Türkiye’nin önde gelen yerbilimcilerinden Naci Görür, depremlerle yaşamayı öğrenmesi gereken bir topluma bir başucu kitabı sunu-yor: Türkiye’de Deprem. Siyasi yönetimlerden kamu kuruluşlarına, yurttaşlardan sivil toplum örgütlerine kadar herkesin, her kesimin bilmesi gereken konuları, yıllarını bilime, bilimi de toplumun hizmetine sunmuş bir bilim insanının kaleminden okuyacaksınız:
Türkiye’de belli başlı fay hatları hangileridir?
Beklenen İstanbul depreminin sonuçları ne olacak?
Türkiye’nin ve İstanbul’un riskli bölgeleri nereler?
Bir sonraki deprem nerede olabilir?
Yerel yönetimler ve kamu kuruluşlarının çalışmaları yeterli mi?
Kanal İstanbul’un ve kentsel dönüşümün İstanbul depremine etkisi ne olabilir?
Depremle yaşamayı öğrenmek ne demek?
Prof. Dr. Naci Görür, bilimin, aklın, vicdanın sorumluluğuyla, yöneticilerinden yurttaşlarına kadar bütün bir topluma yeniden soruyor: “Orada kimse var mı?”
Türkiye’de Deprem kaderini kâr hırsına, sorumsuz yöneticilere teslim etmeyen, toprak altında bıraktıklarını unutmayan, hiçbir şey eskisi gibi olmamalı diyenlerin başucu kitabı.
Bu kitabı 5 yıldız yapan içinde dile getirilenler değil, üzerinde yaşadığı toprağın kaderini bilimle açıklamaya ve yurttaşlarını uyarmaya harcanan bir ömrün, bir bilim insanının yüreğinin mütevaziliğidir. Bu kitap okumak için değil, artık çokça geç kalınmış değişiklikleri yapma zamanının gelip geçtiği, geç kalındıkça rant kaygısının, kadere teslim olunma edebiyatı ardına saklamdığı bakış açısının değiştirilmesi gerektiğinin resmi ve yazılı raporudur…
Deprem öncesinde, anında, sonrasında neler yapılabilir: - Oturduğunuz evden gitme, yıkıp yeniden yapma olanağınız da yoksa o zaman evinizi deprem güvenli döşemeye çalışacaksınız: - Yatak odalarınızda, yatağınızın başında veya yanında, yakınında üzerinize ağır sarsıntıdan dolayı düşecek büyük, ağır dolaplar veya o tür malzemeleri yakında bulundurmayın. Çünkü deprem gece olursa onlar siz uyurken size depremden önce zarar verecektir. - Yataklarınızı pencerelerden uzak tutun. Depremde pencerelere yaklaşmayın. Zira bina sallanırken farklı vurulmalardan dolayı bütün camlar kırılır. Kırıldığı zaman da kurşun gibi her tarafa saçılır. Eğer cam yanlarında cam kenarlarında olursanız çok ciddi yaralanmalara sebep olabilir. - Evinizin diğer yerlerinde, duvarada ve yerde bulunan malzemeleri, özellikle büyük ve ağır olanlar, mobilya, çelik vs olanları duvara dübelle tutturun. - Oturma kısımlarında size yakın olacak porselen, seramik, cam, kristal gibi süs eşyalarını ya sabitleyin ya da belli bir esneklik sağlayacak şekilde korumaya çalışın. - Çocuk büyük demeden ailenin tümü deprem olduğunda nereye kaçacağını, sığınacağını bilmeli. Örneğin "deprem olduğu zaman herkes mutfağa gelip orada buluşacak" gibi. Mutfakta nerede durulacağı, örneğin yemek masası güçlüyse "masanın kenarına veya tezgahın kenarına çömelip başımızı ellerimizin arasına alıp orada bekleyeceğiz" gibi. - Bunu defalarca hatırlatmanın yanısıra belli bir olgunlukta olan çocuklara zaman zaman "deprem oluyor!" deyip tatbikat yaptırılması gerekiyor ki çocuk buna alışabilsin. - Evin dışı için de bir planınız olmalı. Çünkü deprem olacağı zaman kimin nerede olacağı belli değil. Örneğin evin anne veya babası işte ise çocuklar evde bakıcı ile beraber olabilir. Deprem olduğunda telefonlar kilitlendiği için oluşan telaş ve panikten ebeveyn hemen ulaşamaz, gelemez bu yüzden önceden bir plan yapılmalı ve önceden belirlenmiş bir lokasyonda aile olarak buluşmak üzere konuşulmalı. - Şehir veya yurt dışında yaşayan yakınlarınız olacak, onlar da çok merak edecektir. Deprem olduğu zaman şu günde, şu saatte, şuraya telefon edilecek diye bilgi verilecek. -Deprem olduğu zaman diz çöktüğünüzde sarsıntı devam ederken asla ve asla merdivenlere gidip aşağı inmeye çalışmayacaksınız. Eğer zemin katında yaşıyorsanız o zaman evden hemen dışarı çıkıp binalardan uzak yere gitmeye çalışın. Ama daha yüksek katlarda yaşıyorsanız kesinlikle merdivenleri kullanmayın çünkü binanın en zayıf yeri merdivenlerdir. -Asansörü asla kullanmayınız. -Deprem olduktan hemen sonra ilk iş bulunduğunuz yeri hemen kontrol edin, herhangi yangın çıkaracak bir şey var mı onlara bakın. - Mümkünse evinizde, işyerinizde doldurulabilecek cinsten bir yangın tüpü bulundurun. - Elektrik şalteri, doğalgaz, su vanaları nerede önceden bilip deprem olduktan hemen sonra onları hemen kapatıp hızla bulunduğunuz yeri terkedeceksiniz. Çünkü artı şoklar gelecektir ve ana şokta yıkılmayan evler ana şokta yıkılabilir bu yuzden dışarı çıkıp binalardan uzak yerlerde belirtilen güvenli notalarda buluşacaksınız ve daha çnde yaptığınız deprem planlarında yapılacakları yapıcaksınız. - Eger depremden siz sağ salim çıktıysanız ve komşunuzun evi yıkılmışsa ilk yapacağınız iş onlara yardım için müdahale etmek. Ne kadar can kurtarabiliseniz. ne yapabilirseniz onu yapacaksınız. Anacak komşular birbirine yardım edebilir. Özellikle İstanbul gibi büyük şehirlerde "göçük altında gelip beni kurtaracaklar" diye söylemek, beklemek hayaldir. Çünkü ancak belli yerlere yardım yetiştirilmeye çalışılacaktır, yollardan, trafikten, panikten herkese kurtarma birimleri yetişemeyecek maalesef. -Deprem sırasında arabada iseniz ve depremi hissettiğiniz anda arabayı en uygun yere çekip hemen arabadan çıkıp arabanın yanına çömelme pozisyonunu alıp bekliyeceksiniz. Arabanın içinde bekleyecek olursanız tepenize ağaçlar, binaların parçaları düşebilir. -Deprem anında garajda iseniz yine arabadan çıkıp arabanın kenarında hayat üçgeni oluşturacak şekilde durun. -Eğer metroda iseniz tren dursa bile sakın çıkmayın, başka trenler gelip sizi ezebilir. Trenin içinde durup beklemeniz daha emniyetli olacak. Yukarıdaki bilgiler Prof. Dr. Naci Görür'e ait olup mümkünse ve keşke Türkiye'de yaşayan herkesin onun"Türkiye’de Deprem Az Gittik Uz Gittik" adlı kitabını alıp okusa. Kitapta Türkiye'de deprem gerçeğini anlatırken resmen kalbim sıkıştı. Sadece politikacıların değil; TMO, TUSİAD, MÜSİAD ve daha nice kurumların deprem gerçeğini görmemezlikten gelip ceplerini doldurma peşinde insan hayatına verdikleri değeri gözler önüne seriyor. Hiçbirinin yatacak yeri yok! Ve halk ne diyebilirim ki.. Sadece: "Her şey Allah'tan olup, kaderimizde bu varmış demek ki.."
Bazıları yakınen bildiğimiz, bazıları bilmediğimiz bilgileri içermekte. Afet yönetimi ile ilgili kısımlarından faydalandık. Afet öncesi
Sırası Ve Sonrasında yapacaklarımızı okuduğumuz faydalı bir kitap oldu. Bildiğiniz şeylere ek, molozların taşınması ve depolanması konusunda katkısı oldu..