"Kendini boşuna harcamış olur insan, dilediğine erer de sevinç duymazsa. Yıktığın hayat kendininki olsun daha iyi, yıkmakla kazandığın şey kuşkulu bir mutluluksa." İnsanın anlam arama çabasına ışık tutan kalemi ve muazzam yeteneğiyle en basit görünen olayları bile inanılmaz bir üslupla anlatır Shakespeare. Evrensel olanı kişiselle, kişisel olanı evrenselle bütünleştirir. O sadece bir şair ve yazar değil, kelimelerle insanın ruhuna fısıldayabilen bir dahidir.
Burada her şeyden önce şunu açıklamalıyım ki bu eser yazarın bazı eserlerinden yapılan bir derleme gibidir. Her zaman ki gibi sesli kitaplara sarıldım! Karanlık kış akşamlarını ölümsüz eserler bırakan yazarların eserlerini okurken çok amma çok seviniyorum. Belli bir zaman sonra yorulan gözlerimi dinlendirirken diğer yandan hoş sesli birinden dinlediğim eser hem içimi ısıtıyor hemde merak ettiğim hep okumak istediğim yazarları yanıbaşımda buluyorum sanki bir sohbet içindeymişsiniz gibi! Açıkcası hem ruhum hem de beynim aydınlanıyor . Şimdi kısaca kitaptan bazı alıntılarla birlikte yorumlar yaparak bahsetmek istiyorum. Kitabın başlığı dahi ne kadar da gerçekçi ; aslında aşk dediğimiz şey bu değil mi kısaca açıklanırsa! Aşk dediğimiz sadece ihtiyaçlarımızdan doğan hayallerimiz sayesinde şekillenen ve yine hayallerimizle beslenen bir duygu seli.
Saçma noktalara takıldığım doğrudur kimilerine göre... Geçenlerde bir okuma arkadaşımla sohbet ediyorduk ve "beğendiğiniz bedenlere hayalinizdeki ruhları koyup adına aşk diyorsunuz" alıntısını kullandım ve oda benimle şu linki paylaştı: https://www.malumatfurus.org/begendig... çünkü ben bunun Shakespeare alıntısı olduğunu sanıyordum. Bu sebeple kitabı özellikle dinledim, alıntı Othello'da geçiyor olarak verilmiş kitapta. Othello'yu okuyacağım ki alıntıyı bulabileyim ve eğer bulamazsam yayınevi ve yazarla iletişim kurup durumdan haberdar olup olmadıklarını soracağım...
Maalesef Shakespeare'in herhangi bir eserini okumuş değilim. Daha doğrusu Soneler'e başlamış fakat bitirememiştim. Bir gün elbet tekrar okuyacağım. Shakespeare uzun zamandır filmler ve diğer kitaplardan (Aniden Shakespeare) ilgimi çeken ve kalemini tanımak istediğim bir yazar.
Biliyorsunuz bu sene felsefeyi tanıma senem olacak dediğim için bir süredir Destek yayınlarının felsefe serisinde olan kitapları okuyordum ve Shakespeare hakkında bir kitabı olduğunu görür görmez okudum.
Bu kitap benim için çok iyi oldu. Şöyle ki, Shakespeare uzun zamandır zaten merak ettiğim bir yazardı fakat bu kitapta eserlerinden oldukça detaylı bahsedilince daha da fazla merak ettim ve hemen yeni bir alışveriş listesi hazırladım.
Ancak Shakespeare eserlerini okumuş ve hayatına da aşinaysanız bu kitap size sıkıcı gelecektir. Bu nedenle kitabı benim gibi Shakespeare'i merak eden fakat henüz hiç tanıma fırsatı olmayanlara kesinlikle öneririm fakat eserlerini ve hayatını biliyorsanız maalesef bu kitap size zaman kaybı gelecektir.
Hayatımda ilk kez bir kitaba 1 yıldız veriyorum. Bunun sebebi yazarın üslubunu sevmemem değil; kitabın okurun zihnine tamamen hatalı veriler yükleyen bir dezenformasyon (bilgi kirliliği) yığını olmasıdır.
Ağustos ayını Shakespeare ve 16. yüzyıla ayırdığım için heyecanla bu kitaba başladım. Ancak karşılaştığım şey bir edebiyat eseri veya çeviri değil, internette kaynağı belirsiz dolaşan aforizmaların kopyala-yapıştır ile kitaplaştırılmış haliydi.
Kitabın daha kapağında büyük bir "hata" var: Kitaba adını veren ve Shakespeare'in Othello eserine ait olduğu iddia edilen söz Shakespeare'e ait değildir. Yıllardır sosyal medyada dolaşan uydurma bir sözdür. İçeriğe girdiğinizde ise durum daha da vahim bir hal alıyor. Örneğin kitap, Kral Lear’ın idam edildiğini yazıyor. Oysa eseri gerçekten okuyan herkes bilir ki Lear idam edilmez; kızı Cordelia'nın ölümünün ardından yaşadığı devasa keder ve kalp kırıklığı yüzünden ölür.
Bir yazarın, Shakespeare gibi bir dehanın eserlerini hiç okumadan, sadece internet özetleriyle böyle bir kitap yazması edebiyat adına çok üzücü. Gerçekten Shakespeare okumak ve dönemin ruhunu anlamak istiyorsanız bu popüler kültür tuzağından uzak durun; Sabahattin Eyüboğlu, Özdemir Nutku gibi gerçek çevirmenlere ve Mina Urgan gibi edebiyat tarihçilerine yönelin. Zihninize yanlış veriler yüklemeyin.
***
This is the very first time I am giving a book a 1-star rating. My reason is not a difference in literary taste, but the sheer amount of factual errors and misinformation this book contains.
I picked this up as a starting point for my 16th-century Shakespeare reading month, only to realize that this is not a work of translation or literary analysis. It is essentially a copy-paste compilation of unverified internet quotes masquerading as literature.
First, the quote that gives the book its title ("We put the souls of our dreams into the bodies we like and call it love") does not belong to Shakespeare. It is a fabricated internet aphorism. Second, the plot summaries of the plays are disastrously wrong. For instance, the book claims that King Lear is executed. Anyone who has actually read the play knows that Lear dies of a broken heart after the tragic death of his daughter, Cordelia.
If you truly want to read and understand Shakespeare, stay away from this pop-culture trap. It will only install "corrupted data" into your mind. Go for proper translations and real literary historians instead.
Kitap bir derleme ve beraberinde öğütler içeriyor. İçerisinde o kadar çok özlü söz bulunduruyordu ki, haftalık özlü söz haznemi tamamlamış olabilirim. 4 beyit 1 mısra 4 beyit 1 mısra. Shakespeare'in hayatından, etkilendiği annesinden, eserlerinden ve eserlerinde yaptığı vurgulardan belirli yerlerde çıkarımlar eşliğinde dersler aldım. Hamlet, Romeo ve Juliet.. İki güzel eseri bir de onun yorumundan dinlemekte pek güzel geldi. Zıtlıkların içerisindeki hayatın perdeye yansıması çok yakın geleceklerden gelmiyor tabii. Bazı zamanlar karşılaştığım anlamsız zıtlıkları yaşarken durup sormama sebep olacak gibi bu kitap, hissediyorum. Bir kaç özlü söz ile bitirmek isterim;
1. "Zamanımızın laneti bu: Deliler gösteriyor körlere yolu" 2. "Kendini boşuna harcamış olur insan, dilediğine erer de sevinç duymazsa. Yıktığın hayat kendininki olsun daha iyi, yıkmakla kazandığın şey kuşkulu bir mutluluksa."
Shakespeare'ın hayati ona dair teorilerin üstünden geçilmiş ama tam olarak detaylandırılmamış ayrıca bir çok eseri spoilerlı bir şekilde anlatılmış. Şahsi fikrim Shakespeare eserleri okunmadan bu kitap okunmamalı.
Shakespeare benim için tam bir muamma birçok konuyu mukemmel bir sekilde işleyen bir adam ama ailesi okuma yazma bilmeyen eğitim almayan bir adam nasıl bu şekilde yazar işte anlayamadığım şey bu
“Kendini boşuna harcamış olur insan, dilediğine erer de sevinç duymazsa. Yıktığın hayat kendininki olsun daha iyi, yıkmakla kazandığın şey kuşkulu bir mutluluksa.”
Shakespeare’in oyunlarına daha detaylı bakmak isterseniz öneririm. Çok güzel alıntılarını da koymuşlar. Shakespeare’i 80 sayfada anlatmak imkansız, bir çok yönden de eksiği var bu açıdan. Keyifli bir okumaydı :)
Felsefe serisinin en beğendiğim kitaplarından biri, kısa ve özümsü bir anlatımla beni Shakespeare'i daha çok incelemeye davet etti, bu daveti değerlendirmeyi düşünüyorum, pişman olunmayacak, güzel alıntılarla yüklü kısa bir kitap..