Jump to ratings and reviews
Rate this book

Evler, Cinler, Perdeler

Rate this book
Rus edebiyatının yaşayan efsanesi olarak kabul edilen Lyudmila Petruşevskaya, “yaşamın gölgesi”nin üzerine düştüğü insanların –özellikle de kadınların– yazarıdır. Yaşamın zorlukları, tuhaflıkları ve gizemi karşısında şartlar ne olursa olsun ayakta kalıp yola devam etme gayretindeki insanların öykülerini bazen gerçeklik içinde bazen de gerçekliği aşarak âdeta masalsı bir dünyada anlatır. Bu dünyada, sıradan ile sıradışı arasındaki görünmez perdeyi her aralayışında yeni, taze bir ışığın yenilmez insan iradesi üzerindeki yansımasını benzersiz bir biçimde, nakış gibi işler. Petruşevskaya’nın öyküleri aynı zamanda, hem etimize batıp canımızı acıtan hem de ruhlarımızdaki irini akıtan bir iğne gibidir.

Evler, Cinler, Perdeler adıyla bir araya getirdiğimiz bu öyküler ile “fantastik gerçekçilik” diyebileceğimiz bir türün kendisine has örneklerini veren Petruşevskaya, Ayşe Hacıhasanoğlu’nun Rusça aslından çevirisiyle ilk kez Türkçede.

“Şaşırtıcı ve olağanüstü… Harika bir kitap.” James Wood

224 pages, Paperback

Published September 1, 2020

4 people are currently reading
468 people want to read

About the author

Ludmilla Petrushevskaya

136 books359 followers
Ludmilla Stefanovna Petrushevskaya (Russian: Людмила Петрушевская) is a Russian writer, novelist and playwright.

Her works include the novels The Time Night (1992) and The Number One, both short-listed for the Russian Booker Prize, and Immortal Love, a collection of short stories and monologues. Since the late 1980s her plays, stories and novels have been published in more than 30 languages. In 2003 she was awarded the Pushkin Prize in Russian literature by the Alfred Toepfer Foundation in Germany. She was awarded the Russian State Prize for arts (2004), the Stanislavsky Award (2005), and the Triumph Prize (2006).

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
54 (23%)
4 stars
85 (36%)
3 stars
78 (33%)
2 stars
13 (5%)
1 star
3 (1%)
Displaying 1 - 30 of 42 reviews
Profile Image for Banu Yıldıran Genç.
Author 2 books1,452 followers
December 26, 2020
svetlana aleksiyeviç’leri okuduğumdan beri rus ruhuna, hele kadınların gücüne hayranım. petruşevskaya da hep kadınları anlatmış.
behlül dündar’ın önsözü de bu kadınları öyle güzel anlatıyor ki. behlül bey’in önsöz yazdığını görünce zaten kendi kendime “çok özel bir kitap bu” dedim.
ilk öykülerin bazıları yazarın hayatından izler taşıyor, sanatoryumda geçen çocukluklar, yokluk içinde büyüyen genç kızlar. bazı öyküler “yeni robinsonlar” gibi yokluğu öyle bir anlatıyor ki yediğinizden, içtiğinizden utanıyorsunuz. ki bu arada görünmeyen düşmanlar sebebiyle hangi dönemleri anlattığını da sizin sezmeniz gerekiyor, petruşevskaya öyle her şeyi açık etmeyi sevmiyor.
fantastik diye geçen öyküler bile bence son derece gerçekçiydi, yani “fıskiyeli ev” olsun, “hijyen” olsun, “yeni bir ruh” olsun hiç de olmayacak şeyler gibi gelmedi bana.
hepsinde güçlü genç kızlar, aile denen illet, bir ya da iki odalı komün evlerindeki çekişmeli yaşam, birbirine düşman ettirilmiş kadınlar ve illa ki bir yerde kaçıp giden şerefsiz erkekler var :)
jaguar bizi tanıştırdığı için çoook mutluyum ve ayşe hacıhasanoğlu müthiş çevirmiş.
Profile Image for Aslıhan Çelik Tufan.
647 reviews196 followers
October 14, 2020
Rus edebiyatı ve savaş dönemlerindeki Rus halkı hakkında bir tek okuma bile yapmadıysanız okumanızı tavsiye etmem. Ben epey okuma yapmış ve hatta son okuduklarım içinde Kadın Yok Savaşın yüzünde kitabı da olduğu için bu kitaptaki öykülerin yürek dağlayıcı özelliğini de hissedebildim.
Bazen gerçek değildir bazen ah çok doğru diyebilceğiniz, oldukça ağır kadın hikayeleri..
Belli ki yakın tarih Rus edebiyatı anlayabilmek geçmiş okumalara bağlı, bu yönde ilginiz varsa tavsiye ediyorum, keyifli okumalar diliyorum.
Profile Image for Sine.
389 reviews478 followers
December 29, 2021
svetlana aleksiyeviç’ten sonra lyudmilla petruşevskaya’yı okuyunca şunu düşündüm: ruslarda asıl olay kadın yazarlardaymış. nasıl müthiş bir dil kullanımı. gereksiz tek bir sözcük yok, anlatıcının anlık değişimleri bile sıradan bir hikayeye ne kadar boyut kazandırıyor.

hem yazarın geçmişinden izler taşıyan öyküler var, hem büyülü gerçekçi öyküler. ben ikisini de sevdim. favorilerim olgunlaşmamış bektaşiüzümleri, hijyen, annenin selamı, siyah palto.

p.s. behlül dündar’ın önsözü, hayatımda en keyif aldığım önsöz olabilir. not etmeden duramadım.
Profile Image for Mayk Can Şişman.
354 reviews224 followers
November 8, 2020
Petruşevskaya ilk kez Türkçede. Öykülerini çok sevdim. İç acıtan, iz bırakan kadın öyküleri var kitapta. Kapak tercihi ise müthiş isabetli. Çünkü tam olarak iğne sızısı her bir öykü. Kimilerinde gerçekçi, kimilerinde gerçek üstücü. Kitabın kapağını kapattıktan sonra daha da etkisi büyüyor öykülerin. Yılın en güzel keşiflerinden biri oldu.
Profile Image for Sinem A..
489 reviews292 followers
September 2, 2021
Genelde kadın odaklı harika hikayeler. Yazarın tarzına bayıldım keşke daha çok okuyabilsek..
Profile Image for A. Raca.
768 reviews173 followers
November 12, 2020
Fantastik veya gerçekçi bir sürü kadın hikayesi var kitapta. Yazarın karamsarlığını çok net hissediyorsunuz, öykülerin tuhaf, tekinsiz bir havası var.
Yazar savaşı, sefaleti yaşamış; annesiyle zor zamanlar geçirmiş biri. Öykülerde de o yaşanmışlığı hissediyorsunuz...
Fantastik olanlar daha çok hoşuma gitti.
Profile Image for Murat Dural.
Author 19 books630 followers
October 18, 2020
Korkuya ihtiyaç varsa gerçeğin korkunçluğundan daha net, saf ne olabilir? İşte Petrushevskaya'yı okurken hep aklımda bu ya da buna benzer bir cümle yankılanıp durdu. Olağanüstü ama aynı zamanda tuhaf şekilde hayatın içinden onlarca kadın portresi, tekinsiz ile normallik arasındaki dahilik ve delilik. Okuması kolay, akıcı ama aynada okur kendini gördükçe tereddüte düşüren öyküler.
Profile Image for Özgür Sevgi Göral.
44 reviews10 followers
Read
May 6, 2023
rusyanın geniş arazileri, bitmek bilmeyen kırı, çeşit çeşit kentleri, soğuğu, yalnızlığı, uçsuz bucaksız yolları. çeşit çeşit evleri, apartman katları, ortak koridorlara bakan odalar, müstakil evler, sayfiye evleri, otel odaları, yatılı okul yatakhaneleri. yollardaki türlü çeşitli yolculuklar, trenler, otobüsler, kamyonlar, otomobiller. bu yolculuları yapan, mekanlarda yaşayan, evleri kuran, çocuklarına bakan ya da annelerini özleyen, bu geniş alan içinde ayakta kalmaya çalışan minicik kadınlar. her yaştan kadınlar. kız çocukları, ergenler, genç kadınlar, orta yaşlı kadınlar, yaşlı kadınlar. tüm bu geniş arazide, soğuk odalarda, evlerde, yollarda, bir yerden bir yere gitmeye çalışırken, hayatını kazanmak için uğraşırken erkeklerle boğuşan kadınlar. sevgilileri, nişanlıları, kocalarıyla en çok. acımasız, kalpsiz, çoğu zaten evli, sorumluluk almayan, kaçan adamlar. bu minicik kadınlar kucaklarında çocuklarıyla bazen, yalnız bazen, bu adamlardan ümidi kesmeyi öğreniyorlar. evler, cinler, perdeler en çok da erkeklerden ümidi kesmeyi anlatıyor.

kadınların hikayelerini dinliyoruz. çok farklı kadınlar ama hikayelerde bazı şeyler çok da benziyor bir yandan. parasızlık, güvencesizlik, aile diye anlatılan sıcak yuva mitolojisinin kadınların gündelik hayatında hiçbir karşılığının olmaması, yalnızlık, soğuk, sıkıntı, kıskançlık, aldatılma, çaresizlik. çok trajik hikayeler. ama petruşevskaya'nın güzelliği tam da burada başlıyor. hikayeler ister daha gerçekçi formda yazılmış olsun ister bilim kurgu, petruşevskaya bu kadınlara acımıyor, yaşadıklarını dramatize etmiyor, sadece anlatıyor. kadınlar da zaten en nihayetinde ayakta kalıyor. büyük kahramanlıklarla değil, hayatta kalıyorlar işte. bir şekilde devam ediyorlar. edemeyen de var ama onları da biz okurlar anlıyoruz. çok zor gelmiş olabilir, yorulmuştur belki, bir şey arıyordu onun peşine düştü kimbilir, gitti diyoruz. kadınların çoğu kalıyor ama, yaşamaya devam ediyor ve bunun kendisi muazzam bir dirayet hikayesi esas olarak. petruşevskaya'nın annelik mitini bu kadar açıktan tersyüz etmesi, bazen ironik ama genelde en sert şeyleri anlatırken bile ritmini bozmayan sarihliği, dilinin/üslubunun güzelliği, karakterlerinin hepsine gösterdiği şefkat o kadar güzel ki. önsöz'de anlatıldığına göre kendi hikayesine de sadık kalıyor bu hikayelerle petruşevskaya. insanın kavrayışını genişleten, bu dünyaya bakışını esneten, bezen tedirgin eden, çokça da hayatın akışına, zorlukları göğüsleme tarzımıza dair düşündüren, insanı çok sarsan hikayeler. çok etkileyici çünkü çok hakiki.
Profile Image for Tubi(Sera McFly).
380 reviews60 followers
October 17, 2020
Lyudmila Petruşevskaya’nın gerçekçi ve gerçeküstü öykülerinin kadın karakterlerinin ortak yanı arafta kalmış gibi olmaları. Dünyanın haksızlıkları, terk edilmek, yoksulluk, mücadele, toplumsal değişimlere uyum sağlama çabaları, kıskançlık, düşler, öte diyarlar, ince ince sızlayan kalpler, çocukluk anıları, apartman hayatı, hüzün, ironi, umut, mistisizm ve kar soğuğu. Kitabı okurken çoğunu sevdiğimi düşünmüştüm. Son sayfayı kapatınca üzerimdeki etkisinin daha büyük olduğunu hissettim ve bu çok yönlü kadının bakış açısına ve hayal gücüne müteşekkir oldum. Behlül Dündar da aslında her kitaba önsöz yazsa yeridir.
Profile Image for Biron Paşa.
144 reviews294 followers
October 18, 2020
Evler, Cinler, Perdeler birçok tema ve biçim barındıran bir öykü kitabı. Farklı temaların bir öykü kitabında toplanmasından, çok sevdiğim bir yazarın kaleminden çıkmıyorsa -ki onlar ne yazsa okurum, genelde hoşlanmam. Bu bana yazarın o an bohçasında olan şeyleri rastgele ortaya dökmesi gibi gelir. Bu kitapta öyküler genelde kadınları, fakir bir ülkede kadın olmanın zorluklarını anlatsa da, oldukça dağınık bir izlenim yarattığını söyleyebilirim. Birkaç tane öykü ölümle ilgili, birkaç tane ülke fakir kadınların yaşadıklarıyla ilgili, birkaç tanesi baskıcı SSCB ile ilgili, bunların haricinde de önsözde postmodern denen ama aslında Samanyolu dizilerini çağrıştıracak basitlikteki büyülü gerçekçi öyküler var. Benim için kitabın ilk eksisi bu dağınıklık oldu.

Birkaç tane geleneksel gerçekçi üslupla yazılmış öykü var ve bence yazarın en iyi olduğu öyküler bunlar. İsim de vereyim, biri Olgunlaşmamış Bektaşiüzümleri, diğeri de Yeni Robinsonlar. Bunlar kitabın içindeki görece uzun metinler ve yazarın güzel bir üslupla işlediği etkileyici metinler. Çok güçlü hikâyeler olduğunu iddia etmiyorum, ama iyiler, yazar ikisinde de atmosferi güçlü bir şekilde yaratabiliyor, fakat kitapta yalnızca bunları beğendim.

Diğerlerinde ise yazar Petruşevskaya bence çok fazla yazarın (ve sinemacının) düştüğü bir hataya düşmüş, "ilginç" fikirleri merkeze alıp tüm öyküleri o ilginç fikirleri işlemek için kurgulamış. Hollywood'daki örneklerin yanısıra, öykü türünde ilk aklıma gelenlerden biri Javier Marias'ın Kötü Niyet Öyküleri kitabı oldu, orada da buradakine çok benzeyen teoride ilginç gibi duran ama aslında çok klişe olan öyküler vardı. İlginç fikrin iyi öykü olmadığının anlaşılması gerekiyor bence. Kaldı ki tanımlayabilmek için "ilginç" sözcüğünü kullanıyorum, oysa aslında hiçkimsenin şaşırmadığı, geleneksel gerçekçi anlatım kadar, hatta belki popüler kurguları göz önünde bulunduracak olursak ondan da fazla klişeleşmiş şeyler. Hikâyenin sonunda ne şaşırdığınız, ne de yazarı yaratıcı bulduğunuz şeyler. Yaratıcı olmanın bu kadar kolay olmadığını anlamıyor bazı yazarlar. Kitaptaki çoğu öykü böyle, isim vereyim yine de: Hijyen, İki Krallık, Labirent, Siyah Palto, Evde Biri Var, Dünyanın Vicdanı Bir Kız (aslında burada adını birlikte andığım diğer öykülerden iyi işlense de sonu aynı onlar gibi) Yaşamın Gölgesi, Yeni Bir Ruh, Fıskiyeli Ev, Marilena'nın Sırrı... "Aslında ölülermiş" diye biten birkaç tane öykü bile var.

Zaten öykü sevmeyen ben, yazarın dört-beş sayfalık kısa hikâyelerini ise hiç beğenmedim. Okuduktan bir dakika sonra aklımdan uçup gittiler, şu an kitabı karıştırmasam hiçbirini hatırlayamam bile gerçekten. Hiçbir iz bırakmayacak basitlikte şeylerdi.

Yazarın fena olmayan bir üslubu var ama öyküler çok sıradan, yazmaya yeni başlamış biri gibi hatta, ki bu öyküleri yazmaya yeni başlayan biri bana getirse onun da çok parlak olduğunu düşünmem açıkçası. İlk başta değindiğim iki öykü hariç hiçbir yerde bir "yazar bakışı" göremedim, pek parlak biri gibi de durmuyor yazar zaten. Bu öykü türü için elzem olmasa da belirtelim: Karakterler hemen her yerde derinliksiz, birkaç basit gözlem üzerinden yaratılmış.

Netice itibariyle okunmasa da olur statüsünde bir kitap oldu benim için.
Profile Image for Demet.
100 reviews46 followers
December 1, 2020
Erkek Rus yazarların hikayelerinde yan rollerde görmeye alıştığımız kadınlar, bu sefer ana kahraman olarak karşımıza çıkıyor ve sanki gelin hikayeyi bir de bu taraftan dinleyin diyorlar. Erkek egemenliğinin getirdiği savaşlar, sefaletler, nice adaletsizlikler peşlerini bırakmasa da kadınlar hızla ayağa kalkmayı ve yeni yola kendini adapte etmesini biliyor. Yazarın bunu aktarabilme becerisinin yaşamında karşılaştığı güçlüklerden kaynaklandığını düşünüyorum. Yazarın kadınları salt duygusal bir varlık olarak tanımlama tuzağına düşmemesi ise ayrıca gözden kaçmaması gereken bir detay. Ve sın olarak Behlül Dündar’ın önsözü hem bu öykülerin yazarını hem de bu öykülere ilham olan kadınları tanımak için g��zel ve oldukça önemli bir kaynak.
Profile Image for Leylak Dalı.
633 reviews154 followers
January 9, 2021
Hakkında o kadar olumlu eleştiri okudum, o kadar çok kişi yılın en iyi kitapları arasında zikretmiş ki bu aralar öykü okumaya biraz uzak dursam da dayanamayıp aldım. Ne oldu? Yani hiçbir öykü beni uçurmadı göklere, niye bu kadar abartıldı bilmem, birkaçını sevsem de bazılarından çok sıkıldığımı da belirtmeden geçemeyeceğim. Evleri cinlere, cinleri de perdelere emanet ederek yolu açık olsun diyorum :)
Profile Image for Emine Deniz.
39 reviews7 followers
December 19, 2020
Kitaptaki öyküler bir antoloji için fazla rasgele seçilmiş olsa da bu Petruşevskaya’nın inanılmaz kalemi sayesinde hiç göze batmıyor. Siyah Palto ve Yeni Robinsonlar hikayelerini muhtemeldir ki zaman zaman dönüp yeniden okuyacağım.
Profile Image for Sinem.
346 reviews204 followers
March 16, 2025
kitabın ilk yarısındaki öyküler çok zayıftı ama ikinci yarıdaki öyküleri biraz daha beğendim. okumasam eksikliğini hissedeceğimi düşünmüyorum yine de.
Profile Image for kübra terzi.
252 reviews20 followers
October 26, 2020
Petruşevskaya okurunu, hem akla hayale aykırı olmayan yaşanmışlıklarla dolu, hem de gerçek üstü kurguları ile ortak dilde başrolü kadına atfettiği öyküleri ile mest ediyor. @JaguarYayinlari 'nın tüm yayınlarını ön siparişte beklemek için bir neden daha! 🙏🏻 Ayrıca Behlül Dündar'ın önsözü de yazarın öykülerine harika ahenk katmış.
Profile Image for Burak Uzun.
195 reviews71 followers
January 31, 2022
Karadeniz'de Rus halklarına daha yakın yaşadığımız için sanırım, her hikâye bir yerinden tanıdık geldi.

Rize'de -Behlül Dündar'ın önsözde bahsettiği- Rus pazarlarını görmüş, birçok ailenin yıkılmasına neden olan Nataşa mevzularını duymuş, yakın zamana kadar -her ne kadar eğitimli olsalar da- fakir Gürcü ve Rusların ailelerini geçindirmek için çay işçisi olarak emek güçlerini -Türkiye'ye göre- ucuza sattığına şahit olmuş, onlardan kendi hikâyelerini dinlemiş biri olarak ilgiyle okudum.
Profile Image for Sirin Mitrani.
157 reviews4 followers
July 12, 2025
Hiç bu kadar sevebileceğimi tahmin etmemiştim.
Gerçi yazarın 26 Mayıs 1938 Moskova doğumlu olduğunu okuyunca gözlerim parlamadı değil. Hele hele Behlül Dündar’ın yazdığı nefis önsözü okuyunca kadınlarla ilgili bir kadın tarafından yazılmış öyküleri okuyacağım için çok heyecanlandım. Her bir öykü birbirinden güzel ve her birinin temelinde kadınlar var, belki de çilekeş kadınlar dememiz daha doğru olacak. O coğrafyanın kaderinden midir nedir hep kadınlar çalışır erkekler yer, yediği ile de kalmaz kadının kıymetini bilmez, aldatır, terk eder ve her şekilde hırpalar. Kadının çilesi daha çocuklukta başlar. Petruşevskaya’da da aynen öyle olmuş. Savaş yıllarına denk gelen çocukluğu boyunca çok sefalet görmüş, babasından ayrı kalmış ve hastalığı nedeniyle aylarca sanatoryumda yatmış. Yatakhaneyi paylaştığı kızlara kendi uydurduğu gerçek üstü hikayeleri anlatırmış. Gerçeğin acımasızlığı hayal gücüne sığınmayı kaçınılmaz hale getirdi belki de. Bu müthiş hayal gücünü bir çok öyküde görüyoruz ( ben en çok Marilena’nın Sırrı’nı sevdim). Zayıflığından dolayı minik Lyudmila’ya ‘moskovalı kibrit’ adını takmışlar. Bu kibrit göndermesi yine gerçek üstü bir öykü olan Siyah Palto’da karşımıza çıkıyor.
Tüm öykülere bayıldım ama favorilerimin adını anmadan da edemeyeceğim; Olgunlaşmamış Bektaşiüzümleri, Yeni Robinsonlar, Hijyen ve Labirent.
Son olarak Rusça aslından çeviren Ayşe Hacıhasanoğlu’na da bu kusursuz anlatım ve açıklayıcı dip notlar için ayrıca teşekkür ederim.
Profile Image for Polat Özlüoğlu.
Author 8 books67 followers
November 22, 2020
Sarsıcı ve sağlam öykülerden oluşan güzel bir öykü kitabı. İlk öykü ile bir tokat atıyor. 2 sayfaya koca bir hayatı sığdırmış yazar. Ayakta kalmaya çalışan kadınların hayata tutunma hikayeleri pürüzsüz bir basitlik ve dille anlatılmış. Çeviri de güzel sayılır. Gerçekle hayal, sanrı ile düşler arasında gidip geliyoruz okurken. Sert öykülere alışık olmayanları çarpabilir. Çaresizlik, yalnızlık, ayrılık ve yoksullukla sarılmış insanların yaşamak ve ölmek hikayeleri.
Profile Image for İlke.
108 reviews20 followers
October 7, 2020
Çağdaş Rus edebiyatından bir kadın yazar ve onun öfkeli, kırgın bazen can acıtacak kadar gerçek bazen neden olmasın dedirtecek kadar gerçeküstü öyküleri🌟
.
.
Zor bir çocukluk dönemi geçirmiş yazar. Savaşı, açlığı görmüş,
dağılan aileleri, kaybolan bağları, yalnızlığı tanımış ve tüm yaşadıkları da öykülerine yansımış👌Kadınlar başrolde öykülerinde. Çabuk büyümek zorunda kalan kızlar, her şartta ayakta durmaya çalışan kadınlar..Dağılan, yeniden toparlanmaya çalışılan hayatlar, anlam yüklenen eşyalar..
.
.
Bazı öyküler, yaşanmışlık taşıyan olaylar üzerinden bir anı/anlatı şeklinde bazıları ise fantastik/gerçeküstü bir anlatıma sahip. Ben gerçeküstü olanları daha çok sevdiğimi söyleyebilirim🙂En sevdiğim öyküler ise "Dünyanın Vicdanı Bir Kız", "Fıskiyeli Ev" ve "Yaşamın Gölgesi" oldu🌟Ayrıca Behlül Dündar'ın yazdığı önsöz, kitaba ayrı bir anlam katmış, çok sevdim ve kitap bittiğinde tekrar okudum☺️Keşke her kitap için bir önsöz yazsa☘️
.
.
.
Profile Image for Emre Ergin.
Author 10 books83 followers
November 2, 2022
Gerçekten çok beğendim.

En beğendiğim öyküler:

- Fıskiyeli Ev
- Yeni Robinsonlar
- Evde Biri Var
- Hijyen
Profile Image for Melisa Parlak.
Author 11 books30 followers
February 11, 2021
Hassas ve özgün kalemiyle farklı bir yazarla tanıştım. Öyküleri okurken ince ince işlenmiş sıkıntıları, ele aldığı meseleleri bildiğimi; anlattığı karakterleri tanıdığımı fark ettim. Hassas bir ruh, duyarlı bir kalem. İncitmeden, sorgulatarak yazılmış derin hikayeler. Ben sevdim. Öykü sevenler es geçmesin derim.
Profile Image for Selime Büyükgöze.
11 reviews6 followers
February 6, 2021
Bazı öyküleri heyecanla okurken (özellikle gerçekçi olanlari) bazılarında kitabı bırakmayı düşündüğüm bir gelgit yaşadım. Belki de karanlığının gerçekliği fazla geldi.
Profile Image for Neslihan Cangöz.
213 reviews14 followers
May 29, 2021
Hiç unutamayacağım öyküler var içinde. Hemen yanıbaşımızda veya bu coğrafyadan çok uzakta yaşayan kadınların hikayeleri sade lakin müthiş vurucu bir biçimde anlatılmış.
Bu arada öykülere yaraşır güzellikteki önsöz için Behlül Dündar’a teşekkür edip, kendisiyle yapılmış bir söyleşinin linkini de buraya bırakalım. https://sarapdumanlari.wordpress.com/...
Profile Image for Cansu Gök.
122 reviews31 followers
December 7, 2020
Derleme biraz alakasızdı doğrusu. Farklı tarz öykülerin biraya getirilmesi beni rahatsız etti sanırım. Çünkü okuduğum öykü kitaplarında genelde bir bütünlük ararım. Bu kitapta ne okuyacağımı kestirememek beni biraz strese soktu galiba. Yazardan ziyade çok sevdiğim yayınevine sitemim yani kısaca 🥸😌
Profile Image for Başak.
178 reviews47 followers
July 28, 2021
olgunlaşmamış bektaşi üzümleri ve yeni robinson'lar adlı öyküleri okuduğum için sevinçliyim.
Profile Image for Kübra Hazal.
204 reviews16 followers
August 7, 2022
Son öykülere dek 1 vereceğime emindim, kitabın başına oturmaya kendimi ikna etmem 3 saat aldı hatta. Son öykülerse muazzamdı o yüzden ortalama alıp 3 yıldızla kapatıyorum.
Profile Image for Gürcan Öztürk.
291 reviews16 followers
May 1, 2021
Tekinsiz ve nitelik yönünden güçlü öykülerle dolu bir kitap olmasına rağmen ya ben yanlış zamanda okuduğum ya da tam olarak beklediğim şeyleri bulamadığım için biraz elimde süründü. Ancak SSCB fonuna ilgi duyuyorsanız kesinlikle okumalısınız.
Profile Image for Meral.
61 reviews6 followers
March 4, 2021
Jaguar'ın sürprizlerinden biri daha. Sürprizi nerede derseniz; ilk olarak, yaşayan ve daha önce hiçbir kitabı Türkçe'ye çevrilmemiş bir Rus yazarın kitabını, pek güzel bir çeviriyle dilimize kazandırmaları. Mâlum, Rus yazar deyince artık aklımıza hep ölmüş olan efsanevi yazarlar geliyor. Ikinci sürpriz nedir?Yine Rus Edebiyatı dendiğinde, en çok bilinen eserler gerçekçi (realizm) türde yazılmışken, Petruşevskaya'nın öyküleri fantastik öğeler taşıyor, edebiyat çevrelerinde "gerçeküstü" türü olarak kabul ediliyor tarzı.  Üçüncü sürpriz demeyeyim, ama ilgi çekici yanı da, kadınların, dışarıdan sıradan görünen, ancak öyküler sayesinde içlerine, ruhlarına bakabildiğimiz bu kadınların olağanüstü olmaları. Her şeyden önce dayanıklılıkları, zekâları, hayalleri, farklı çalışan zihinleri. Gerçekte böyle bir çok kadın var, elbette bunu seziyoruz, bazen şiddetle hissediyoruz, ama ruhlarına bakamadığımız, o ruhları okuyamadığımız için onlar hakkında pek konuşmuyoruz. Bu öyküler o kadınların bir nevi, ispatı. Elbette bilimsel bir ispat değil. Olsa olsa edebi ispat diyebiliriz, hatta dedik.  Öykülerin öne çıkan bir ortak özelliği de, Sovyet döneminde geçmeleri. Bu da o dönemin günlük rutinleri, ilişkilerine dair ilginç ayrıntılar veriyor.
Displaying 1 - 30 of 42 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.