Paperback. 14,50 / 23,50 cm. In Turkish. 192 p. Edited by Elif Hilal Dogan Bir çirpida, hatta isik hizinda okudum ve günesin yanina gitmis kadar aydinlandim! Biz liderlerin kurumsal dijitallesme, teknoloji, yeni yöntemler, hizla degisebilmek sularinda da yüzmeye çalisirken esas girmemiz gereken okyanusun "insan" tabiatinda oldugunu hatirladim. Kurumsal hayat, ruhsallik, psikoloji, kadim kültürümüz ve
1972 yılında Ankara’da doğdu. Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü’nden mezun oldu. On dokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Histoloji-Embriyoloji Anabilim Dalı’nda yüksek lisans, aynı kurumun Fizyoloji Anabilim Dalı’nda ise doktora eğitimini tamamladı. 2010 yılında Tıbbi Fizyoloji Doçenti unvanını aldı. Farklı tıp fakültelerinde toplam 10 yılı aşkın süre öğretim üyesi olarak çalıştı. Tüm akademik kariyeri boyunca disiplinlerin sınırlarında yer alan araştırma konularıyla ilgilenmeyi tercih etti. Kaos Teorisi, Karmaşıklık, Fraktal Geometri, Doğadaki biçimler, Öğrenme, Lisan ve afazi, Zihin ve Beyin gibi konularda ülke çapında genel dinleyiciye yönelik konferans ve programlar düzenlemekte, bilimi ve özellikle de zor addedilen bilimsel konuları herkesin anlayabileceği anlatılara dönüştürme işi, zamanının çoğunu kaplamaktadır. “Kimsenin Bilemeyeceği Şeyler”, "Değişen Be(y)nim" ve "Unutulacak Şeyler" adlı kitapların yazarıdır. 2013 yılında bir bilimsel anlatı ve araştırma merkezi olan [n]Beyin‘i kurmuştur ve halen [n]Beyin’de bilimsel kurul başkanlığı ve Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Psikoloji Bölümü’nde öğretim üyeliği görevlerini sürdürmektedir. Üç çocuk babası olan Prof. Dr. Sinan Canan, “Hayatın, tek bir işle uğraşmak için fazla uzun; insanın ise, tek bir işle ömrünü tüketmek için fazla karmaşık olduğuna” inanmakta ve bu yönde çalışmalarına elinden geldiğince devam etmektedir…
Herkesin okuması gereken bir eser. Bir Sinan Canan klasiği.
İnsan sürekli olarak çevresini değiştirmek zorunda olan bir varlıktır ve bu, deyim yerindeyse onun varlık nedenidir. Fakat bu yolculukta insanın çok temel ihtiyaçları vardır: Görülmek /fark edilmek, duyulmak /anlaşılmak, bağ kurmak (örneğin sevilmek, sevmek, aşkla bağlanmak) ve güven ortamı içerisinde büyük bir hikâyenin parçası olmak (örneğin amaçlı ve anlamlı bir yaşam kurmak, sınırlarını zorlamak, hayatının kontrolünü elinde hissetmek) gibi... Bu ihtiyaçlar ve çok daha fazlası hepimizin temel "ayarlarının ayrılmaz parçalarıdır.
Son zamanlarda okudugum, modern liderlik adina yazilmis en guzel kitaplardan biri. Ingilizce'de servant leadership olarak gecen bircok liderlik ogesini kitap cok guzel bir sekilde anlatmis.
Insanligin sikisik ve zorlayici bir donemden gectigi kesin, liderlik ve kurumsallik olarak da oldukca hastalikli bir mirasa sahibiz (kitaptan paraphrase edilmis). Tum bunlara ragmen, insanliga yatirim disinda bir sansimiz oldugunu dusunmuyorum; sadece insanliga yatirim yapan orgizasyonlarin uzun solukta ayakta kalabilecegini dusunuyorum.