Hayır, yani ağzını ara sıra açıyordu ama konuşmak için değil. O ağız açma hareketi yanaklarının bir kasılması, daha doğrusu, o sarımsı yüzünün tümünün ara ara kırışıp büzüşmesinin bir sonucuydu ki –dişleri açığa çıkınca- bir yüz buruşturma olarak da algılanabilirdi bu hareket. Ama avukatın kendisiyle böylesine tatlı bir dille konuştuğunu duyarken yüzünün büründüğü bu ifade, hem bir dalga geçmenin hem de bir acı çekişin yansıması olarak da düşünülebilirdi.
Klasik İtalyan edebiyatının büyük ustası Pirandello’dan öyküler sunmaya devam ediyoruz. Bu küçük kitaptaki öykülerin çoğu ölüm karşısındaki tutumumuzu anlatıyor. Kiminde iç burkan, kiminde gülümseten unutulmaz öyküler bunlar.
Luigi Pirandello; Agrigento (28 June 1867 – Rome 10 December 1936) was an Italian dramatist, novelist, poet, and short story writer whose greatest contributions were his plays.
He was awarded the 1934 Nobel Prize in Literature for "his bold and ingenious revival of dramatic and scenic art"
Pirandello's works include novels, hundreds of short stories, and about 40 plays, some of which are written in Sicilian. Pirandello's tragic farces are often seen as forerunners of the Theatre of the Absurd.
Pirandello’dan okuduğum ikinci öykü derlemesi. Bu da “Aydaki At” gibi beş hikayeden oluşuyor. Yazarın hayranlık uyandıran muzip tonu bir adım daha arkada dursa da yine de kendini derinden hissettiriyor. İnsanlara dair küçük ama bir o kadar da “büyük” gözlemler var. Severek okudum.