Çöpçatan kelimesinin Türk Dil Kurumu sözlüğündeki karşılığı tam olarak şöyle; Evlenmelerde aracılık eden kimse. Benim yaptığım iş de tam olarak bu. Yani çöpçatanlık. İşimde oldukça da başarılıyım üstelik. Ama sizin bildiğiniz çöpçatanlardan değilim. Benim aşk hakkında en ufak bir fikrim bile yok. İnsanları bir araya getirmekte ve birbirlerine âşık olmalarını sağlamakta başarılı olmak, ne yazık ki beni bir aşk profesörü yapmıyor. İnsanların neden âşık olmak istediklerini, neden bu duygunun peşinde koştuklarını bile bilmiyorum. Fakat küçük bir yalanla başlayıp, Akın Arıkan'la tanışmamla birlikte tuhaf bir maceraya dönüşen hikâyemde hepimizin bazı cevaplar bulabileceğini umuyorum.
Akıcı, kafa yormayacağınız bir kitaptı. Karakterlerin salak salak tavırları yoktu öncelikle. Kadın karakterin tuhaf olarak görülen bazı hareketleri bence çok güzeldi. Erkek karakterde neşesiyle, davranışlarıyla kalbimde taht kurdu ama kitabın sonlarına doğru olan olay bence çok lüzumsuzdu. Genel olarak sevmiş olsamda bana 3/5 puanlık keyif verdi bu kitap. Daha çok gülmek isterdim açıkçası
2016 yaz dizisi romantizmi serimizini sonuna gelmiş bulunmaktayız 👏🏻 Bu kitap hakkında beni şaşırtan şey gerçekten BEĞENDİM. Bu serinin ikinci jenerasyonundan Hare’nin hikayesi favorimdi, tatlı bir şekilde anne babasının hikayesi de favorim oldu 😭 Karakterler ile alakalı sanırım ama Nehar’ın hikayesini de çok sevmiyordum ki anne babasının hikayesini de sevmemiştim okurken. Mine’cim yetiştirdiğin çocuklar enfes hayatım keşke Ateş Nehar’la evlenmeseydi diyeceğim ama eh işte mutlular diyip geçiyorum ⛄️ Mine gerçekten okuması zevkli bir karakterdi, genel olarak rasyonel sayısalcı kadınlardan hoşlanıyorum sanırım (asla öyle biri değilim ama derinlerde bir yerde belki…) Hare’yi yetiştiren kadın olduğu çok belli. Akın ise zaten “Sevgili Mine.” demesi ve Mine’ye duyduğu saygı ve sempatiyle kalbimi kazandı. Yani bir romantizm kitabından almak isteyeceğim her şeye sahipti. Karakter gelişimleride tatlıydı. O dönemde yazılan kurgulara bakıldığında çok iyi, yazarın kalemini geliştirdiği belli oluyor. Güzel bir yolculuktu artık gerçek hayata dönebilirim😔👏🏻
Sonsuz Düşler Serisi'nin ilk jenerasyonunun son kitabı Son Aşkım. Seri boyunca adından kendini oldukça bahsettiren Akın Arıkan'ı artık daha yakından tanımaya başladığımız bu kitap serinin tüm kitaplarının çizgisinden oldukça dışarıda.
Ana karakterlerimizden biri aşk romanlarından çıkmış bir kitap kahramanı iken diğeri aşk hakkında bilgi toplamak ve onu anlamak için gerçek dünyada bir laboratuvar kurmuş. Sivri zekası ile sivrildiği tüm alanlarda insanları anlamadığı için kırılmış Mine Araz'ın Arın Arıkan ile yaptığı bu açık hava deneyini okumak oldukça keyifliydi.
Parlatıcı bağımlısı, aslen bir fizik dahisi olan bu güzel çöpçatanın en güzel çattığı çöpün kendi bahtına düşen Arın Arıkan olacağını tahmin etmek zor olmasa da onların değişik ve tam kendilerine göre olan aşklarını okuduğum için çok mutlu oldum. Sığamadığım dünyalara girdikçe kitaplığımdan bu kitabı çıkaracak ve Mine Arıkan ile konu hakkında istişare edeceğim.