Bu kitap bir roman ya da kurtlar vadisinde geçen bir dizi senaryosu değil. Her sayfası resmî belgelerdeki iddialara dayanıyor ve yeraltı dünyasının gerçeklerini ortaya koyuyor. ‘Narcos Türkiye’ ile tanışın: Uyuşturucu baronları… Devasa malikanelere sığmayan servetler… Milyarlarca dolarlık zehir piyasası… Eroin dolu gemiler… Profesyonel tetikçiler… Kanlı bir savaş… İstanbul’dan Dubai’ye, İran’dan Kanada’ya uzanan suikastlar zinciri... Diplomat görünümlü ajanlar… Kirli polisler… Siyasi bağlantılar… Büyük rüşvetler… Ve devlet içinde derin bataklık… Ve skandallar… Hiç duyulmamış skandallar…
Türkiye'de derin devlet, istihbarat ve mafya düzeni ile ilgili lise yıllarımdan beri okurum. Ancak bu ülkede her şeyin kalitesi düştüğü gibi mafyanın ve devlet içerisindeki yapılanmaların da kalitesi düşmüş. Kitabı okurken insan utanmaktan sıkılıyor.
Timur Soykan bir programda bu ülke o kadar batmış durumdaki, ya patlayıp gün yüzüne çıkacak, ya patlayıp yerin dibinde tarih olacak demişti. Alın bu da kanıtı der gibi bir kitap olmuş. Okurken defalarca içim sıkıldı, göğsüm daraldı. Ama yine de ilerisi için kaynak olarak gösterilecek çok önemli bir kitap yazmış. Medyanın bittiği bu günlerde kendisi gibi cesaretli 2-3 gazeteci kaldı.
Türkiye Cumhuriyeti devleti içinde, devlet için çalışması gereken memurlar, parası olan mafya babaları tarafından satın alınabilir mi? İnsan düşününce istisnalar mevcut olabilir diyor. Ancak bir grup devlet içindeki bir memur grubunu, başka bir grup başka bir grubu satın alıp hgs'den hts kayıtlarına, gizli kalması gereken bilgileri elde edebiliyorsa. Mahkemede bir avukat beni öldürecekler demesine rağmen, korunulmuyor ve öldürülebiliyorsa orda gerçekten sıkıntılar vardır. Dehşet verici bir kitap.
Murat Ağırel'in "Parsel Parsel" kitabından sonra bu kitaba başladım. Her ne kitaplarda geçen hadiseler farklı olsa da, vardıkları nokta benzer; "ülkedeki adaletin bitme noktasına gelmiş olması". Zira ortada onca delil olmasına rağmen hâkim evrensel normlara aykırı şekilde tahliye kararı verebiliyor. Tahliye ettiği kişi de birden çok sahte kimlik kullandığı kanıtlanan ve uyuşturucu baronu olduğu iddia edilen biri... Şaka gibi geliyor ama gerçek maalesef.
Yakın zamanda okuduğum kitaplar arasından bana en çok hitap edeni bu kitap oldu. Gerçek bir olayın sıkıcı resmi belgelerle bu kadar keyifli anlatılabilmesi, yazarın kullandığı dilin ve kitabın editoryal başarısının kalitesini gözler önüne seriyor. Olayın kendisi zaten son derece merak uyandırıcı. Bu kitaptaki hikayeyi alıp neredeyse hiçbir değişiklik yapmadan kurgu bir olaymış gibi senaryo haline getirmek istesek, çok az şey değiştirmemiz gerekecektir.
Kitabın sonunda genel olayları değerlendiren bir bakış ve yorum beklerdim ama bundan kaçınılmış ve konu toparlanmadan resmi belgelerle bitmiş. Ama bu atmosferde bu belgeleri araştırmak bir araya toplamak bile büyük başarı ve cesaret...
Kitabın bu kadar uzun sürede bitmesinin sebebi adı geçen her ismin üzerine araştırma yapma isteği uyandırması. Ülkeye dair bütün umutlarınız(hala varsa) tükeniyor benden söylemesi.
Adalet kurumunun içine düştüğü durumu, bulutlu mafya dünyasında ki hesaplaşmalar üzerinden kronolojik olarak çözümleyen mükemmel bir kitap. Türkiye’de adaletin her zaman siyasetle birlikte işlediğini bilmeme rağmen, menfaatlerin teraziyi bu kadar değiştirebileceğine ihtimal vermiyordum, bu kitabı okuyana dek. Kitabı okuduktan sonra üstüne üstüme çöken sıkkınlığı ve daralmışlığı ne zaman atarım merak ediyorum.