Jump to ratings and reviews
Rate this book

Zaman Satan Dükkân

Rate this book
Büyükada''dan insan manzaraları kavlı vasil, padre, balıkçı, karlo, gogo, marangoz cimo, patera''nın takımı ve çarşı...

141 pages, Paperback

Published January 1, 2003

1 person is currently reading
8 people want to read

About the author

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
3 (75%)
4 stars
0 (0%)
3 stars
0 (0%)
2 stars
1 (25%)
1 star
0 (0%)
Displaying 1 of 1 review
Profile Image for Caterina.
1,227 reviews62 followers
February 10, 2026
Bir şeyler yazmakla susmak arasında kaldığım, susmanın içime sinmediği kitaplardan biri…

Eseri sosyal ağlardan birinde görmüş, yazarı araştırdıktan sonra keyifle okumaya başlamıştım. Adalar’ın eski yaşamına dair betimlemeler ruhumu ısıtmıştı. İlk sayfalar su gibi akıp giderken bir noktadan sonra göğsüm daraldı ve derin bir nefes alma ihtiyacı hissettim.

Beni boğan şey, eserde birkaç yerde karşıma çıkan “oğlancılığın” anlatılma biçimiydi. Bazı okurlar “bunlar hayatın gerçekleri; tasvip etmesek de yaşanan şeyler, bu yüzden dile getirilmeli” diye düşünebilir. Buna hiçbir itirazım yok. Ancak çocuk istismarının, eleştirel bir mesafe kurulmadan; neredeyse anekdot rahatlığıyla, yer yer normalleştirilerek sunulması kabul edilebilir değil.

İlgili satırları okuduktan sonra kitaptan soğuduğumu ve metne odaklanmakta zorlandığımı söyleyebilirim. Bir alıntı eklersem kendimi daha iyi ifade edebileceğimi düşünüyorum:

Stasu (dur) vre Ahmetaki… Anlatacağim… İsmini söylemeyeceğim ki ağnaşilmasın… Bir gün botla çakara götürüyorum ani ya onu… Hızlı hızlı kürek çekiyorum… Bir ara pirozu açtım… Farçlardan su çikmaya basladı ani ya… Oğlan gördü ki başladı bağırma ya “batıyoruz” leyi (dedi)… Hemen kaldırdım farçları… Vre gamoto… Sok dedim parmağını piroza… Sok… Sakın çıkarma… Çıkarma yoksa batarız… Oğlanın parmak pirozda, domalmış ani ya önümde…

Gerisini gülmekten dinleyemedim.

Gogo Yunanistan’da da doğru durmadı. Orada da bu özel zevkine devam ediyordu. Ne var ki 1967 askeri cunta idaresi zamanında bir subayın oğluyla halvet halinde yakalanınca, bu son işi olmuş. Hapse düşmüş, uzun bir süre yatmış ve çıkınca da fazla yaşamamış.


Kim bu Gogo?
Yukarıdaki alıntının birkaç sayfa öncesinde “erkek çocuklarına düşkündü” ifadesiyle tanıtılan bir Adalı. Devamında, Adalar’da Rumlar zamanında bu durumun yaygın olduğuna dair genellemelere yer veriliyor. Ancak bu anlatımda ne etik bir sorgulama, ne de anlatıcının açık bir mesafe koyma çabası hissediliyor. Bu da okur olarak beni rahatsız eden asıl nokta oluyor. Bir etik sorgulama olmak zorunda mı? Bana göre evet.

Bu sebeple, eskiye dair güzel betimlemeler barındırsa da, benim için eserin ederi iki yıldızdan fazlası değil. Okusanız sever misiniz? Bilemiyorum. Ama rahatsız olabileceğinizi bilerek okumanızı öneririm.
Displaying 1 of 1 review

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.