Siz her şeyi geride bıraktığınızı düşünmenize rağmen, geçmişin izlerinden kaçmak ne kadar mümkün?
Rüzgâr Ulu, asistan doktor olarak çalıştığı hastanede sıradan bir hayat süren genç bir kadındır. Ta ki kapısının önünde, birtakım saplantılı aşk notları bulana dek... Bu korkunç notlarla beraber zihnine şüphenin ilk tohumu düşer ve geçmişin kirli izlerinin peşini bırakmadığını fark eder. Mavi Gece'den tanıdığımız Emir ve Gece'nin de yer aldığı romanda Rüzgâr artık ılık bir melteme değil, fırtınaya dönüşmek zorundadır. Peki, Mavi Gece'nin Tuna'sı bu fırtınanın oluşumunda nasıl bir rol oynayacaktır? Bu kitapta kendi kaderini şiddete teslim etmeyen güçlü bir kadının hikâyesini okuyacaksınız.
Birine sıkıca sarılmak canını acıtmadığında güzeldir. Kemikleri kıran sevgi, artık sevgi değil, sevgiye ihanettir.
Rüzgara Dokunmak - #kitapyorumu “Ve bilirdim ki herkesin içinde, izi geçmeyen yaralarını saklayıp kimseye göstermediği çocuk bir ruh yaşardı, iyileşmeyeceğini bildiğinden çaresizce üstünü kapatırdı.” 🌬 5/5 🌬 Rüzgara Dokunmak, Rüzgar adındaki genç kadının hikayesini anlatıyor. Bir hastanenin kadın doğum kısmında asistan olarak çalışan Rüzgar’ın hayatına yeni insanlar giriyor. Yeni üst komşusu Tuna ile tanışmanın yanında evine kimden olduğunu bilmediği notlar geliyor. Notların kimden geldiğini, neden taciz edildiğini öğrenmeye çalışırken aynı zamanda Tuna’yı da tanımaya başlıyoruz. 😍 Ben de dahil olmak üzere herkes aslında Rüzgara Dokunmak kitabını Mavi Gece’nin yan kitabı olup Tuna’nın hikayesini anlattığını düşünüyor. Şu an bu yorumu yazarken fark ettim ki aslında Tuna’nın hikayesini okumadık. Mavi gece kitabında, Gece ve Emir karakterini okurken Tuna yan karakterdi. Tuna’yı okumak için bu kitabı aldığınızda ise Rüzgar karakterini okuyorsunuz. Tuna yine biraz uzakta kalıyor. 🙏🏻 Rüzgar, çok güçlü bir kadındı. Babasının ruhsal ve fiziksel şiddetinden kaçmış, kendi başına okumuş ve başarılı, hırslı bir insana dönüşmüş. Doktor olmak isterken aynı zamanda kendi ayaklarının üstünde durması gerektiğini öğrenmiş. Kadına şiddettin arttığı, taciz ve zorbalığı her yerde gördüğümüz bu dönemde böyle bir kitabın yazılması çok hoşuma gitti. Rüzgar’ın ona notlar yazarak taciz eden kişiye karşı dimdik ayakta durması, tüm kadınlara ilham olacak kadar güzel. Aynı zamanda bir kadının bu taciz karşısında neler hissedebileceğini okumak ise hiç yaşamadığın bir şeyi dolaylı yoldan tecrübe etme fırsatıydı. Bolca empati yapıp kendime ders çıkardım. 😍❤️🙏🏻 Tuna’yı daha çok okumak, içinde daha fazla romantizm görmeyi çok isterdim. Bu kitapta bile bu kadar keyif aldıysam, dolu dolu onu gördüğüm bir kitabı düşünemiyorum. 😍 Rüzgara Dokunmak bir seri olacağı için ikinci kitabında görmeyi umut ediyorum. Yazım dili, anlatım akıcılığı, kurgu, betimleme hoşuma gittiği için ikinci kitabını da çıktığında almak aklımın bir köşesinde. 😍 Betimlemelerin yerli yerinde oluşu, insanı sıkmadan ilerlemesi, ve 100. Sayfadan sonra merak ile kitabı bir günde bitirmem harikaydı! +16 yaş için olan bu kitabı herkese tavsiye ederim. 🙏🏻
Hepimiz özgür olmak isteriz. Kadınlar olarak istediğimizi giymek, istediğimiz saatte, istediğimiz yerde olabilmek isteriz. Korkusuzca yaşamak isteriz. “O saatte orada ne işi varmış?”, “Kesin ümit vermiştir.” denilmesin isteriz. Biz çok şey istemiyoruz aslında ama bize bu özgürlüğü çok görüyorlar.
Rüzgâr kapısına bırakılan notları ilk başta çok önemsemiyor. Kendisine geldiğine ihtimal bile vermiyor. Ta ki notların şiddeti artana kadar… Sonrası her gün haberlerde duyduğumuz şeyler aslında. Şikayetçi olunmasına rağmen delil yetersizliğinden dikkate alınmama, şiddet, korku… Kitabı okurken kendinizi Rüzgar’ın yerine koyabiliyorsunuz. Duygular güzel işlenmişti bu sayede kendinizi onu anlarken, onun hissettiklerini hissederken bulabiliyordunuz.
Mavi Gece yorumumda “Tuna karakteri için yorumumu Rüzgâra Dokunmak kitabına saklamak istiyorum.” demiştim. Gelelim bu kısma. Mavi Gece’de uslanmaz halleriyle tanıdığımız Tuna’yı bu derece sevgi dolu görmek çok hoşuma gitti. Tabi ki sinirli haline denk gelmek istemezdim. Tuna kesinlikle benim favori karakterim hem Rüzgâra Dokunmak için hem Mavi Gece için. Rüzgâr’ın çok fevri davranışları vardı ama bunun için ona kızamıyorum bile. Çünkü ben onun yerinde olsaydım bende onun kadar fevri davranabilirdim. Yaşadığı şeyler kesinlikle kolay değildi.
Kadının en büyük düşmanı yine kadın. Kesinlikle kitabı okurken bu cümleye o kadar hak verdim ki. Rüzgâr orada hayatı için çabalarken ona hemcinslerimiz tarafından yapılanları şaşkınlık içerisinde okudum. Sesimizin çıkması için bizim başımıza gelmesine gerek yok. Bugün onun başına gelen şeyin yarın bizim başımıza gelmeyeceğinin de garantisi yok.
Şu an söyleyeceğim şey size garip gelecek belki ama saplantılı olan kişinin düşüncelerini merak ediyorum. Yani gerçekten o notları yolladığında Rüzgar’ın ona koşa koşa geleceğine inanıyor muydu onları yazarken? Yaptıklarını ne düşünerek yapıyordu? Mantıklı bir açıklaması olmadığının farkındayım ama yine de merak ediyorum işte.
Kitapta bazı yerleri okurken çok sıkıldım. Özellikle Rüzgar’ın tekrar tekrar düşündüğü şeyleri okurken bir an önce bitmesi için dua eder haldeydim. Bunun dışında oldukça iyiydi kitap. Mavi Gece’ye göre yazım tarzı daha iyiydi. Yazarın kendisini geliştirdiğini hissedebiliyordunuz. Kitapla ilgili birçok şey söylenebilir ama okuyup görmenizi isterim şahsen. Okumadıysanız Mavi Gece’den başlamanızı tavsiye ederim. Evet bir seri değil ama Mavi Gece’yi okuduğunuzda bu kitabı daha iyi anlayacaksınız.
Böyle güzel bir kitabın yorumuyla geldiğim için çok mutluyum. Şu aralar seriyi çok fazla duymuştum her yerde karşıma çıkıyor fakat kararsız kaldığım için kitapları almaya yönelmemiştim. Arkadaşlarım sağolsun beni çok teşvik ettiler bu konuda, onlar sayesinde ansızın seriyi merak etmiş ve hemen sipariş vermiştim, kitabı bitirdiğimde iyi ki almışım ve okumuşum diyorum. Şimdi kitabın kokusundan bahsetmek istiyorum, Rüzgâr çok başarılı, hırslı ve zeki bir asistan. Baş hekimler tarafından her ameliyatta aranan bir numara adaylardan biri fakat çalıştığı hastanede arkadaşları tarafından bu durum pek hoş karşılanmıyor çünkü herkes onun yerinde olmak için can atıyor. Arkadaşlarından her zaman bir adım önde olduğu için içten içe ona kin besleyen ve sataşan çok kişi var. Hayatında her daim başarılı olan biri asla sakin bir hayat yaşayamaz bunu öğrendim, illa ki yoluna balta koymaya çalışan birileri oluyor. Bir gün Rüzgar'ın yolu un torbası dediği Tuna ile kesişiyor (❤) Aynı apartmanda yaşıyorlar ve ilk karşılaşmaları tam bir komediydi, o kısımları okurken çok eğlendim ve Tuna'nın kişiliğinden ötürü sergilediği tavırlar ve kullandığı kelimeler midemde kelebeklerin uçmasını sağladı. Tam burada işte her şey iyi hoş giderken kötü bir olay yaşanmaya başladı kitapta. Yukarıda bahsettiğim balta koyma olayı Rüzgar'ın başına geldi. Kapısında bulduğu notlar, gizli takipler ve cevapsız aramalar gün geçtikçe Rüzgar'ı rahatsız etmeye başladı. Kim olduğu belirsiz gece gündüz her an Rüzgar'ın peşinde. Bu kısımlarda çok kötü oldum çünkü Rüzgar'ın yaşadıklarının aynısını şuanda yaşayan binlerce kadın var. Birileri tarafından gizlice takip ediliyorlar, tacize uğruyorlar, işin içine polis karışmasına rağmen engel tanımayıp daha fazla hırslanarak bu sefer ipin ucunu kaçırarak şiddete baş vuruyorlar. En kötüsü de arkadaşlar ne biliyor musunuz? Sonu gelmiyor! Her gün aynı haberleri tekrar tekrar dinliyoruz...Elimizden dinlemekten başka bir şey gelmiyor. Kitabı konusunu dahi bilmeden almıştım, bu aralar aldığım kitapları araştırmadan sepete ekliyorum. Kitapları sırf kapakları güzel diye almamın yanı sıra bir de bu huyu edindim galiba 👀 Seri muazzam, konusundan az çok ne kadar gerçekçi ve güzel olduğunu anlamışsınızdır. Yazarla tanışmanız için güzel bir başlangıç olabilir, oldukça akıcı ve hızlı bir şekilde kendini okutturup sizi bağlayan bir seri 🌸
Bu kitap bana bir kadının inandığı zaman hayatın acı gerçeklerinin üstesinden nasıl gelebileceğini, kendi ayaklarının üzerinde durmanın önemini, şiddetin hiçbir türlüsünün affedilemeyeceğini, korkuyla geri çekilmenin değil hakkını aramanın önemini tekrar ispatladı.
Yazarın okuduğum ilk kitabı beklentimin oldukça altında kaldığı için bu kitaba da başlarken biraz önyargılı davrandığımı söylemeden edemeyeceğim. Ancak bu yargı kısa bir sürede kırıldı çünkü yazarın dili, olayın akışı ve karakterlerin gerçekliği beni kitabın içine çekti ve okurken ana karakteri gerçekten benimseyebildim.
Takdir edilmesi gerekilen bir noktayı da es geçmemek gerek: yazarın sağlık alanında herhangi bir eğitimi olmamasına rağmen kitapta geçen terimler, doktorun psikolojisi, hastane ortamı gerçekten çok iyi tasarlanmış ve okurken gerçekten diyorsunuz ki "Bu kız gerçekten doktor." Yani ana karakterin doktor olduğuna ve laf olsun diye olmadığına ikna oluyorsunuz.
Yeni çıkan romanları seçerken filtreniz "yaz dizisi tadında olmasın, bana bir şeyler katsın" şeklindeyse ve pısırık kadın karakterlerden benim gibi haz etmiyorsanız bu kitaba bir şans verin derim.
Rüzgar Ulu, asistan doktor olarak çalıştığı hastanede sıradan bir hayat süren genç bir kadındır. Ta ki kapısının önünde, bir takım saplantılı aşk notları bulana dek...Bu korkunç notlarla beraber zihnine şüphenin ilk tohumları düşer ve geçmişin kirli izlerinin peşini bırakmadığını fark eder...(Arka kapaktan)
Bugün okuduğum bu kitap dünyanın gerçeklerini bir kere daha çarptı yüzüme. Bizler için dakikalarla ifade edilecek anlar başkalarının bir ömrüne, kocaman bir hayata mâl olabiliyor bazen .Haber kanallarında denk geldiğimiz vahşetleri bir iki dakika içerisinde unutabiliyorken o olayı yaşayan tarafın gözünden bakmayı unutuyoruz çoğu zaman. Şiddet önlenebilir bir eylemken kulağımızı tıkıyoruz tüm haykırışlara. İşte bu kitap statüsü ne olursa olsun herkesin şiddetin türlü haline maruz kalabileceğini ve ne olursa olsun savaşmayı, dizlerin kanasa bile kalkabilmeyi öğretiyor bizlere. Fırtına olmayı öğretiyor... Tüm herkesin okumasını gönül rahatlığıyla önerebileceğim nadir kitaplardan oldu. Belki yetmeyecek ama bir yerlerde birilerinin kalbine dokunabilecek satırlar taşıyor içerisinde. Okuyun, okutun...
Kitap o kadar güzeldi ki. İnanılmaz bir güçlü kadın karakterimiz var burada. Güçlü karakter okumaya bayılıyorum:) Kitapta olan şeyler o kadar korkunçtu ki... Ama kitabı asıl korkunç kılan şey bu yaşananların gerçek hayatta sık sık yaşanması. Rüzgar karakteri hastanede çalışan bir kadın ve bir gün bu Rüzgar çok korkutucu notlar almaya başlar. Sapık herifin bıraktığı notları okurken kriz geçirdim sinirden resmen. Bizde bu notların sahibini bulmak isteyen güçlü bir kadını okuyoruz. Asla yıkılmayışını, pes etmeyişini okuyoruz... Bir de tabi ki de Tuna karakterimiz var. Kendisinin olduğu sahnelerde yüzümde yer yer bir tebessümle yer yer de kahkaha atarak okudum. Rüzgar'ın elinden tutması, sevgisi çok güzeldi. Kahve gözün sevgisini en derinden hissediyorsunuz cidden... Kitabı kesinlikle herkese öneririm. Bilinçlenmek adına çok güzel bir gençlik romanı. Çok akıcı ve sürükleyiciydi. Yazım dilini çok sevdim.
Öncelikle kitap harika gerçekten çok güzel kadın karakterin her şeye rağmen ayakta durup dayanabilmesi harika kitapı okurken hiç sıkılmadım çok güzel ve kitabın içinde emir ve geceninde olması beni çok mutlu etmiştiii
Adamı tahmin ettim. Şer*efsiz o zaten. Rüzgar'ın güçlülüğü çok güzeldi. Tuna'nın sevişi, sahiplenişi, aslında sert ama on yumuşak olması çok güzeldi. 2.kitapta daha güzel seveceklerine eminim.
Gayet güzel akıcı bi kitaptı konusu ayrı karakterleri ayrı güzeldi güçlü kadını ,ona destek olan sevgilisi ve arkadaşları onun yaşadığı zorluklara rağmen savaşması çok güzeldi tavsiye ederim
Bugün üzerinde konuşmak istediğim kitap Rüzgâra Dokunmak.Öncelikle şunu söylemek istiyorum ki son zamanlarda bu kadar severek okuduğum başka bir kitap olmadı.
Spoiler vermeden konusundan bahsetmek istiyorum.Küçük yaşta babasının şiddetinden kaçmak hem de okuyabilmek için evden kaçan Rüzgar ile tanışıyoruz öncelikle.Kendisi harika bir doktor olma yolunda bir asistan ve meslektaşları için büyük bir rakip.Biz onunla tanışırken o da tatsız bir olayla Tuna ile tanışıyor ve bu tanıştığı adamın üst komşusu olduğunu öğrendiğinde işler sarpa sarıyor.Sonrasında ise peşine takılan bir tacizci ile mücadelesini okuyoruz.
Kitabın dilinde hiçbir sorun yoktu.Herkesin okuyup,anlayıp,kavrayabileceği bir yazım dili vardı.Çok ağır olmamakla birlikte birkaç +18 sahne mevcuttu.
Kadının gücünü gerçekten hissettiğim ve birkez daha gurur duymamı sağlayan bir olay örgüsüydü.Bayıldım!O kadar içten yazılmış cümleler vardı ki ilk defa bir kitabı okurken postit kullanma alışkanlığım olmadığı için kendime kızdım.Tabi kullanıyor olsaydım büyük ihtimalle kitap, sonunda postitten gözükmeyebilirdi.
Kitabın güzelliği yanında yazarına da teşekkür ediyorum.Bulunduğumuz dönemde en büyük sıkıntılarımızdan biri kadına şiddet iken, konuyu bu kadar güzel işlediği ve oldukça hassas davrandığı için.Buna herkesin ihtiyacı vardı.✨
Gerçekten üzerinde saatlerce konuşup,sayfalarca yazabilirim fakat Instagram karakter sayısının yeteceğini sanmıyorum.Bu yüzden diyeceğim şu ki, okuyun ve okutturun arkadaşlar. Bu kitap size hassasiyet kazandıracak.
Bu kitabı okumayı uzun zamandır istiyordum, sonunda okudum 😍 Rüzgar, ülkemizdeki pek çok kadının maalesef yaşadığı şeyleri yaşayan ve defalarca ayağa kalkan bir kadın. Başına gelenler karşısında güçlü durmaya çalışmasına, ama güvenebileceği birini bulduğunda yardım alabileceğini keşfetmesine gerçekten bayıldım. Ayrıca Mavi Gece kitabından Gece ve Emir'i de tekrar gördüğüme sevindim. Ve tabii ki Tuna Kartal... Biri de beni böyle sevsin be 🚬🚬🚬
Okuduğum en iyi kitaplardan biriydi. Karakterlere çok ısındım ve kitabın içine çok rahat girdim, olayları kendim yaşıyormuşçasına okudum. Kitap her türü barındırıyordu içinde; aşk, komedi, aksiyon, gerilim, dram... Okuması cidden çok zevkliydi. Kendini merak ettirdi ve birçok duyguyu yaşattı bana. Karakterleri şimdiden özledim🥺