Bu kitabı bu kadar çok seveceğimi aklımın ucundan bile geçirmezdim.
İngilizce'de beğendiğiniz herhangi bir şeyi nitelemek için kullanabileceğiniz birçok sıfat vardır. Good, fantastic, beautiful, fascinating, perfect, flawless... Sanırım ben bu kitabı nitelemek için beautiful sıfatını kullanmak zorundayım çünkü kitapla alakalı her şey gerçekten çok güzel, çok tatlıydı. Okuması çok keyifli ve çok kolay bir kitaptı fakat yine de üstümde büyük bir etki bıraktı. Nagihan Kabal'ın kitaplarının yazım dilinden hiçbir zaman şikayet etmemişimdir zaten. Çok fazla Wattpad okumasam da kesinlikle en sevdiğim Wattpad yazarı Nagihan Kabal'dır.
Kitabın konusu, kurgusu, karakterler, her şey gerçekten çok güzel düşünülmüş ve daha da güzel bir şekilde yazıya dökülmüştü. Kitaptaki o güzel paragraflar, o güzel mesajlar olmasa bu kitap beni hiçbir şekilde böyle etkilediği kadar etkileyemezdi. Ve Doğukan ile Dolunay'ın ilişkisinin bana oldukça tanıdık gelmesi de kitapla kolay bir bağ kurmama yardımcı oldu.
Asır ve Dolunay'ın arkadaşlıkları gerçekten çok güzeldi ve Doğukan, Dolunay ile arasına bir mesafe koyduğunda Dolunay'ın Asır'a aşık olmaması iyi oldu çünkü eğer öyle bir şey olsaydı kitap benim için oracıkta biterdi. Bütün karakterler mükemmel tasarlanmış ve mükemmel bir şekilde yazılmışlardı, öyle ki gerçek insanlardan oluşan gerçek bir arkadaş grubu gibi hissettiriyorlardı. Aycan, Asır, Efe, Kübra, Osman, Doğukan, Dolunay, Çiçek... Hepsinin geçmişini öğrenmemiz gerektiği kadar öğrenmemiz ve hepsinin gerçekten insan gibi olması onlarla bir bağ kurmamı kolaylaştırdı. Okuması gerçekten eğlenceli, tatlı fakat aynı zamanda bir ders niteliğinde bir kitaptı ve kesinlikle o kadar da abartacağım kadar güzel olmayan Gençlik Serüveni serisinin ilk iki kitabından sonra temiz havada alınan derin bir nefes gibi hissettirdi.
Dolunayda Açan Çiçek'in her ne kadar Dolunay'ın değil de Çiçek'in ağzından anlatıldığını bilsem de, tamamen Çiçek'in hayatına odaklanılmasındansa Dolunay ve Doğukan'ın ve elbette ki diğerlerinin ilişkilerinin nasıl geliştiğini okuyabileceğimiz kısa bölümler olması beni mutlu ederdi. Ve elbette ki Asır ve Kübra'nın sonunda birlikte olduklarını okumak da!