Hikâye: 4, editörlük: 2,5. Tasavvufu modern bir evlilik hikayesi içinde okuyucuya tanıtan bir ilk roman. Sosyal medyadan gelen bir çok yazarda olduğu gibi, burada da geniş bir okuyucu kitlesi hedeflenmiş, bu nedenle olsa gerek, kolay anlaşılır, gündelik bir dil kullanılmış. Fikrimce en hoş karakter dizinin üçüncü kitabına adını verecek olan Derviş Dede. Onun geçtiği bölümler-dili ve anlatımı da daha olgun ve derin bu sohbetlerin- çabuk gelse diye geçirmeden edemiyor insan. Funda Uçuk Er, kitabı, kelimeleri seven, hikâye anlatmaya gerçekten gönül vermiş biri, bu açık. Ne var ki kitabın editörlüğü için aynı şeyi söylemeyeceğim. Devam ve mantık aksaklıkları, imlâ hataları çok fazla. En kulak tırmalayanı: "kameriye" kelimesi "kamelya" diye kullanılmış tüm metinde, Derviş Dede bölümlerinin nurunu solduran bir ısrarla. Yazar olarak bilinen bir isim-eserlerini okumadım- burada editörlük yapmış. Bir kez daha görüyoruz şu yayın dünyasının bir türlü görmek istemediği yalın gerçeği: editör, kitabın kaderinde mühim bir pay sahibidir. Vesselam...