Şartlı refleks, iyi veya kötü olsun, bütün kalıplaşmış alışkanlıklarımızın köküdür. Bize işinizi yaptıran, saatinizi kurduran, öğleyin yamak yemenizi sağlayan, akşam fazla yemek yediren ve yatma zamanında uyumayı İsteyen hep bu reflekstir.
Sizin bedeni davranışlarınızı, yalnız uygarlıkta bulunan durumlarla bağlayan şartlı reflekstir, insan ormanda yaşarken davranışlarının giyinme İhtiyacıyla şartlanmasına İhtiyaç yoktu, Sigara içmek için bir arzu ile şartlanmamıştı, Sosyal rekabet bir şartlı reflekstir yanındaki masada oturan arkadaşı terfi etti diye içi içini yemiyor. işini kaybetmekten korktuğu için midesi ekşimiyor ye hazımsızlığa uğramıyordu. İlkel insan bu şeylerden hiçbirine şartlanmıyordu. İlkel insan sinirlenmiyordu.
Hayatımızın başlangıcında bir nevrotik davranışlarla şartlanmışızdır Sinirsel gerginlikler bir boşluk içinde mevcut olamaz, Bunlar yalnızca sinir sisteminde meydana gelmez. Onlar bedendeki bütün organlarda mevcuttur. Kişinin içinde heyecanlı bir kavga cazibesi olduğu zaman, bir organın diğerine karşı çekimi vardır. Sinirsel gerginlik bedenidir. Pek çok hastalıkların heyecan çatışmalarından doğmasının nedeni budur.
İnsanın heyecan çatışması kendiliğinden iyileşmez. iç çatışma, organ reaksiyonlarının alışkanlıktan şeklinde devam eder. Böylece gerginlikler -beden organları arasındaki hatalı intibaklar- bir kimsenin düşüncelerine etki yapar. Beden, zihne ne düşüneceğini anlatır. Bazı yazarlar ruh üzerindeki bu kontrolüne bilinçaltı derler. Bilinçaltı ruh, insan davranışlarına ait alışkanlıkları içine alır,
Halk sinirsel gerginlikten, hoş olmayan duruma göre çekilebilir olanı tercih etmek için uzlaştırıcı bir davranış şeklini benimseyerek kurtulmaya çalışır Bu uzlaşmalar genellikle çocuklukta oluşur ve elbette ki, çocuksudur Durum ortadan kalktığı zaman onlar son bulmuş olsaydı o kadar kötü olmazdı. Fakat böyle olmaz. O günkü çocuksu, uzlaştırıcı uyumları onun yetişkinlik dönemindeki durumlara uygun uyumluluklarına engel olan davamlı alışkanlık tepkileri olur.
"In this book you will find no discussion of instinct. Human beings have no instincts. Their bodily activities are infinitely plastic. Social situations are the forces that give human activities their direction and drive" (vii).
"Emotional tensions can strain your muscles to produce symptoms such as backache, and nervous strains can lead to permanent changes in muscle tissue. You know that emotion is behavior, something that you do with your entire body. Tensing your muscles is part of emotional behavior" (24).
"The play spirit can be carried over into everything you do, yet there still remains a difference between work and play. Work involves some external compulsion, such as is implied in the earning f one's daily bread. We must work and so we must restrain our wayward impulses in order to stay with the job. Play is anything you do that you can drop as soon as it ceases to amuse. It is something you can take or let alone" (62).
"This brings us to our third method of preventing psycho-allergy: Charity. By charity I do not mean the giving of alms. I use the word rather in the biblical sense as it is found in I. Cor. 13:4 'Charity suffereth long and is kind; charity envieth not...
Sociologists have used the word 'empathy' in this sense; but for general understanding, the word 'charity' conveys the meaning. 'Charity,' as used here, means a friendly, sympathetic, unselfish understanding.
Charity means that you drop your personal feelings and substitute comprehension and understanding. Doctors who specialize in nervousness are not irritated by their patients. They try to understand them. Such patients arouse no hostility, no anxiety neurosis, in the psychiatrist" (108).
"Your attitudes are the habits that control your lesser habit patterns" (110).