Bir ev kedisi ile özel bir çocuğun sıra dışı arkadaşlığı…
Ev kedisi Pepe, insanları Anne, Baba ve Tato ile birlikte sıradan bir kedi hayatı yaşamaktadır. Oldukça meraklı ve hareketli bir kedidir. Günleri komşunun köpeğiyle atışarak, güvercinlere söylenerek ve uyuyarak geçer. Pepe’nin hayatı, yaşadığı binanın dördüncü katına daha önce hiç görmediği bir çocuğun taşınmasıyla değişir. Bu çocuk onun tanıdığı diğer çocuklardan farklıdır. Hiçbir zaman evden dışarı çıkmaz. Penceresinde kilit olduğu için camdan dışarı bile bakamaz ve zamanının çoğunu resim çizerek geçirir. Pepe, onun eve hapsedildiğini düşünür ve çok tuhaf bulduğu küçük çocuğu yakından tanımayı ister. Fakat o bir kedidir ve insanlarla nasıl iletişim kuracağını bilmez. Yine de yeni arkadaşını güldürmenin ve her şeyden önce onun kalbini ısıtmanın bir yolunu bulmalıdır.
Mırıldanan Çocuk, çok tatlı ve içerisinde çokça ders çıkartılabilen bir kitap. Ben çok severek okudum, bir kedi ile otizimli bir çocuğun sıra dışı arkadaşlıklarını okumak harikaydı. Hele ki minnak bir kedinin ağzından 🥰 Bu kitap çocuk kategorisine girse de bence her yaş için uygun, okumalısınız.
Ev kedisi Pepe sıradan bir kedi hayatı sürmektedir. Bir gün dördüncü kata penceresinde parmaklıklar olan bir çocuğun taşındığını fark eder ve onunla arkadaş olmak ister. Çocuğun penceresine gider ama çocuk sadece “hayır” diye cevap verir. Pepe de onunla konuşmaya karar verir. Bu arada Pepe dördüncü kattaki çocukla konuşmaya karar verdiği gün çocuğun verdiği cevaptan (hayır) dolayı ona “Hayır” ismini takar. Gerçekten de güzel bir kitaptı ama başlığın kitabın konusuna uymadığını düşünüyorum. Kitabın içeriği de gayet güzeldi ama bana göre olaylar bazı istisnalar dışında monotondu. Değişik olayları ve/veya sıra dışı arkadaşlıkları sevenlere kesinlikle tavsiye ediyorum.
Bir kedinin insanların onun konuştuğu dili yani miyavcayı anlamadığını idrak etmesi yaklaşık 150 sayfa sürdü! . Otizm ve farkındalık konusu küçük bir detay gibi yan konu gibi kalmış.
Mırıldanan Çocuk henüz çıkmamışken hikâyesini editöründen dinleme şansım olmuştu. Dedim ki “Evet, tam da İçimdeki Müzik gibi bizi hem hüzünlendiren hem de mutlu eden bir kitap!” Kitabı yüzümde gülümseme ve kalbimde kocaman bir sevgi sıcaklığı ile bitirdim.
Mırıldanan Çocuk, otizmli özel bir çocuk ile meraklı bir ev kedisi olan Pepe’nin dostluğunu anlatıyor. Kitabı Pepe’nin ağzından okuyoruz. Pepe’nin üç insanı var. Baba, anne ve çocuk yani Tato. Pepe, herkesin eskiden bir kedi olduğuna inanıyor ve dünyadaki en zeki yaratıkların da kediler olduğunu düşünüyor. İnsanları pek zeki bulmuyor. Ah pardon köpeklerden ve güvercinlerden daha fazla zeki olduklarını söylüyor.
Pepe bir gün Tato ile oynarken çok sıkılıyor ve camdan çıkarak çatıya çıkıyor. Böylelikle Tato ona yaklaşamıyor. Pepe çatıda gezip oyalanırken birden daha önce hiç almadığı bir kokuyu fark ediyor. Bu koku iki üç ay önce yeni taşınılan bir daireden geliyor. Pepe o daireyi daha iyi görmek için yerini değiştiriyor ama o da ne? Camın önünde hareket etmeden heykel gibi duran bir çocuk var…
Pepe daha önce bu çocuğu hiç görmemişti. Ne parkta ne sokakta… Tato’nun ya da onun arkadaşlarının arkadaşı da değildi. Odasının camında kilitler vardı, gece annesi odanın kapısını bile kilitliyordu. Evet, bu çocuk Pepe’ye göre hapisteydi. O bir tutsaktı. Pepe onu buradan kurtarmak istiyor ve güvercinlerden, komşulardan, bir seyyar satıcıdan ve hatta bir köpekten yardım istiyor. Bu kurtarma operasyonunda Pepe yoruluyor ama asla pes etmiyor…
Otizm hakkında ne kadar bilgi sahibiyiz, ne kadar onları “aramıza” kabul ediyoruz orası tartışılır. Daha doğrusu onlar bizi ne kadar aralarına kabul ediyor?
Mırıldanan Çocuk, Pepe’nin esprili dili sayesinde didaktikten çıkarak özel çocuklara karşı bir farkındalık oluşturuyor. Benim çok sevdiğim, ismini duyunca bile tatlı bir gülümsememe neden olacak bir kitap. Büyük, küçük herkese tavsiye ederim.
Al primo che mi dice "cosa vuoi che sia scrivere un libro per bambini" gli raccomanderò di leggere questa piccola ma deliziosa storia di Gabriele Clima. Certo, l'Autore ha vinto premi internazionali, per cui la sua scrittura è una garanzia; ma questa storia è interessante anche a un vecchio come me che i dieci anni li ha superati da tanto tanto tempo. La trama vede la simpatica micetta Pepe che cerca di scoprire chi è quello strano ragazzo che abita al quarto piano del condominio dove abita (con Mamma, papà e il loro figlioletto) e resta chiuso in casa solo e tutto il giorno; eppure alla gatta quel ragazzo non sembra così strano, perché, rispetto a tutti gli altri umani che lei conosce, comunica con lei perfettamente ed è felicissimo di vederla. Nella storia entrano poi un gruppo di piccioni meno stupidi di quanto appaiono, un cane maltese di simpatica petulanza, uno strano ambulante senegalese che regala sorrisi a tutti e che parla il linguaggio degli uccelli e i teneri e buffi abitanti del condominio che aiuteranno Pepe nell'impresa di far aprire il cuore a tutti i protagonisti. E' indubbiamente una favola pulita, divertente ma che nasconde come un tesoro preziosissimo (per tutti bimbi e adulti) un messaggio profondissimo: le diversità esistono ma non devono essere scusa per isolarsi e isolare, ma servono invece ad arricchire tutti, allargando i nostri cuori alla felicità e all'amicizia.
Nedenini anlatayım, öncelikle Pepe adlı Japonca ya da yunanca miyavlayabilen bir meraklı kedimiz ve onun "İNSANLARI" yani anne,baba ve Tato adlı küçük onun deyimiyle afacan bir yavrudan oluşan bir ailesi var. Her şey meraklı kedimizin çatıya doğru çıkıp 4. Kattaki çocukla yani onun deyimiyle HAYIR ile tanışmasıyla başlıyor. HAYIR'ın diğer çocuklara hiç benzememesiyle nedeniyle Pepe'nin dikkatini çekmesi ile macera başlıyor.
Kitap Otizme farkındalık açısında muhteşemdi ve hayvan dostlarımıza da çokca değindi hiç bitmesin istedim. Çocuklarınıza farkındalık yaratması açısında bir eğitimci olarak net tavsiye ederim.
Çocuklar için harika bir kitap, çok beğendim. Çok tatlı bir kedimiz var onu bakış açısından görüyoruz dünyayı. Çocuklara farkındalık, arkadaşlık gibi değerleri aşılıyor. Hemen bitirecekleri, benzeri kitapları okumak isteyecekleri bir eser olmuş. Kolayca okunuyor, akıcı.
bu roman türkçe okuduğum en güzel romanlardan biri, ve bununla ilgili en güzel şey, hayatımızdaki sosyal şeylerden birinden çok nazik bir şekilde bahsetmesi.ve bu roman otisim'den çocuklar için güzel bir şekilde bahsediyor, kesinlikle tavsiye ederim
Ben bu kitabı okurken ne his ettim anlatamam ozellikle son tarafları bir kedinin otizmli olmasına rağmen pepe onu hiç onu yanlız bırakmadı hatta ona yardım etti cok sevdim bu kitabı❤️🥰😘