1960’ların sonrası, 12 Eylül’ün öncesi, kimilerine göre yitik ve karanlık bir “ara dönem”… Türkiye’nin 1970’li yıllarını merak edenler için detaylı ve aydınlatıcı bir başucu kitabı.
•12 Mart Muhtırası, Anayasa değişikliği, hürriyet gömleğinin daralması, radikalleşme…
•Ecevit, Kıbrıs Bunalımı, TÜSİAD, 24 Ocak kararlarına giden yol…
1972 yılında Ankara’da doğan Prof. Dr. Mete Kaan Kaynar, Hacettepe Üniversitesi Kamu Yönetimi Bölümü’nden mezun oldu. Yüksek lisans ve doktorasını aynı bölümde tamamladı. Çalışmalarına bir süre Westminster Üniversitesi, Centre for Study of Democracy’de misafir araştırmacı olarak devam etti. Halen Hacettepe Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü Siyaset ve Sosyal Bilimler Anabilim Dalı öğretim üyesi olarak görev yapmaktadır.
Türkiye siyasî hayatı ve kurumlarının yapısı, tarihsel dönüşümü, işlev ve işleyişlerini konu edinen çeşitli makale ve kitapların yazarlık ve editörlüklerini yapmıştır. Bunun yanında muhtelif gazete, dergi ve haber platformlarındaki güncel yazılarına da devam etmektedir.
Mete Kaan Kaynar, Ankara Dayanışma Akademisi Kooperatifi (ADA), Bilim, Sanat Eğitim, Araştırma ve Dayanışma Derneği (BİRARADA), Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen) 5 Nolu Şube ve Özgür Üniversite gibi kuruluşların gönüllüsü, Devrim Deniz, Umut Nazım ve Ekin Eylem’in babasıdır.
Hangi "cin fikirli" arkadaşın fikriydi acaba metinlerde kaynakça kullanmayıp, yazar isimleri zikretmek. Herhalde ilk muradı, okumayı kolaylaştırmak, daha az akademik bir görüntü vermekti. Oysa, bilakis bu tür bir devamlı metinde isim ve makale/kitap zikretme okumayı tökezletiyor/uzatıyor. Şahsen ben siyaset bilimi okudum, bir dönem alanımda akademisyen olarak da çalıştım. Klasik atıf sistemlerinden birinin kullanılmasını beklerdim. Ayrıca, metinlerde zikredilen kişi ve eserlere aşina olanlar için pek sorun yok. Ancak bu "literatür"e aşina olmayanlar ne yapacak? Öyle ki, hem belki ilk kez dönem üzerine bir yazı okuyacaklar hem de literatüre biraz aşina olmaları beklenecek. Çok saçma olmuş. Böyle atıf yapmadan yapılan yazılar da boldur, özellikle Batı'da. Ama orada yazı içinde ikide bir başka bir yazıya gönderme yapılmaz. Yapılsaydı eğer, zaten klasik yöntem seçilirdi baştan.