Paperback. 13,50 / 21,00 cm. In Turkish. 608 p. Soguk bir Mart günü, Haydarpasa Limani'ndan zamansiz bir gemi kalkiyor. Bir devr-i âlem üzerine çekilmis perde, onun varligi ile yirtiliyor. Ipekten bir sicim, incecik; uçsuz bucaksiz deryada bir seyyah; ismi, Cordoba… O, derin ufkunu, bin yildan eski bir harita ile belirliyor; engin denizler, uzak iklimler, kesfedilmemis topraklar, uzun yollar ve yillar. Nice karanlik gecenin üzerini bir yorgan gibi örttügü kadim sirlar. Sonra bir sark gecesi, bir garb atesi ve bir Magrib Günesi… Cordoba, ufkunu 'El-Kadîm' ile "Artik gerçek diye bildigin her seyi unutmalisin. Orada okyanus semâ eder; Râbbine hâmd ve sükür eder. Tadi tatli bir su, en dipten çikar, yüzeye kadar ilerler. Bir oluktur ki içine giren ya delirir ya sevinir! Yerde baliklar, gökte kuslar, bu semâya hayret eder. Allah her seye kâdirdir; üzerinden giden mâgribden çikar, altindan giden simâlden…"
Yazarın ilk kitabı zannedersem. Baskıda pek çok yazım/redaksiyon hatası da maalesef mevcut. Kurgudaki acemilikler de dahil olmak üzere tüm bu sorunlara rağmen kalbinin ve derdinin güzel bir insan olduğu hemen anlaşılıyor. İnşallah her anlamda daha güzel başka eserlerini de okumak nasip olur.