Kara Köpek’i okurken kendi hayatımdan kesitler gördüm. Hepimiz birtakım travmalar yaşayıp kendi Kara Köpeğimizi yaratıyoruz. Benimki bir türlü güvenememekti. Sonunda Kara Köpeğimi saldım, sokaklarda dolaşıyor. Fırat Uran'ın ince bir dokunuşla kaleme alıp, Ece Cangüden’in yaratıcılıkla çizdiği bu kitabın dikkat çekip film olmasını diliyorum.
Cake Mosque (Drag Queen)
Kara Köpek senden ve benden.
Qubra Uzun (DJ)
Bir yol hikâyesiyle, var olanların ötesinde yeni yollar çizen bir aşk hikâyesiyle başlamıştı Fırat Uran bundan iki sene önce. Şimdi Kara Köpek'te yol, karanlıkla aydınlığın dansıyla, nefret dolu bir çağda kendin olmanın yarası ve güzelliği arasında, gençliğin bazen zor, bazen heyecan dolu zamanında devam ediyor. Travmalara ve korkulara, yalnızlığa ve bir araya gelmeye, kendini keşfetmeye ve el ele tutuşmaya dair bir roman Kara Köpek. Aşkın ve tutkunun ateşi, çocukluk anıları, gençlik bunalımları, aile yaraları, içimizdeki köpekler, dönüşüm, Rüya Sineması, Joker'le Batman'in aşkı, bolca Kadıköy ve Elizabeth'in selamı…
“Doğruluk mu, cesaret mi?” oyununda mahvolacağını iyi bildiği hâlde her seferinde ‘cesaret’ seçenler için.
Burcu Eken (Doggy Cin Blues)
Bu kitapta, Türkiye'deki LGBTIQ+ dünyasının görünmezliğinin esas kılınmaya çalıştığı sosyo-kültürel yapıda doğalı görünür kılmanın saygıdeğer ve akıcı bir çabasını okuyacaksınız; cesaretlendirici, özgürleştirici, çoğulcu, öteki kavramını ve yargılamayı reddeden Kara Köpek, kendi olarak nefes almaya çabalarken gelen boğulma hissinin antidodu...
Gazi Mehmet Emin Adanalı (Boğaziçi Üniversitesi, Öğretim Görevlisi)
“Bu hissi nerede olsam tanırım!” dediğiniz bildik, istenmeyen ama çok çok alışılan bir hisle karşılaştım okurken. Sözcüklerin -bedenlerin- seviştiği ânlarda orada olduğuma emindim. Fırat, yine yeniden bir çırpıda bitirdiğim; içimde susturulamaz bir ‘ya sonra’ bıraktığı romanını teslim etmiş bizlere. Herkes kendine düşeni sahiplensin diye.
2006 / Graduated from Şişli Terakki High School in İstanbul
2009 / International Law education at London School of Economics
2010 / 6-Week Filmmaking Workshop at New York Film Academy
2011 / Marketing internship at British American Tobacco
2012 / Directed the play “Ölüm Hastalığı (Death Sickness)”, staged in “Mekan Artı” theatre
2013 / Received attorney’s license and joined İstanbul Bar Association
2014 / Worked as a production assistant in Los Angeles at “I Mean It” agency which won Turkey’s promotion competition
2015 / Completed five different certificate programs at UCLA: - Business and Management of Entertainment - Marketing - Entertainment Studies - Producing - Story Development
2015 / Displayed his polaroid shots at “The Model” exhibition at “Space Debris”
2015 / Launched the Instagram account “cansizmankenler” were he collected the images of Turkey’s bizarre mannequins
2017 / Attended “Notos” creative writing workshop
2017 / Wrote and directed “Kapı (The Door)” that shortlisted at Filminute among 25 other films from all over the world
2018 / Received his master’s degree on Economics Law, specializing in Intellectual Property Laws
2018 / His first novel “Otobanda Kaybolanlar (Lost on the Highway)” was published at Sola Unitas Publishing House
2019 / “Otobanda Kaybolanlar (Lost on the Highway)” was translated into English and offered for sale through Amazon
2019 / Arranged the group exhibition of “Lost on the Highway” with 21 other artist at Istanbul Soho House
2019 / Attended Murat Gürsoy’s creative writing workshop at Boğaziçi University
2020 / His second novel "Kara Köpek" was published at Sola Unitas Publishing House.
2020 / Currently working on his thesis in order to obtain his master’s degree in Cinema-Television at Istanbul Bilgi University and also continues to give piano lessons.
kara köpek’i kara köpeğim yanımdayken okuduğumdan benim için biraz daha derinlerde bir iz bıraktı, hem acı hem tatlı. ayrıca fırat uran’ı çok kıskanıyorum. bir insanın yaptığı her şey nasıl bu kadar özgün olabilir aklım almıyor.
Postmodern, teknik açıdan güncel. Anlatıcı-okur ilişkisinde, bir önceki kitabındaki gibi, okurla direkt temas kuruyor, anlatıcının okuyucudan talepleri var ("XX'le tanış" vb.). Okuyucuyu cameo ile filme giren yönetmen gibi kullandığı eğlenceli yerler de var (karakterin okuyucudan ateş istemesi vs.). Ayrıca komünite kurma teşebbüsü, "kitapta çalan" parçalar listesi vermesi dinamizm katmış. Tipografiler keyifli. İllüstrasyonların dili "kara köpek" konseptiyle uyumlu. Yazarın mizahı bence en kuvvetli yanı ("baba" sekansı dışında kitabın en çok mizahı etkileyici geldi). Günümüz Kadıköy-Moda-Yeldeğirmeni queerliğini kayıt altına alması kıymetli. Dili kasmayan bir dil, "kara köpek", "büyükanne yapmak" gibi linguistik icatları var. Bu da dile dozunda bir absürtlük katıyor. Olaylar ve setting'ler de ilgi çekici gibi (apartmanda dairesi kopuşları, Büyükada arınma seansları vb.). Sonu da bir aydınlığa bağlanıyor, bunu sevdim. Hoşlanmadığım yerleri şöyle açayım: Farklı karakterlerin ortak özelliklerinin sinema filmlerinden referanslar verebilmek olması rahatsız etti, dört karakter de sevdikleri filmlerden replik söyleyebiliyorlar, bu garipti. Karakterlerin self-obsessed halleri ve şekilci oluşları ("boyu uzun öyleyse aşık olunur", "kız arkadaşı öyle çirkindi ki" gibi algılar vb.), kâh gerçekçi geldi kâh rahatsız etti. Ana karakterlerin ilişkilenme biçimleriyle daha doğrusu aşk kısmı/tanımı ile bağ kuramadım. Self-obsessed karakterlerin abusive ilişkisi gibi geldi ya da "bir kötülük hikayesi olarak aşk" gibi bir şeydi. Yazar, arkadaşlık teması üzerine şekillendirdiği bir hikayede güzel ve çarpıcı şeyler yaratır gibi geldi. Bu romandaki arkadaşlık yorumlarının, ilişkilerinin samimiyeti, Berk ve Ege'nin ilişkisinden daha ikna ediciydi.
Kara Köpek kendin olma, kendini tanıma ve bırakma üzerine samimi ve hakiki bir hikaye anlatıyor. Yumuşacık, pofuduk ve bembeyaz bulutların yerine tüy kaplı, karanlık ve ağlayan canavarlarla dolu bir gökyüzünün kapladığı farklı bir Kadıköy'de filizlenen iki renkli sarmaşığın birbirine dolanma hikayesi.
Fırat Uran yine üslubu ile sizi alıp hikayenin içine sokuyor. Kitabı okurken kafanızı çevirecek olsanız karakterleri yanınızda görüp onlara selam vereceğinizin teminatı verebilirim. "Toplumun kuralları çevresinde yaşamaya çalışıyorum, sonra yaşamıyorum." diyorsanız bu hikayeye tanık olmanız gerekiyor.