Ralf Rothmann gibi yazarları okuyunca zaten uzak durmak istediğim öykü sanatından iyice soğuyorum.
"Deniz Kenarında Geyikler" bir aydır çantamda süründü durdu. Nihayet bu sabah bitirebildim. Biri "Gestemani" olmak üzere iki öyküden hoşlandım sadece. Yazar saygı duyulacak bir şekilde, okuru kandırmıyor, yönlendirmiyor, anlatacağı şeyi anlatıp gidiyor. Yazarın bu tavrını takdir etsem de sonrası pek güzel değil.
Alman olmaları nedeniyle herhalde kahramanlar hep soğuk ve garip insanlar. Yazım tarzı da kitabın ruhuyla orantılı ama öyküler zor okunuyor. En cana yakın gelebilecek öykü bile çok mesafeli. Haliyle sevdiğim bir yazarın eseri gibi coşku içinde (Spencer Holst) veya ürpererek (Andrey Platonov) okumak mümkün olmadı. Oysa "Deniz Kenarında Geyikler" çok vaatkâr bir kitap görüntüsünde. Gerçi alıştım artık, Metis'çilerin klasik tavrı, en saçma, en anlaşılmaz, en düz akademik eseri bile allayıp pullayıp, şahane bir örtüyle çok lezzetliymiş gibi göstermek hünerleri var. Tam bu noktada büyük çelişki yaşıyorum Metis'in kitaplarını çok severim, epeyce kitaplarını aldım ama bu yapılarını bildiğim için hep şüpheyle yaklaşıyorum. Platonov, Berger gibi yazarların hürmetinden olsa gerek arada sırada Metis'in olmadık bir kitaplarının gönül alıcı havasına kandığım oluyor. Belki de kullandıkları yazı karakterinden dolayı saygı duyduğumdan, bilmiyorum, bazen elimde anlayamadığım bir kitap oluyor bu yüzden.
Ve yazık ki "Deniz Kenarında Geyikler" de uzaktan göründüğü gibi bir eser değil, Metis'in üzerinde çalışmadığı izlenimi veren kitaplardan biri. Editöre verilmeye bile değer görülmemiş galiba. Bazı öykülerin bazı kısımlarını anlamadım mesela. Bence kötü yayıncıların yaptığı gibi çevirmenden gelince hemen yayımlanmış izlenimi veren bir yapıt.
Yaşıtım olan çevirmen Ogün Duman'a çok laf etmek istemiyorum, neticede çevirmenin gönderdiği metin hamdır, ham metni tamir eden ve iyileştiren editördür. Lakin editörü aradım bulamadım. Künyede o cenahtan sadece yayın yönetmeninin adı var. Kitabın içeriği ile uyumlu bir tınısı da var bu adın: Müge Gürsoy Sökmen. Soğuk, mesafeli, . Ancak hiçbir şey göründüğü gibi olmadığı için bu durumda yayın yönetmeninin sıcakkanlı birisi olduğunu düşünmek gerekir.
Çok olumsuz ifadeler kullanınca kitabın berbat olduğu gibi bir izlenim doğuyor. Bana göre iyi bir kitap değil, ama berbat bir kitap sayılmaz aslında. Okuyup çok seven insanlar var, onlara haksızlık etmek istemim.
Sadece benim gibi okurlar için değil diyorum.