Gazeteci Abidin Daver 1938 yazında Beşiktaş'taki tayyare atölyesini ziyarete gider. Röportaj esnasında Nuri Demirağ yeni bir projeden bahseder: "...Bir avcı tayyaresi yapmaya karar verdim. Bunun prototipi üzerinde çalışıyoruz. Avrupa ve Amerika'dan lisanslar alıp tayyare yapmak istemiyorum. Çünkü bu kopyacılıktan ibaret bir iştir. Ben, yeni ve milli bir Türk tayyareciliği yaratmak istiyorum... Şimdi resimleri üzerinde çalıştığımız bu avcı tayyaresi bugün Avrupa ve Amerika'daki en seri avcı tayyarelerinin baş döndürücü süratini haiz ilk Türk tipi avcı uçağı olacaktır..." Peki, neydi Demirağ'ın bahsettiği bu Türk tipi avcı uçağı? 1938'de çizimleri ve prototipi üzerinde çalışılan bu uçaktan neden bugüne kadar hiç bahsedilmedi ve bu uçak neden üretilmedi?
Bir günde bitti sayılır, çünkü anlatı kitabın ilk 120 sayfası gibi gerçekleşiyor, geri kalanı belgelere ayrılmış. Çok güzel ve titizlikle yapılmış bir çalışma, hem yazarı hem de kitabın basılmasını sağlayan Tübitak'ı kutlamak gerekir. Üstelik Tübitak hardcover cilt seçeneği sağlayarak pahalı bir baskı işini de üstlenmiş, kitaplık kuranlara güzel bir seçenek sunmuş.
Nuri Demirağ ve çalışmalarıyla ilgili kitaplar genelde dönüp dolaşıp "İnönü kötüleme" çabasına dönüşür. Bu kitaba da bu kaygıyla başladım, ama beklediğim gibi çıkmadı, hatta bu konularda tek kelime bile edilmemiş.
Ne yazık ki değerli bir çalışma olmasına rağmen, ele aldığı konu gereği çok az kişinin ilgisini çekecek bir eser. Havacılık tutkunlarının bile ancak bir kısmının ilgisini çekecektir.
Türk havacılık tarihi hakkında yazılmış en bilimsel kitap. Her cümle için bir kaynak refere edilmiş. Okuması kolay, anlaşılır ve sürükleyici. Türk havacılık tarihi ile ilgilenenlere tavsiye olunur.
Emir Öngüner Türkiye'de alışmadığımız seviyede bir arşiv taramasıyla Türk Havacılık Tarihinin çok özel bir kısmını bilgilerimize sunmuş. Kitap kaynak ve ekler ile desteklenmiş. İlgisi olanlar için oldukça ilginç gelecektir. Ancak genel okuyucu için, veya genel havacılık tarihi konusunda bir kitap bekleyenler için hayal kırıklığı yaratacaktır.
Not: TÜBİTAK Yayınları'ndan yayınlanan kitabın Önsöz kısmı Türkiye'nin şu anki durumunun güzel bir özeti olmuş. Kitaba o kadar emek veren yazarın önsözü 4 sayfa iken, kitabı sahiplenmek ve kendilerine pay çıkartmak isteyen bürokratların önsöz/takdimleri 6 sayfayı bulmaktadır.