Bu kitap, ahlâkın gücü ve işlevlerini önemli ölçüde hukuka ve siyasete bıraktığı modern dönemde ahlak alanında bir krizle karşı karşıya olduğumuz kabulüyle yazılmıştır. Kriz hem modern dönemi inşa eden Batı düşüncesinde hem de Batı düşüncesinin şu veya bu açıdan etkisinde kalan diğer medeniyetlerde kendisini hissettirmektedir.
Bugün ahlakın faili olarak insan, iyinin yitirildiği ve ahlakın asli sorusunun unutulduğu bir bireysel ve toplumsal hayata mahkum olmakla sınanmaktadır. Bu sebeple bu kitapta tanım, anlam ve eylem olarak iyiye ulaşmanın bir çerçevesi çıkarılmaktadır. Elinizdeki kitapta ahlaki farkındalık, tecrübe ve kararların oluşum süreci tartışılmaktadır. Bu anlamda kitap ahlaka yeni bir bakış getirmekte ve ahlak için nesnel bir zemin oluşturmaktadır. Ahlakiliğin sorgulandığı günümüz dünyasında bu nesnel zemin siyasetten iktisada, sanattan topluma tüm alanlarda kurucu bir rol oynayacaktır.
1997 yılında Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nden mezun oldu. 1999 yılında Sakarya Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde “Mukatil b. Süleyman’ın Tevil Anlayışı” başlıklı, erken dönem Kur’an tefsirinin bilgi teorisi açısından teorik çerçevesini inceleyen yüksek lisans tezini tamamladı. 2006 yılında Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde “Seyyid Şerif el-Cürcânî’nin Tevil Anlayışı: Yorumun Metafizik, Mantıkî ve Dilbilimsel Temelleri” başlıklı doktora tezini tamamladı. 2005 ve 2012 tarihileri arasında İSAM’da araştırmacı olarak çalıştı. Nisan 2012’den itibaren Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi İslam Felsefesi Bölümü’nde öğretim üyesi olarak göreve başladı ve halen bu görevini sürdürmektedir. İbn Sînâ Felsefesinde Metafizik Bilginin İmkânı, İslam’da Metafizik Düşünce, Erken Dönem Tefsirlerinde Tevil Sorunu, Varlık Nedir?, Ahlâk, Anlamı Tamamlamak, İslam Düşüncesi Kelam Felsefe Tasavvuf, İslam Felsefesine Konusal Giriş başlıklı kitaplarının yanı sıra Fârâbî, İbn Sînâ, Gazzâlî, Fahreddin Râzî ve Seyyid Şerif Cürcânî gibi önde gelen filozof ve düşünürlerden çevirileri bulunan Ömer Türker’in çalışmaları, metafizik ve bilgi teorisi üzerine yoğunlaşmıştır. ”
18. yy Avrupasında neşet eden sözde aydınlanma çağı metafizik düşüncenin imkanını görece zora sokmasıyla birlikte ahlakın asli temeli sarsılmış bulundu. Bu durum insan düşüncesini ahlaktan ziyade sadece hukuk kuralları ve iş etiği gibi pratik yönden faydalı alanlar üzerinde düşünebilmeye itti. Yani düşünce dünyamızın daralmasına sebep oldu. Ömer Türker hoca bu kitabında ahlakın metafizik temellerini klasik İslam düşünürlerinin fikirlerinden faydalanarak tekrar tesis etme girişiminde bulunuyor ve bunda da gözle görülür derecede başarı sağladığını söyleyebilirim. Keşke okusalar.