bakmasınlar ama, bu kitabı bir "güzelleme" olarak lanse etse en azından samimi bir yapıt ortaya konabilirdi.
Son olarak, Chavez taraflarına yer verilmiş kitapta. Eee peki muhalifler? Muhaliflerden sadece üstünkörü bahsedilmiş. Onların neden karşı olduğu tek cümle ile özetlenmeye çalışılmış ve sanki Chavez karşıtlarının iddiaları temelsiz veya yüzeyselmiş gibi okuyucuya aktarılmış. Toplamak gerekirse, objektiflikten uzak hem de çok...
Bu kitaba iki yıldız vermemin nedeni, Venezuela hakkında ve barriolardaki yaşam hakkında 'yanlı' da olsa bir şeyler öğrenmem oldu. Aynı zamanda Temelkuran, sıkmadan bir şeyler aktarabilen bir yazar fakat bu kitapta çok fazla hata ve eksik var.
Ece Temelkuran'ın Venezuela'da geçirdiği akıl tutulmasının kitap hali. Kötü zenginler, iyi fakirler, romantikleştirilen yoksul hayatı, iktidarda olmasına rağmen mağduru oynaması övülen bir hükümet, arkasında en ufak ekonomi bilgisi olmadan övülen popülist uygulamalar. Türkiye'de ne sevmediğini söylüyorsa Venezuela'da bayılmış yazar. Yine de Venezüela hakkında Chavez ilk başa geldiğinde bu ülkede neler olmuş merak ediyorsanız, kısa ve kolay okunan bir kitap.
Hayatın yoğunluğu, iş durumları v.s. derken kitap okumalarımın sayısı azaldı (bahaneye bak sen!). Ama bir an "ben neden eskisi gibi kitap okuyamıyorum" dediğim dönemde karşıma çıkan bu kitap ile, aslında tamamen yanlış seçimlerden kaynaklı olarak okuyamadığımı gördüm. İnsan kitap okumak istedikten sonra her halükarda okur kardeşim! diyerek kendime de atarlandıktan sonra geçelim bu kitabımızın yorumuna. Kesinlikle okunması gereken kitaplar listemde zirve ile yarışabilecek statüde bir kitap yazmış Ece Temelkuran. Açıkçası bu kitabı hiçbir şekilde içeriğine bakmadan, sadece yazarından dolayı aldım. Benim bir roman zannettiğim kitap birden bire bir baş kaldırış hikayesi olarak karşıma çıktı. Venezuella'nın halkının Hugo Chavez başkanlığında bir devrimi başlatma hikayesi. Bir halkın, eğer isterse neleri başarabileceğinin hikayesi. Doğru bir lider ile hiçbir birikimi olmayan bir insan grubunun, gerekli olanaklar sağlandığı zaman neleri başarabileceğinin hikayesi. Venezüella'nın fakir halkı Chavez'in başa gelmesi ve fakir halkı desteklemesi ile başardığı şeyleri okuyoruz bu kitapta. Başarı dediğimiz o küçücük kelimenin içerisinde o kadar çok şey gizli ki. Eğitim başta olmak üzere, sağlık devrimi, kadınların söz hakkına sahip olması, fakir dediğimiz maddi olanağının olmadığı, bir şekilde talihsizlik silsilesi sonucunda kendini yetiştiremeyen insanların geldikleri düzey, özgüvenin aslında bir kişiye ufak bir umut kıvılcımı ile ne kadar kolay aşılanabileceği. "Ben başarabilirim" düşüncesi o kadar değerli bir düşünce ki aslında. Etrafınızda doğru bir çevre oluşturduysanız eğer, akılcı adımlar atıldığı sürece herkes başarabilir aslında. Venezuella'nın fakir kesimleri işte bunun en sağlam örneklerinden bir tanesi. Kitabı okurken sadece Chavez'i değil, Che'yi, Castro'yu, Atatürk'ü de görüyorsunuz. Hatta bizim sevgili Komünist Başkanımız bile geliyor aklınıza. Başarı hikayeleri yani. Ama bireysel olmayan hikayeler işte bunlar. Arkasında bilgiye, zafere, sağlığa, eşitliğe, hak aramaya aç insanların olduğu başarı hikayeleri. Arkasındaki insanlar olmasa asla adının anılmayacağı bir kaç liderin, doğru kitlelere hitap ederek, doğru atılımlar yapması ile oluşmuş başarı hikayeleri. Bireysellikten uzak, sadece kendisini doyurmak için değil de, kendisinden başkasını düşünerek bunun için hayatını, her şeyini riske atmaya hazır olan sağlam, gururlu, egosuz insanların hikayesi. Chavez'in en büyük başarısı, aslında her büyük liderlerin yaptığı gibi gençleri ve kadınları kazanmaya çalışması olmuş. En çok ezilen insanlar en çok özgürlüğe aç olan ve doğru yönlendirmeler ile bu dünyayı şekillendirebilecek insanlar bana göre. Kadınlar... Kadınlarımız... Biz aslında rahat hayatımızın kıyısında köşesinde olmayacak şeylerden yakınırken, bir çok erkeğin bile başa çıkamayacağı sorunlar karşısında duvar gibi duran kadınlar. Üretkenliklerinden dolayı nefret edilen kadınlar. Ve gençler... Gençlerimiz... Enerjileri ile, hala kaybolmamış umutları ile koskoca bir halkı hatta dünyayı kurtarabilecek olan gençler. Ezilenler, hakkına gasp edilenler, eşitlik arayanlar, tek suçunun doğmak olduğu insanlar... Doldum doldum taştım ben bu kitabı okurken. Venezualla'da insanlar "kadın merkezli erkek egemen ülke" olarak nitelendiriyormuş ülkelerini. Ve Chavez de dahil olmak üzere herkesin hedefi, ülkeyi kadın egemen bir yer haline getirmek. İşte bu yüzden ellerinden gelen her türlü imkanı, bu imkanları hor kullanmayacak olan insanlara aktarıyorlar... Daha yazarım, daha çok yazarım ben bu kitap ile ilgili de, ama yeter bence artık.
Venezuella’da yaşanan devrimin ülkemizde inandırıcı olabilmesi için “hikayenin sonu” kötü olmalıydı. Çünkü belki de bu hikaye bizlere inanılmayacak kadar güzel geliyordu. Kim bilir, belki de bu hikayenin iyi bitmesini istemiyoruz. Çünkü o zaman bizim de bir şey yapabileceğimiz çıkacak ortaya. Yapabileceklerimiz ortaya çıkınca da sorumlu olacağız YAPMADIKLARIMIZDAN ! Sorumlu olmamak için bütün bunların uzaklarda, çok uzaklarda anlatılan bir masal olmasını istiyoruz…
Ece Temelkuran’ın Venezuela 🇻🇪 devrimini anlatan kitabını aynen yukarıdaki duygularla okudum ve nelerin yapılabildiğini, nelerin yapılabileceğini daha iyi anlamak adına bir adım attım. Bence bu kitabı ülkesini seven herkes, ama özellikle muhalefet partilerinin tüm üyeleri okumalı ve dersler, yol haritaları çıkarmalı çok geç olmadan. Daha iyi bir dünya mümkün 😇 Hersey çok güzel olacak 😇
Venezuela’nın çarpıcı hikayesini okuduğumda çok etkilendim. Haksızlığa uğramış, yoksul va acı çekmiş bir halkın var oluş mücadelesi sade ve akıcı bir dille anlatılmış. Devrim mücadelesi ve devrimle birlikte değişen hayatlar... Kesinlikle okunması gerekir.
“Devrimi belki de kadınlar başlatacak dünyanın her yerinde. “
Ece Temelkuran’ın Venezüela’ya yaptığı seyahatin ardından 2006 yılında yayınladığı kitabı.
ABD , uluslararası finans kuruluşları ve ülkesinin zenginleri tarafından meşru sayılmayan Başkan Hugo Chavez’in neoliberal dünyaya kafa tutan ülkesi, uluslararası haber kanallarının dünyanın geri kalanına anlatmaktan imtina ettiği Venezüela’nın hikayesi.
Ece Temelkuran kitabı yazıp da sonuna geldiğinde aslında hepimizin hep duymaya alışık olduğumuz ve belki de gerçekten içten içe beklediğimiz bir son yazmış, şöyle demiş sonrasında ‘Kim bilir belki de bu hikayenin iyi bitmesini istemiyoruz. Çünkü o zaman bizim de bir şey yapabileceğimiz çıkacak ortaya. Yapabileceklerimiz ortaya çıkınca da sorumlu olacağız yapmadıklarımızdan. Sorumlu olmamak için bütün bunların uzaklarda, çok uzaklarda anlatılan bir masal olmasını istiyoruz.’ diyor. Ne kadar da haklı ama aynı zamanda ne kadar da acı!
Gidip gördüğün gözlerine, dinlediğin kulaklarına, konuşup anladığın diline ve harflere can verip yazdığın kalemine sağlık Ece Temelkuran...
Venezuela gündem olmuşken okuyuvereyim diye elime aldığım bir kitaptı. Klasik Ece Temelkuran kitabı işte. Bir araştırma kitabı olması güzel. Gitmiş görmüş bir gazetecinin anılarını da okuyorsunuz kitapta. Elbette siyasi çizgide yeri olan Temelkuran'ın gönderme yapmadan geçmediği bir kitap.
daha tarafsız yazılması gerektiğine inandığım bir eser. ece temelkuran’ın anlatırken odağının chavez’i destekleyenler olduğu görülmektedir. bence aynı oranda muhalif görüşlere de yer verilmeliydi. ancak eser, tek taraf anlatımı baskın olsa da bilgilendirici ve akıcı bir anlatıma sahip.
Daha fazla karşıt görüşe yer verilebilirdi. Ama buna rağmen güzel bir anlatımla herşey anlatılmaya çalışılmış. Elbet bir gün Ece Temelkuran'ın dediği gibi "Her şey çok güzel olacak!".
Bu kitap 21. yy sosyalizminin önemli deneyimlerinden biri olan Venezuela devriminin inşa ve gelişimini aktarıyor. Kitap ciddi bir araştırma çalışması olarak görülebilir.Kitabın büyük bir bölümü yerel halkın devrim hakkındaki düşünce ve faaliyetlerinden oluşuyor. Bu durum konu hakkında en ufak bir bilgi sahibi olmayan kişilerin bu kitabı okuyabilecekleri anlamına geliyor. Kitabın dili de aynı oranda basit ve karmaşadan uzak olması okuyucuyu kitlesinin herhangi bir sınırlayıcılığının olmadığını gösteriyor. Bu nokta bu kitabı diğer araştırmalardan veyahut izlenim notlarından ayıran en önemli özelliklerden biri olduğunu düşünüyorum. Genellikle önyargı ve dezenformasyondan ötürü yaşanan bilgi kirliliklerini temizleyecek nitelikte olan bu kitap bir bakıma da Latin Amerika ülkeri ile kaderimizin aynı olduğunun altını çiziyor. Başka bir dünya mümkün kelimesi birçoğumuz açısındna ütopik görünsede Küba ve Venezuela devrimleri bizlere gerçekten de başka bir dünyanın mümkün olduğunu gösteriyor. Chavez artık yok ama geriye güzel bir miras bıraktı : Kapitalizme karşı alternatif bir toplumun halkla birlikte nasıl inşa edileceğini.
Peşinde koştuğumuz "DAHA YAŞANABİLİR BİR DÜNYA" hayalini, yaşadıkları penceresiz, küçük -ama güzel bir dünya kadar büyük- barakalarda yardımlaşarak, paylaşarak ve örgütlenerek gerçekleştirenlerin hikayesini; sıcak, akıcı ve merak uyandıran bir dille anlatmış Ece Temelkuran. Kitabın başında bu bir tanıklık kitabı değil, turistik bir Venezuela güzellemesi hiç değil buyurmuştu; Gençlerin aradığı muhalif dilin çiziktirilmiş rota haritası niteliğinde olduğunu da ben söylemek isterim naçizane. Devrim'in hayal olmadığını, devrimcilerin ise korkunç yaratıklar hiç olmadığını görmek ve Başkan Chavez'i, Kurtarıcı Simon Bolivar'ı, Devrim'in isimsiz kahramanları olan Halk ve hatta Chavez muhaliflerini daha yakından tanımak isteyenler için tavsiye ederim kitabı. Hatta kendisi, konuyla uzaktan yakından ilgisi olmayanlar için de basit ve anahtar kelimeler üzerinden parça parça sunulan bir bilgi kaynağı olduğunu ifade ediyor kitabın. Venezüelalılar ise Temelkuran'dan tek bir şey istiyor: "Biri bizi anlatmalı, doğru anlatmalı" Keyifli okumalar...
Venezualla'daki devrimin varlığından haberdar olmaktan çok mutlu oldum, Bariolardaki insanların bilinç düzeylerine, dayanışmalarına, dünyayı yorumlayışlarına hayran oldum.ilk sayfalarda okudukça umutlandım... Ortalarda zengin fakir arasındaki uçuruma çok üzüldüm. Yok mu bir orta yol, bulamaz mıyız? Orta sınıf bulsa bu yolu olamaz mı? Çok mu hayal perestim? Kitabın sonunda tekrar umutlandım her yol kendine ve halkına özgüdür. Tek dileğim bir gün tüm halkların beraberce eşit, mutlu, huzurlu olması. Kitabın sonunda yazdığı gibi "Bu, biz bu dünyada olsak da olmasak da, inansak da inanmasak da, istesek de istemesek de olacak. Bu dünya, birgün başka bir dünya olacak! ... Her şey çok güzel olacak".
Benim gibi politikayla sıfır ilgili birinin bile anlayabileceği sıcak ve akıcı bir dille anlatmış ece temelkuran, venezüella devrimini. 'zıpla zıpla yeni bir dünyaya' başlıklı son kısım bence çok etkileyici.
chavez'i sevmeyenlerin niye sevmedigini daha objektif anlatabilirmiş, tek eleştirim bu.
venezüella'da neler olup bittiğini, yaşanan değişimlerin yansımalarını bir amerikalı turist edasıyla değil de gözlemleyerek, içine girerek anlatmaya çalışan bir kitap. ece temelkuran'ın en zevkle okuduğum kitabı diyebilirim.
Chavez'in Venezuela'sını oldukça güzel bir şekilde incelemiş Ece Temelkuran. Sosyal açıdan yapılan reformlar ve öncesi/sonrası kıyaslamalar okuyucuya akılda kalıcı örneklerle sunulmuş. Farklı bir çalışma şekli hakkında bilgi almak isteyenler için tavsiye edilir.
nasıl desem bilemiyorum. şu kitabı okuduktan sonra chavez sevgim tavan yaptı ve onun mirası bolivarcı venezüela'yı karıştıran aşağılık faşistleri boğmak geldi içimden.
chavez reyize ve onun güzel ülkesine ilgi duyuyorsanız kesinlikle tavsiye ederim.
...rekabet degil paylasim odakli yeni bir hayat kurulabilecegini dünyanin geri kalanina bagirmak istiyor Venezüella ve kurulan yeni Latin amerika blogu...(sayfa.213)
Venezuella'da yaşanan halk devrimin oluşturduğu pozitif atmosferi yerinde gözlemleyerek okuyucularına aktarmış Ece Temelkuran. Devrimci ruhu olanların özellikle kaçırmaması gereken bir eser.