Bilinç nedir? Benlik nedir? Bilinç ne işe yarar? Bilinçli makineler olabilir mi? Hayvanlarda bilinç var mıdır? Koma ve bitkisel yaşam nedir? Beyin ve bilinç ilişkisi nasıldır? Benlik algısı bozulunca ne olur? Beynin bilgisayardan farkı nedir? Şizofrenide nasıl bir bilinç vardır? Bilinç evrimsel değişime uğrar mı? Bilinci şekillendirmek mümkün mü? Zikir ve meditasyon beyne ne yapar? Hafıza ve bilgiler beyinde mi bulunur? Sezgiler bilimsel olarak nasıl tarif edilir? Yüksek bilince erişmenin yolu var mıdır? Uykuda ve anestezi altında bilinç nasıldır? Bilinç hangi durumlarda değişkenlik gösterir? Bilinçli varlıklar olarak evrende neden sadece insanlar var? Nörolog Prof. Dr. Sultan Tarlacı'nın kaleme aldığı bu kitap, bilimsel veriler ışığında tarih ve evrim sahnesindeki bilincin izini sürüyor.
Bilimsel her hangi bir konuda derli-toplu, bol referanslı bir özete ulaşmak istendiğinde yerli yazarlar tercih sebebi olabilir. Ama aynı konuya dair yeni bir yaklaşım getirme ya da fikir ortaya koyma konusunda fazla bir beklenti içinde olmamak gerekiyor.
Kitap bu geleneğe uygun. Üslup biraz tekdüze olsa da (slide'dan okuyarak anlatılan ders havasında) konu bir çok farklı açıdan değerlendirilmiş, faydalı bir şekilde sunulmuş.
Ancak bilimsel yaklaşımın bir standardı olmalı; fikirlerimizi destekleyen çalışmalar kadar onlarla çelişen ve hatta onları yanlışlayan literatüre de objektif yaklaşabilmeliyiz. Ya da katılmadığımız bir konuda yapılmış bilimsel çalışmaları, çalışma koşulları, yöntem ve sonuçların yorumlanması açısından eleştirirken aynı metodolojik titizliği şaibeli ve tekrar edilemez sonuçları ile fikrimizi destekleyen çalışmalar için de gösterebilmeliyiz.
Kitapta bir önceki paragrafta ifade etmeye çalıştığım yaklaşımın çok sayıda örneği var. Mesela; hayvanlarda bilincin varlığına dair çalışmalar yazar tarafından ciddi bir şekilde masaya yatırılırken, "sezgi yolu ile bilgi sahibi olmak" gibi bir kavram sanki çok sayıda deneylerle tespit edilmiş bir gerçekmiş gibi dile getiriyor.
Yine "sezgi yolu ile bilgi sahibi olmak" ile "bilgiye giden yolu sezmek" sanki birbirine karıştırılmış. Gazali'nin veya Arabi'nin kalbine üflenenler ile Einstein'ın bilimsel sezgisinin aynı şey olmadığının apaçık olduğunu düşünüyorum.
Çok başarılı buldum. Genellikle bu tür bilimsel tabanlı kitaplar popülerite kaygısıyla fazlasıyla basitleştirilip benzer düşünceler etrafında dolabıp duruyor ve hatta boş içeriklerle bir yere varamadan bitiyor, veya bir kaç sayfayla özetlenebilir duru da oluyorlar. Kendi adıma bu kitaptan bir çok bilgi edindim ve fazlasıyla ilgi çekici buldum. Konu hakkında bilimsel ve felsefik iyi düzeyde donanıma sahipseniz size hafif gelebilir ama temel düzeyde bilginiz varsa ilginizi çekebilir.