Jump to ratings and reviews
Rate this book

Balkon Sefası

Rate this book
Sarı telefon bir gün olsun çalmadığı halde sehpadaki varlığını senelerce korudu. Zamanla ahizesi kırıldı, sonra tuşları çıktı, ardından kablosu koptu. Bir sabah annem sarı telefonu kömür sobasına attı. İçimde, sivilceli ve çilli bir çocuğun “Alo!” sesini duydum. Açsaydın, “Seni seviyorum,” diyecektim.

İsmail Saymaz, bazen bir Erzurum türküsünün soluğunu ya da Karadeniz’in yerinde duramayan rüzgârını İstanbul’un baş köşesine getiriyor; bazen de İstanbul’un hovardalıklarını, neşesini ve rengini tutup memleketin dört bir yanına salıveriyor. Ruhunu Kore Dağları’nda yaralayanların, ürkek gözlerle sinema perdesine bakanların, ilkokul günlerini hiç unutamayanların, büyük şehri görünce sudan çıkmış balığa dönenlerin, aşktan uykusu kaçanların, nabzı devrim hayaliyle atanların ve ömrünü bir fıkra gibi yaşayıp bir ağıtla bitirmek zorunda kalan insanların hikâyeleri…

Balkon Sefası, memlekete sevdalı kelimelerle yazılmış öyküler…

124 pages, Paperback

First published June 1, 2020

Loading...
Loading...

About the author

İsmail Saymaz

16 books74 followers
Rize’de, 11 Temmuz 1980’de doğdu. Halen gazetecilik üzerine yüksek lisans eğitimini sürdürdüğü Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi’ni bitirdi. Gazeteciliğe Rize’de başladı. Konya ve İstanbul’da yerel gazetecilik yaptı. Mayıs 2002’den beri Radikal gazetesinde muhabir olarak çalışıyor. İnsan hakkı ihlalleri, düşünce ve ifade hürriyeti üzerine haberlere imza atıyor. Saymaz, başta Erzincan Davası olmak üzere, haberleri nedeniyle yirmiye yakın davada yüz yılı aşkın hapis cezası istemiyle yargılandı.

Ödülleri:

İstanbul Tabipler Odası Basında Sağlık Ödülü (2009), Metin Göktepe Jüri Özel Ödülü (2010), Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Basın Özgürlüğü Ödülü (2010), İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi Ayşenur Zarakolu Basın Özgürlüğü Ödülü (2011)i Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Yılın Söyleşisi Ödülü (2012), Türkiye Yayıncılar Birliği Düşünce ve İfade Özgürlüğü Ödülü (2012).

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
10 (22%)
4 stars
11 (24%)
3 stars
17 (37%)
2 stars
7 (15%)
1 star
0 (0%)
Displaying 1 - 4 of 4 reviews
Profile Image for Baris Ozyurt.
960 reviews31 followers
August 30, 2020
"Bir işçi çocuğuydum ve gerçekliğime en yakın partiyi arıyordum. Arayışım sürerken, evimin yarım kilometre ötesinde, Kocamustafapaşa'da, Emek Partisi'nin irtibat bürosunu gördüm. Ne vakit ziline bassam, 'Buyurun,' diyen çıkmadı. Emek Partililer, Enver Hoca liderliğinde kurulan Arnavutluk tipi sosyalist deneyimin savunucusuydular. Enver Hocacı olmadıysam, istemediğimden değil, kapıyı açan olmadı diyeydi... Yoksa Stalin'e kıyasla bizden sayılırdı Enver Hoca.

Ertesi yıl Karagümrük'e taşındım. Müslüman mahallesinin solcu sakinleriydik. Yarım kalan devrimciliğimi, sol dergi ve gazeteleri okuyarak gideriyordum. Bir okuma saatinde ÖDP'nin bölündüğünü ve ayrılanların Sosyalist Demokrasi Partisi'ni (SDP) kurduğunu okudum. SDP'nin gövdesini oluşturan 'Kurtuluş' adlı grubun, 12 Eylül'den önce güçlü olduğu şehirlerden biri Rize'ydi. Karadenizli oluşları beni cezbettiği için Şişhane'nin bir ara sokağındaki SDP İl Binası'na gittim.

'Acaba polis mi?' diye kuşkucu bakışlar beklerken, örgütlü bir ilgisizlikle karşılaştım. Art niyetten değildi, fraksiyon farkındandı... SDP kanatlardan oluştuğu için, elinde kirli bir çay bardağıyla oturan beni herkes karşı fraksiyondan sandığından, ne bir selam veren vardı ne bir selam alan.

Günler sonra Hüseyin, 'Merhaba,' dedi.

Uzun boylu genç, 'Hangi gruptansın?' diye sordu.

'Bir grubum yok,' dedim.

'Çizgisi belirsiz sosyalistim, desene şuna!'

Hüseyin, SDP içinde 'Sosyalist Siyaset' adlı kanattan olduğunu söyledi. Bu grubu hiç duymamıştım. 'Biz 1999'da SİP'ten ayrıldık,' dedi.

'Ne tesadüf, ben de SİP'liydim,' dedim.

Hüseyin ile tanışınca, bugünlerde hiç hatırlanmayan Sosyalist Siyaset'e katıldım. En kalabalık anında nüfusu otuz kişiyi geçmeyen bu küçük topluluğun iki lideri vardı: Utkan ve Özgür.

Utkan, bizlere SDP'nin bölündüğünü açıkladı. 'Biz de ayrıldık yoldaşlar,' dedi.

Ayrılanlar içerisinde en etli butlu sol grup olan Emekçi Hareket dergisi yeni bir parti girişimi üzerine tartışmak için çağrıda bulunmuştu. Akşamki toplantıya ben de gittim. Daire şeklinde yerleşmiş fraksiyon temsilcileri ve 'bağımsız' bireyler, kurulacak partinin adı hakkında tartışıyordu. Söz aldım ve bizimkilere göre 'liberal' tezler savundum.

Hoş, bizimkiler, ideolojik anlaşmazlıktan ötürü Emekçi Hareket Partisi'nin (EHP) kuruluşundan çekildi.

Peki, şimdi ne yapacaktık? Partili olmak, bana nasip olmuyordu.

Hangi partiden içeriye adım atsam, ya bölünüyor ya dağılıyordu. "(s.40)
Profile Image for Cgcang.
364 reviews38 followers
June 23, 2020
Balkon Sefası'yla ilgili iki şey beni çok şaşırtabilirdi:

Öykülerin çoğu kötü olsaydı, İsmail Saymaz'ın yazım tekniği başarısız olsaydı çok şaşırırdım.

Yine, öyküler büyük ustalıkla yazılmış ve derinlikle işlenerek ortaya çıkarılmış olsa da çok şaşırırdım.

Ne İsmail Saymaz'ın öykü yazımı beni şaşırttı, ne de Balkon Sefası'ndaki öyküler. Ya da en azından, öykülerin çoğu.

İsmail Saymaz bu söylediğime katılır mı bilmem, belki doğru bir şey söylemiyorum, ama sanki kalemi bir sanatçının, bir yazarın kalemi değil, bir zanaatkarın kalemi. Öyküleri, Türk yazınının en iyi öyküleri arasına girmez, yazarın böyle bir amacı da herhalde yok. Dili ve tekniği özellikle yazınsal değil. Muhabirlikten gelen, yaşamı boyunca yazmış birinin sanatçılığından çok el becerisinin ürünü gibi sanki.

Bütün bunlara karşın öyküler beceriyle yazılmış, Saymaz'ın kültürel yönelimleri kısa öykü türüne başarı ve işlevsellikle yansıtılmış. Bu yüzden kitap da keyifli bir kitap olmuş. Başka durumlarda aynı şeyi bir eleştiri olarak dillendirebilirdim ancak bu tür bir ruh ve yazımın İsmail Saymaz'ın anlatmak istediği öykülere uygun olduğunu düşünüyorum. Kendince bir el ve dil kıvraklığı, kendince bir dil kullanımı var. Okur olarak buna tanık olmaktan hoşnutum.

Kitabı okuyanlar inanıyorum ki sanatsallıkla zanaatçilik arasında yapmaya uğraştığım ayrımı net bir biçimde gözleriyle görecek. İsmail Saymaz'ın bu kalem işçiliğinden de benim kaldığım ölçüde hoşnut kalacak.
Profile Image for Evren Erarslan.
463 reviews18 followers
October 5, 2021
Dokunaklı öyküler diye bir kategori oluşması gerekiyor artık. Sayısı hiç de azımsanmayacak ölçüde öykü kitabı çıkıyor. Başka bir türe konumlandıramıyorum. Bu kitap da tam bu türün içinde yaşıyor. Birkaç sayfadan oluşan 28 adet öykü barındırıyor. Gündelik yaşamdan verilen örnekler kimi zaman Karadeniz komedisi taşırken, kimi zaman da Karadeniz hüznü taşıyor. Ben Karadeniz kültüründen pek hoşlanmadığım için beni çok içine çekmedi, ancak anlatımı akıcıydı ve ikinci kitap olarak eşzamanlı başka kitaplarla okunabilir tarzda olduğunu söyleyebilirim.
Profile Image for Arzu Onuklu.
1,071 reviews13 followers
June 4, 2022
Uzun zaman süren yavaş yavaş okuduğum Balkon Sefasini bitirdim. 28 adet öykü içeriyor yarısı ismail beyin hatiralarindan cikan öyküler, yarisi da karadenizden erzurumdan bazen huzunlu bazen komik ama her daim icinde Anadolu insanimizin net portresini icermekte... Şahsen beğendim ben bu tarz yazdigini bilmiyordum. Kalemini takip etmeye devam edeceğim
Displaying 1 - 4 of 4 reviews