Jump to ratings and reviews
Rate this book

Son Cüret

Rate this book
Şişli’deki üç katlı pembe binanın perdeleri sıkı sıkıya kapalıydı.
Gaz lambasının cılız ışığı, odayı hayal meyal aydınlatıyordu.
Altı kişiydiler.
Üzerine harita yayılmış masanın etrafında, ayaktaydılar.

Talihsiz bir kuşağın çocuklarıydılar.
Hayat onları hep mecbur bırakmıştı.
Bıyıkları terlediğinden beri neredeyse bir gün olsun günyüzü görmemişlerdi, Çanakkale’den Trablus’a, Yemen’den Sina’ya, Balkanlar’dan Kafkaslar’a vuruşmadıkları coğrafya kalmamıştı.
Ve neticede, işte bu daracık odaya sıkışmışlardı.

Uzuuun uzun anlattığı haritadan başını kaldırdı.
Adeta nefes bile almayan arkadaşlarına baktı.
Ulusun kader anıydı.
Söylenecek ne varsa söylenmişti.
Söz bitmişti.
O çelik mavisi gözlerinde belli belirsiz bir keder bulutu dolaştı.
“Vakit tamam” dedi...

“Umutsuz olmayacağız.
Uçurumun kenarındayız.
Bizi canlı canlı mezara atmak istiyorlar.
Son bir cüret
belki kurtarabilir.
Anadolu’ya geçiyoruz!”

452 pages, Paperback

First published October 1, 2020

21 people are currently reading
188 people want to read

About the author

Yılmaz Özdil

25 books200 followers
Yılmaz Özdil, (d.1965, İzmir), Türk gazeteci yazardır.
Yılmaz Özdil, İzmir Atatürk Lisesi'nin ardından Ege Üniversitesi Basın Yayın Yüksek Okulu Gazetecilik bölümünden mezun olmuştur. Mesleğe Yeni Asır gazetesinde muhabirlik yaparak başladı. Ardından Fatih Çekirge'nin genel yayın yönetmenliği yaptığı Star gazetesinin kuruluşunda bulundu. Star gazetesinden ayrıldıktan sonra Ciner Medya Grubu'na geçti. Sabah gazetesinde köşe yazarlığı ve atv haber genel yayın yönetmenliği görevlerinin üstlendi. atv ve Sabah'ın TMSF'ye devredilmesinin ardından Hürriyet gazetesine geçti.
2008 yılında Uğur Dündar'ın sunduğu Star Ana Haber bülteninin yayın yönetmenliğini yapmaya başlayan Özdil, hâlen Hürriyet'in üçüncü sayfasında yazmakta ve aynı zamanda Fanatik gazetesi çatısı altında spor yazarlığı da yapmaktadır.

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
284 (65%)
4 stars
121 (27%)
3 stars
22 (5%)
2 stars
3 (<1%)
1 star
3 (<1%)
Displaying 1 - 30 of 41 reviews
Profile Image for Cenk Undey.
172 reviews
November 28, 2020
Süper akici bir kitap, üç günde elimden birakamadan bitirdim. Türkiye’nin ne büyük zorluklar ve imkansizliklarla kurtarildigi ve kuruldugunun özeti. Atatürk’ün dehasi ve stratejik öngörüleri inanilmaz. An amazing story about Turkish Independence War between 1919-1922. I could not put it down and finished in three days. Atatürk’s ingenuity, strategic leadership, military excellence and Turkish people’ belief and determination to stay independent (live free or die) are marveling.
Profile Image for Brczdn.
391 reviews16 followers
November 1, 2020
Hiç bilmeyen birine anlatır gibi yalın bir dille anlatmış Yılmaz Özdil. Bölümler arası kopukluklar vardı bana göre. Mesela bir kişiden bahsederken birden başka bir olaya geçip onu anlatmak gibiydi bu kopukluk dediğim. Ama bunun da o sade anlatım tarzından kaynaklandığını düşünüyorum. Yazardan ziyade gazeteci gibi araştırmacı gibi anlatmış. Özellikle milli mücadelenin isimsiz kahramanlarını isimsiz kalmasın diyorsanız mutlaka okuyun. Yer yer gözleriniz dolacak içinizi gurur ve milli duygular saracak.
Profile Image for Ali.
31 reviews1 follower
October 12, 2023
Kurtuluş Savaşı'nda yaşananları, vatanımızın ne zorluklarla düşmanlardan temizlendiğini bize akıcı şekilde anlatan, fedakâr ecdadımızın bizim için verdiği mücadeleyi daha iyi anlayabilmek için herkesin okuması gereken değerli bir eser..👏
Profile Image for Mustafa Karagoz.
205 reviews5 followers
February 15, 2021
Kitapla ilgili bazi yorumlari okudum. Gayet guzel yazilmis, isabetli yorumlar gordum. Ben Yilmaz Ozdil'i cok seviyorum. Sadece yurtsever, muhalif, cesur, durust ve sorumlu oldugu icin degil, cok guzel kitaplar yazdigi icin de cok seviyorum. Acik ara en cok okunan kose yazari bosuna olunmuyor.

Kitapta en cok dikkatimi ceken sey, "gore" faktorunun cok ortaya cikmasiydi. Betimlemeler cok kuvvetliydi. Cok sasirtici. Bu kadar vahset, dehset nasil olabilir dedirtecek cinsten.

Yeni kitabini heyecanla bekleyecegim.
Profile Image for G. İlke.
1,308 reviews
June 9, 2023
Osmanlı'nın karanlık kozaya girişi, o kozadan kelebek olarak çıkışı ve herkesin şaşkın bakışları altında çırptığı zarif kanatlarıyla yükselişi... Bildiğim anektodlarda bile tüylerim diken diken oldu, bir kez daha. Her dönemde güzel insanlar varmış, perde arkasında kalmış olsalar da, onlar iyi ki var. =)
Profile Image for Serdar Topcuoglu.
66 reviews2 followers
October 30, 2020
Son bölümlerini okurken çok duygulandım ve ağladım. Bu vatanın ne şartlarda kurtarıldığını en iyi anlatan kitaplardan. Mutlaka okuyun.
Profile Image for Enis Yılmaz.
17 reviews
November 10, 2020
Hayatımda okuduğum en değerli cumhuriyet tarihimizin kitaplarından biridir. Okumalı, okutmalı hatta arşive almalıyız. 1 solukta okuduğum kitaptı. Fakat her anında bir sevinirken, bir de üzüldüm. Savaşın amına koyayım, yaşasın barış.
Profile Image for Eren Can Bektas.
30 reviews1 follower
October 18, 2020
Yılmaz Özdil’in konulara yaklaşımını fanatikçe bulurum fakat yazı dili her zaman için çok duru ve akıcıdır. Üzerinde inanılmaz araştırma yapılmış ve emek verilmiş bir kitap. Bugüne kadar adını bile duymadığım insanların Kurtuluş Savaş’ı sürecinde verdikleri mücadeleleri ve çektikleri acıları okurken fazlasıyla etkilendim. Her birine sonsuz saygı ve minnetle...
Profile Image for Cgcang.
344 reviews38 followers
October 15, 2020
Son Cüret'i 'tarihsel bir anlatı' olarak tanımlamak herhalde doğru olur.

Kitap İzmir'in işgal edilmesiyle başlıyor. Yılmaz Özdil'in alışıldık, akıcı tarzıyla ulusal kurtuluş savaşının üç buçuk yılını 450 sayfa içinde öykülüyor. Eğlenceli bir kitap.

Kitabı bir anlatı, hatta öyküleme olarak nitelememin nedeni, bilimsel olmaması.

Bir kitabın bilimsel olup olmaması, yazarının akademik bir unvanının olup olmamasına bağlı değildir. Araştırılma ve yazılma yönteminin, dilinin, biçiminin, yaklaşımının bilimsel olmasına bağlıdır.

Ele aldığınız konuları incelemedeki özen ve kapsayıcılığınız, araştırma ve sunma biçiminizdeki nesnellik, gerçekçilik, kaynaklarınızın niteliği ve türlülüğü, bu kaynakları bilimsel yönteme göre (kaynak seçimi, kaynağı eleştirmek ve doğru düzlemde sunmak gibi) işlemeniz, olay ve olguları doğru tarihsel düzleme yerleştirip irdeleyebilmeniz, zamandizini dikkate almanız, elden geliyorsa dipçe ve kaynakça gibi biçimsel gerekliliklere bağlı kalmanız çalışmanızı bilimsel kılmanın bazı yollarıdır.

Son Cüret'te bunu görmüyoruz. Gerçi Mustafa Kemal'de de görmüyorduk, ancak onu özgün bir portre olarak değerlendirmek daha olasıydı, Son Cüret'in doğrudan bir döneme odaklanması ve zaten bu tarzın Mustafa Kemal'de bir kez kullanılmış olması durumu daha dikkat çekici kılıyor. Yazarın böyle bir bilimsellik savı da zaten bulunmadığı için, aslında söylediklerim kitabı değerlendirmekten çok, okuyucuya bağlam sağlamaya yönelik.

Asıl dikkat çekici nokta, kitabın etkileyici olması için olaylarla, olgularla azar azar oynanması. Çok iyi bir örnek olarak, kitaba adını veren ve ilk sayfalarda 14 Mayıs akşamı Şişli'de söylendiği yazılan sözleri Mustafa Kemal o gün o koşullar altında değil, 12 gün sonra, 26 Mayıs'ta Havza'da, Havzalılara söyledi (14 Mayıs'ta da söylemiş olabileceğini düşünerek doğrulamaya çalıştım, doğrulayamadım). Bu ve bunun gibi, Özdil'in anlatıcı olarak yorumunun, yaklaşımının somut tarihsel verilere ağır bastığı çok yer var, 450 sayfa boyunca pek çok bilginin art arda sıralandığı bir kitapta mutlaka yanlışlar ve yanlışlıklar da kaçınılmaz olarak var.

Kitap 1919'la 1922 arasındaki olayları, bazen ilgili konularla, ilgili kişilerin yaşamlarından kesitlerle büyük bir hızla, aralıksızca anlatıyor. Eleştirilerime karşın, ana hatlarıyla Kurtuluş Savaşı'nı anlatmak konusunda başarısız olduğu söylenemez.

Özdil'in ilgi uyandırıcı tarzı dolayısıyla sıklıkla bir roman okuyormuş duygusuna kapılmak olanaklı, oysa kitap araştırma olarak nitelenecek bilimsel niteliklerden yoksun olduğu gibi roman olarak nitelenecek kurgusal ve yazınsal niteliklerden de yoksun. Böyleyken, tarihsel bir anlatı nitelemesine bir kez daha başvurmak herhalde iyi olur.

Türk Devrimi'ni tarihsel koşulları, gelişimi, kuramı ve somut verileriyle incelemek istiyor, bilimsel çalışmalar arıyorsanız aradığınız kitap bu değil.

Dönemle ilgilenen kişiler ise kitabı ilgiyle, eğlenerek, keyifle okuyacaktır. Yalnızca bu keyifli ve akıcı okuma deneyimi için kitabı önerebilirim.

Kurtuluş Savaşı'yla ilgili çok kolay okunacak kitaplar arıyor ve bulamıyorsanız, Son Cüret'i okumanız iyi bir fikir olabilir. Yine, başlangıç düzeyinde okura da dönemle ilgili genel bir düşünce ve ilgi kazandıracaktır. Bunu okuduktan sonra örneğin Şerafettin Turan, Sina Akşin, Bilal Şimşir, Turgut Özakman gibi hocaların kitaplarına yönelmek yararlı olabilir.
Profile Image for Aziz Hayri.
116 reviews3 followers
December 27, 2020
Son Cüret
Rivayet ederler ki cehennem de yazarlara özgü ayrı bir bölüm varmış. Devasa kazanlar sıra sıra sıralanmış fokur fokur kaynıyor. Her kazanın başında bir zebani ara sıra yukarı çıkmaya çalışan birini, elindeki kızgın dirgenle içeriye kazana sokarmış. Cehennemi gezen kişi bunun ne anlama geldiğini sormuş kendini gezdiren ev sahibine. Zebani, burası demiş ABD’li yazarlar kazanı sık sık çıkmaya çalışanlar olur. Biz içeriye tıkarız. Ötedeki kazanı göstermiş burası Alman yazarlar kazanı, burası Fransız yazarlar kazanı. Bir zaman yürüdükten sonra kendi halinde kaynayan bir kazan görmüşler ama başında kimse yokmuş. Gezginin hayretine gitmiş. Neden bu kazanın başında kimse yok deyince zebani “Bu Türk yazarların kazanı burada biri yükselmeye çalışınca diğerleri onu aşağı çekiyorlar. O yüzden kimsenin başında durmasına gerek yok demiş.
Hikaye bu ama gerçek payı yok mu? Orhan Pamuk onlarca yıldır dağıtılan Nobel ödülünü alan ilk Türk yazar ama onun hakkında demediğimizi bırakmadık. Yaşar Kemal ile aday oldu olacak diyerek koca ustayla neredeyse dalga geçtik. Yılmaz Özdil’in durumu da böyle. Adam yazıyor ve yazdıklarını iyi bir şekilde pazarlıyor, yüksek satış rakamlarına ulaşıyor. Tabii bu Adamın bir tarzı var ve hedef kitlesine uygun bu tarzda yazmaya devam ediyor. Nispeten iri puntolu, kısa paragraflardan oluşan ve okumayı kolaylaştıran bol boşluklu sayfalar sayesinde kolay okunuyor. Birde kimden söz edildiği konusunda fikir versin diye posta pulu havasında resimler bile eklenmiş sayfalara.
Son Cüret’e gelirsek, her ülkenin tarihinde unutulmaması gerek olaylar ve unutulmaması gereken kahramanlar vardır. Bunların kimi ait olduğu yerde milletin kalbinde yerini bulmuştur. Kimisi ise yine aynı tarihin tozlu sayfaları arasında kalmıştır. Kitap neredeyse baştan sona bir Kurtuluş Savaşı kronolojisi şeklinde yazılmış. Ama tozlu sayfalar arasında kalan bazı kahramanlarımızı tekrar bizlerin gözünün önüne getiriyor. Ama içerisinde unutulmaya yüz tutmuş kahramanlar kadar kendi çıkarlarını düşünen hainlerde var. Çoğunu bir şekilde tanıyoruz ama içlerinde ilk defa adını duyduklarımda vardı. Üstelik bizlerin unuttuğu gerçeklerden de söz ediyor. Bunun en güzel örneği de, esirlerimiz. İstiklal savaşında kaç esir verdiğimizi kaçının çocuk kaçının kadın olduğunu söylüyor. Son Cüret’e bu açıdan bakınca çok yerinde bir çalışma olduğunu düşünüyorum.
Yazarın ve dolayısıyla Son Cüret’e yapılan eleştirilerin biri de yazdıklarında bir kaynak belirtilmemesiydi. Bu iddia sahiplerinin yanıldıklarını düşünüyorum. Çünkü kitabın sonunda dolu dolu yedi sayfadan oluşan “yararlandığım kaynaklar” diye bir bölüm hazırlamış. Hatta, “sizinde okumanızda fayda gördüğüm” diye güzel bir notta düşülmüş.
Sonuç olarak, Son Cüret iyi bir kitap, rahat okunuyor. Bu forumun üyeleri okuma konusunda iyi oldukları için kendilerine hafif gelebilir. Ben bir tekrar havasında bile olsa Son Cüret okunmalıdır diyorum.
Profile Image for Burak.
307 reviews29 followers
May 5, 2022
İngiliz donanmasına ait Adventure gemisinin kaptanı o günkü raporuna şöyle yazmışto: ‘’Kontrolsüz ve gereksiz zalimlikten tiksindim!’’

Kızılcaköy’de insanları camiye topladılar, ateşe verdiler, 106 kişi diri diri yanarak can verdi. Uluslararası soruşturma heyeti tarafından fotoğraflandı.Pencerelerin demirlerine yapışmış çocuk elleri vardı.

Gözleri oyulmuş dört aylık bebekler vardı, kuyuya atılmış yedi aylık bebek vardı..

Yeni doğum yapan annelerin meme uçlarını kesiyorlardı, bebeklerini emzirmesinler diye..

Yunan işgalinde yaşanan bu zorunlu göç trajedisinin, milli eğitim müfredatında asla yer almaması; neden yer almadığı gerçekten üzerinde düşünülmesi gereken bir hadisedir.

Teğmen Şehit Bey, Elmalı Köprüsü’nü tutmuştu, sadece 200 gönüllüsü vardı, üç gün vuruştular, kurşunumuz bitti.. Şahin bey şehit düştü. Göğsünden karnından kafasından defalarca süngünlenmişti..

Şark’ta harp etmek mantıktan çok masalsıydı..

Dördüncü tümene kendini feda etme emri verildi, Son askere kadar, kanlarının son damlasına kadar orayı tuttular.Komutanları Yarbay Nazım bey dahil, daracık tepede dokuz bin şehit verdik.. Siperlerden dalgalar halinde fırladılar, ölümün üstüne koştular, çoğu makineli tüfek ateşiyle biçildi, üst üste yığıldılar. Dördüncü tümenin tamamı kaybedildi..

10 binden fazla Türk, kamplarda hayatını kaybetti. Maalesef binlercesinin ismini bile bilmiyoruz.

Eve girdim, ölü bir Türk ihtiyarın cesedi üzerinden geçtim, içeriden sesler geliyordu, 10 kadar askerimiz bir Türk kızının eteklerini kaldırmışlar zorla dans ettiriyorlardı, beni görünce gel sen de mezeden tat ddiler, ayıp dedim. Türk kızı yanıma koştu, ayaklarıma kapanarak yardım istedi. Askerlere yalvardım, kadındır yapmayın dedim. Biri süngüsünü çıkarıp bana yöneldi. Kaçmak zorunda kaldım. Kızın çığlıklarını unutamadım..

Profile Image for Baran N. Gözübüyük.
55 reviews5 followers
December 19, 2020
- Refik Halid Karay, Aydede  Dergisinde şunları yazıyordu:  “Anadolu’da bir patırtı bir gürültü, kongreler, beyannameler filan, sanki bir şey yapabilecekler, hangi kuvvetin var, bu nasıl hayal, kuzum Mustafa Kemal, sen deli misin?”
- Düğünlerde men-i israfat  kanunu çıkarıldı. Düğünlerde savurganlık tamamen yasakladı. Bugünden dönüp baktığımızdan saçma bir kanun gibi geliyor ama öyle değildi. Cephedeki askerlerin yiyecek ekmeği bile yokken, zengin aileler şatafattan gösterişten vazgeçmiyordu. Yoksullar gurur meselesi yapıyor, tarlasını bahçesini satıyor, gırtlağına kadar borç harç içinde gösterişli düğün yapmaya çalışıyordu.
- Nafiz Kotan. Yurtsever bir Erzurumluydu. Halı ticareti ile zengin olmuştu. Kendi cebinden ödeyerek İtalya’dan dört adet uçak satın aldı, Ankara Hükümeti’ne bağışladı. Bununla da yetinmedi Osmanlı bankasında bulunan bütün nakit servetini milli mücadelenin emrine verdi.
- Kitapta konu geçişleri kronoloji ve konudan bağımsız, okurken sizi noluyoruz yahu ne alaka moduna geçiriyor. Halide Edip hakkında yazılan yerlerden hemen sonra bana göre İsmet İnönü’nün Amerikan mandası hakkında yazdığı mektuplar gelmeliydi ki tarafsız bir anlatım olsun.
Profile Image for Pınar Tınaztepe Kaya.
101 reviews
February 12, 2021
Bu kitabın fevkalâdeliğini tarif edecek kelime bulamıyorum. Gözyaşları içinde okudum ve nasıl bittiğini de anlamadım. Bitmesini istemediğim kitaplardan... Ülkemiz yangın yeriyken hem içerideki, hem de dışarıdaki hainleri çok güzel bir şekilde gözler önüne sermiş, Yılmaz Özdil. Eksik bildiğim birçok şeyi, öğrenmiş oldum bu sayede. Her bir sayfası, her bir kelimesi altı çizilerek okunacak bir kitap. Ve de en önemlisi ders alınması gereken o kadar çok nokta var ki... Nedense günümüzde de çok fazla benzer hainlikler var. Bu nedenle günümüze de ayna tutuyor. Bu kitabı her yaştan insanın okuması ve okuması gerek; ülkemde her ne kadar kitap okuma oranı %1 olsa da... Osmanlıcılık oynayan sözde millîlerin hainliğini, yobazlığını, geçmiştekilerin devamı olduğunu gözler önüne seriyor. Hayatlarında bir sayfa bile okumamış; ama her şeyi bildiğini sanan cahil sürüsüne gelsin bu kitap... İskilipli Atıf'ın mezarını ziyaret eden, "Keşke Yunan galip gelseydi" diyen delinin elini öpen hainlere gelsin bu kitap...
Profile Image for Ragif.
172 reviews2 followers
May 6, 2021
İmparatorluğun başkentinde İngilizler, egede yunanlılar, Akdenizde İtalyanlar, güney-doğuda Fransızlar, doğuda Ermeniler şiddet saçıyor. Yapılanları okumak bile insanın kanını donduruyor. Bütün bunlar yetmezmiş gibi bir de işgalci güçlere destek veren saray etrafı ve saltanat yanlıları var. En az işgalciler kadar tehlikeli ve zalimler.
Kitap, işte memleket böyle cayır cayır yanarken, her şeyden geçip, canını dişine takıp, yok olmanın eşiğinde olan ülkeyi kurtaran insanların hikayelerini anlatıyor.
Daha önce bilmediğim bazı bilgileri ilke kez burada okudum. O dönemi daha çok araştırıp, okumaya teşvik eden bir kitap olduğunu düşünüyorum.
Profile Image for Sevim.
310 reviews
February 18, 2021
Çok değerli bir eser.
Cumhuriyet öncesi işgal yılları bundan daha anlaşılır, bundan daha akıcı yazılamazdı. Tüm tarihi açıklamalar bir birine inceden bağlı ve adeta bir şiir gibi - herkes anlasın diye, kafalarda soru kalmasın diye, tane tane işlenmiş.
Balkanlardan gelmiş, duyguları kabarmış bir Türk olarak, her Türk vatandaşının bu kitabı okuması gerektiğine inanıyorum. Bu memleket, kanla, inanılmaz bir mücadele ve vatan aşkıyla kuruldu. Yoktan var edildi. Bunu ne bizler, ne de çocuklarımız unutmalı.
Kaleminize, yüreğinize sağlık.
Ne Mutlu Türk'üm diyene!
1 review
December 15, 2020
Daha önce M.Kemal kitabını okumuştum. Yılmaz Özdil benzer tarzda başarılı bir kitap yaratmış. Elimden bırakamadan okuyup bitirdim. Kurtuluş savaşımızın ve destansı Mustafa Kemal Atatürk liderliğinin özeti. Mücadeleyi keyifle okudum. Atalarımızın, bu topraklar için savaşanların ne kadar çok bedel ödediğini bir kere daha üzüntüyle ama yürekleriyle gurur duyarak okudum. Kesinlikle okumaya değer bilmediğiniz çok şey öğreneceksiniz.
1 review
January 5, 2021
Her Türk'ün okuması gereken kitaplardan birisi.

Akıcı bir anlatımla, daha önce hiç bilgi sahibi olmadığımız, başka yerde duyulmamış hikayeler ve enteresan bağlantılar şaşırtıyor.

Atatürk ve silah arkadaşlarının, Türk milletinin ve Türk kadınlarının fedakarlıklarını okudukça gözlerinizin yaşarmaması mümkün değil. minnet ve saygıyla...

Teşekkürler Yılmaz Özdil.

Ne mutlu Türküm diyene.
Profile Image for Cordelius.
86 reviews1 follower
January 1, 2021
Yazım dili ve çeşitliliğin yeteri kadar güçlü olması kitabı hızla ilerletiyor. Ama içerik bilgilerde uzmani olduğum bir kaç konuda hatalar gördüm, bu da yüzlerce farklı bilginin doğruluğu hakkında şüphe uyandırdı. Yine de belli bir döneme ait bilinen bilgilere küçük detaylar(Büyük hikayeye göre) eklenerek zenginleştirilmiş.
Profile Image for Duygu.
37 reviews2 followers
June 10, 2023
Yüzyıl öncesi ülkelerin hayatında “dün”, yüzyıl sonrası “yarın” gibidir.
Türkiye Cumhuriyeti’nin bugünü, daha dün bu ülkenin bağımsızlığı için nice canlar verildiğinin, nice hayatların sona erdiğinin ve çok, çok büyük acılar çekildiğinin farkında olmadan doğru değerlendirilemez.
Farkındalığınızı oluşturmak ya da yükseltmek için
BU KİTABI OKUYUN.
Profile Image for Saliha Serin Aras.
37 reviews
March 23, 2024
Çok akıcı biçimde yazılmış ,okuması çok kolay. Ama kitabın içeriği olanları bildiğimiz halde içinizi çok çok acıtıyor.Bence bu kitabı ülkemizdeki bütün gençlerin ve hatta orta yaş gurubunun Atatürkün ve kurtuluş savaşına katılan fedakar insanların ulusumuz adına neden son derece önemli olduğunu anlamaları için mutlaka okumaları gerek.
Profile Image for Volkan.
28 reviews
January 14, 2021
Besbelli mukemmel bir calismanin Urünü. En sevdigim kose yazari olmasi ve yazilarini her gun okumam tarafsiz yorumumu etkilemis olabilir.
Bir cok kismi yazilarinda okumus olabilirsiniz. 4 yildiz vermemin sebebi zaten budur.
Tesekkurler, emeginize saygilar.
Profile Image for Ersin.
8 reviews2 followers
January 29, 2021
Birinci dünya savaşının sonunda Osmanlı İmparatorluğu'nun düştüğü durumu, kurtuluş savaşanın aşamalarını, zorluklarını, karakterlerini gözlerinin önünde canlandırmak için mutlaka okunması gereken bir kitap. Söylev'i (Nutuk) önceden okumak "Son Cüret" için iyi bir alt yapı oluşturuyor.
80 reviews2 followers
July 9, 2021
Son derece akıcı ve bam teline basan kitap. Günün geç saatlerinde okumaya başlarsanız kitabı uykuya tercih edersiniz.
Bu mezalimin ve savaş esir olarak yok edilenlerin belgeleri toparlanmalı ve tarih olarak bize anlatılmalıdır.
Profile Image for Baki.
134 reviews
December 6, 2022
Üçlemenin ikinci kitabı ve gene çok akıcıydı. Teşekkürler....

Alıntı;

-"Milletler, topla, tüfekle, zırhlı ordularla, tayyarelerle yıkılmaz. Milletler ancak ve ancak, herkes kendi menfaatine bakarsa, herkes kendi menfaatini temin etme kaygısına düşerse yıkılır."'(syf.170)
Profile Image for Ilke.
248 reviews6 followers
April 9, 2025
Mustafa Kemal İzmir’i seyrediyordu…

İşgal edildiği gün, bir ulusun kurtuluş savaşını başlatan, işgali sona erdiği gün, o ulusun kurtuluş savaşını sonlandıran, dünyada bu özelliğe sahip ilk ve tek şehir, İzmir’i seyrediyordu…
Profile Image for Ezgi Çetinkaya.
6 reviews
November 26, 2025
Resmen elimden düşüremedim sınav haftam olmasına rağmen anında okuyup bitirdiğim çok güzel bir kitap. Kurtuluş savaşının bu derece bilinmeyen yanları olduğunu bilmiyordum. Hiç konuyla alakası olmayan kişilerin bile çok rahat okuyabileceği açık ve anlaşılır dilli bir kitap şahaneydi.
45 reviews
December 7, 2020
Her kitabi gibi bir solukta okudum. Milli mucadeleyi kendi tarzinda, destansi anlatmis sevgili Yilmaz bey
Profile Image for Alp Altuğ Özel.
9 reviews
December 30, 2020
Tek kelimeyle "Muhteşem" bir kitap.
Bu kitapla bilinmeyen veya az bilinen kahrmanları öğrenme ve tanımanın yanında tescilli ve bilinmeyen vatan hainlerini de öğreniyor ve tanıyorsunuz.
Her Türk vatandaşının mutlaka okuması gereken bir kitap.
Displaying 1 - 30 of 41 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.