Kaybolan İstanbul’un gündelik hayatını bütün ayrıntılarıyla anlatan, yazdığı eserlerle bir dönemin geniş panoramasını çizen İstanbul aşığı yazar, 28 Mayıs 1887’de İstanbul’da doğdu. Askerî Müze Müdürü Ahmed Muhtar Paşa’nın oğlu olan Alus, Galatasaray Lisesi’nden mezun olduktan sonra hukuk eğitimi gördü. Sait Hikmet’le birlikte el-Üfürük dergisini çıkardı, Davul’da yazılar yazdı. Bu yıllarda Askeri Müze’de çalışan Alus, bir yandan çeşitli gazetelere yazılar yazarken; diğer yandan da telif ve uyarlama biçiminde tiyatro eserleri kaleme aldı. İstanbul üzerine yazı dizilerini yayınlamaya '30’lu yıllarda başlayan Alus, Akşam, Vakit, Tan, Tasvir-i Efkâr, Vatan ve Yeni Sabah gibi gazetelerle birlikte Yedigün, Yeni Mecmua, Akbaba, Amcabey vb. dergilerin vazgeçilmez yazarı oldu. 30 Sene Evvel İstanbul, İstanbul Kazan Ben Kepçe, Masal Olanlar, Eski Defterdekiler, Eski Günlerde, Gördüklerim Duyduklarım ve daha birçok yazı dizisinin yanı sıra yine eski İstanbul hayatının çevresinde gelişen olayları, dönemin kişilerini konu edinen, gündelik hayatın bütün ayrıntılarının tasvir edildiği romanlar yazdı. Kıvırcık Paşa, Harp Zenginin Gelini, Pembe Maşlahlı Gelin vb. gibi kitaplaşmış romanlarının yanı sıra Sülün Bey’in Hatıraları, Agob’un Kazı, Nanemolla, Onikiler, Havalanmalar vb. gibi kitap haline gelmemiş, gazetelerde yayımlanmış eserleri bulunan Sermet Muhtar Alus 18 Mayıs 1952’de İstanbul’da öldü.
1900’lerin başında on iki kişilik bir çeteyi anlatıyor Alus. İstanbul’un mekanları kadar insanlarına da tutkun. Kenar mahalleleri adım adım gezdiriyor. Çok eğlenceli bir kitap.
Dönemin sosyal yapısı hakkında fikir sahibi olmak için okunabilecek bir kitap. İstanbul'daki yaşamı eğlenceli bir dille anlatmış. Kitapta tarihî bilgi, eski sözcükler ve eski yer isimleri sıkça kullanıldığı için biraz daha durağan ilerliyor. Bununla birlikte dil ve tarih bakımından epey bilgi de öğreniliyor. O dönemki yozlaşmanın ne derece büyük olduğu kitapta açıkça görülüyor. Bazı şeyler ne yazık ki hiç değişmemiş.
2.Abdulhamit dönemi... 1800lerin sonu 1900lerin başı 12ler isimli yaman bir çete delikanlı hepsi herkese kök söktürüyorlar. içki kadınlar vs. ama dürüst namuslu insanlar onlar 12ler. tam bir yeraltı çetesi. varlar herkes biliyor ama imse 12lerden kimseyi tanımıyor. görünmüyorlar. bir anda gelip işlerini halledip pata güte birilerini dövüp gidiyorlar. beğendim
the atmosphere of Istanbul during the final days of Sultan Abdulhamid II's reign was one of a kind; with maze-like streets, a diverse population with people from different ethnic backgrounds and dominant gangs like Onikiler. the book successfully describes all of it with a flowery language, sometimes overshadowing the plot, yet still remains definitely worth reading. one might need a strong background knowledge about the Ottomans to make reading a whole lot more easier.